En Sıcak Konular

"Şam yönetiminin uzaklaştırılması önceliğimiz"

1 Ekim 2014 15:57 tsi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TBMM'ye istikamet çizmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerini tayin etmek, tenzil etmek için, sandık dışındaki her yol, her yöntem gayrimeşrudur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılış töreni dolayısıyla TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "TBMM'ye istikamet çizmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerini tayin etmek, tenzil etmek için, sandık dışındaki her yol, her yöntem gayrimeşrudur. Türkiye'de sandığın yolu, seçmek ve seçilmek isteyen herkes için açıktır" dedi.

Erdoğan, "Milletimiz mümeyyizdir, milletimizin, asla ve asla vasilere, velilere ihtiyacı yoktur. 'Millet bilmez, millet anlamaz, millet karar veremez', bu tür yaklaşımıyla, kendilerine, kendilerinden menkul vasi ve veli vazifesi yükleyenlerin dönemi, geri gelmemek üzere kapanmıştır" diye konuştu.

"Çözüm yeri TBMM'dir"

Siyasetin, Türk milleti kadar cesur ve yürekli olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Siyaset, en az bu aziz millet kadar cesur ve yürekli olmalı, üzerindeki tüm baskıları, üzerindeki tüm vesayet mekanizmalarını mutlaka bertaraf etmelidir. Millete ve ülkeye ait her meselenin çözüm yeri TBMM'dir, çözüm aracı da siyasettir. Sorunlara, siyasetin dışında, Meclis'in dışında çözüm aramak, milli iradeye karşı apaçık bir hürmetsizliktir.

Elinde silahla cinayet işleyen şebekeleri öven ve destekleyen bir siyaset anlayışı, kendisini inkar eden bir siyaset anlayışıdır. Ülkenin huzur ve güvenliği için canını ortaya koyan güvenlik güçlerine taş fırlatan bir siyaset anlayışı, aslında kendisini küçülten bir siyaset anlayışıdır."

Erdoğan, "Mimarı olduğum, her türlü siyasi riskine rağmen kararlılıkla bugünlere taşıdığım çözüm sürecinin yine kararlılıkla, cesaretle, sabırla geleceğe taşınması en büyük arzumdur" dedi.

"Devlet içinde otonom yapılara prim verilmeyecek"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapıya yönelik bazı tavırların kaygı duyulacak bir durum olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Son iki seçimde ortaya çıkan neticeye rağmen, ortalığa saçılan bütün delil, belge, hukuk ve ahlak dışı teşebbüslere rağmen, paralel yapıya oksijen sağlayacak tavırların içine girilmesi, siyasetimiz adına olduğu kadar, ulusal güvenliğimiz adına da kaygı duyulacak bir durumdur. Herkes bilmelidir ki ilkesi, kuralı, sınırı, ahlakı olmayan bir yapı, hiç kimseye fayda sağlamaz.

Yeni Türkiye, devlet içinde otonom yapılara, çetelere, mafyatik örgütlenmelere asla prim vermeyecektir. Özellikle yargı içinde, bir çetenin, bir karanlık şebekenin güç kazanmasına, önce yargıyı, ardından da tüm toplumu dizayn etmeye kalkışmasına asla göz yumulmayacaktır."

"Türkiye'nin hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale arzusu yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin komşumuz olan ya da bölgemizdeki hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale arzusu yoktur, topraklarında da gözü yoktur. Türkiye, komşularına ve bölge ülkelerine, tek taraflı çıkar elde etme zaviyesinden de asla bakmıyor" dedi.

"Terörle mücadelede her türlü işbirliğine açığız"

Erdoğan, "Teröre karşı verilecek mücadelede, ülke olarak her türlü işbirliğine açığız ve hazırız. Ancak şunu da herkes bilmelidir ki Türkiye, geçici çözüm arayışlarında, kendisini kullandıracak bir ülke değildir" diye konuştu.

Irak ve Suriye’de devam eden krizleri en iyi analiz edebilen, çözümleri en iyi bilen ülke Türkiye’dir. Türkiye aynı zamanda bölgedeki hemen her tarafla diyalog kurabilen bir ülkedir. Bölgedeki tüm terör örgütleriyle kararlı bir mücadele sergilenmeli, Türkiye’nin öneri ve uyarıları da dikkate alınmalıdır. Aksi halde, havadan atılacak tonlarca bomba, tehlikeyi ve tehdidi sadece geciktirebilir, sadece erteleyebilir. Irak’ta bu yaşanmıştır. Eski rejim devrilmiş ama yeni rejim, bizim tüm uyarılarımıza, yol gösteren yapıcı eleştirilerimize rağmen Irak’ın tamamını kucaklayan bir tavır sergilememiştir. Geçici çözümlerin, Irak’ı, her 10 yılda bir böyle müdahalelerle karşı karşıya bırakması kaçınılmazdır.

Öte yandan, Suriye’nin gündem dışı tutulması da aynı şekilde çözümü palyatif bir hale getirecektir. Bu düşüncelerimizi, gerek Cardiff’te yapılan NATO Zirvesi’nde, gerekse Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğumuz New York’ta ilgili taraflara detaylı şekilde aktarma fırsatımız oldu. İnsanlığın can çekiştiği bölgelere yardım ulaştırma konusunda kararın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin dudaklarında olması, küresel adaleti ciddi şekilde yaralamaktadır. Evet… Dünya 5’tenbüyüktür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi, küresel vicdan ve küresel adalet adına ertelenemez bir ihtiyaçtır. Her durumda Türkiye, tezlerini en güçlü şekilde savunmaya devam edecektir."

"Şam yönetiminin uzaklaştırılması önceliğimiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek IŞİD terör örgütüne, gerek bölgedeki diğer terör örgütlerine karşı etkili mücadelenin öncelikleri olacağını vurguladı.

Sadece Türkiye’de sayıları 1,5 milyonu aşan göçmenlerin ülkelerine dönebilmelerinin ya da ülkelerinde barındırılmalarının da öncelikleri olacağını belirten Erdoğan, "Şamyönetiminin derhal uzaklaştırılması, Suriye’nin toprak bütünlüğü korunarak, Anayasal ve Parlamenter sistemle, herkesi kucaklayan bir yönetimin acilen tesis edilmesi de yine önceliğimiz olmaya devam edecektir" diye konuştu.

"Tezkerelerin bu anlayışla değerlendirileceğine inanıyorum"

Erdoğan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1990 yılındaki yeni yasama yılı açılışında yaptığı konuşmada, "Körfez bunalımında çekingen, kararsız, başkalarının karar vermesini bekleyen bir tutum ittihaz etmemiz düşünülemez. Aksi takdirde Türkiye'nin ali menfaatlerinin söz konusu olduğu bir meselede tesirli bir ülke olma imkanını büyük ölçüde kaybedeceğimiz aşikardır" dediğini anlatarak, Özal'ın dünya gerçeklerini ve geleceğin dünyasını görerek, Körfez bunalımında çok isabetli tavır sergilediğini söyledi.

Özal'ın uyarı ve arzularının ne kadar yerinde olduğunu vefatından sonra tüm Türkiye'nin anladığını dile getiren Erdoğan, "Bölgemizde yeni ve büyük krizler yaşanırken, bu krizler, Müslüman kardeşlerimizi, Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimizi, sınırlarımızın bu tarafını ve akrabalarımızın olduğu diğer tarafını ilgilendirirken, kayıtsız kalmamız, çekingen kalmamız, mütereddit olmamız düşünülemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesi beklenen tezkerelerin de bu anlayış doğrultusunda değerlendirileceğine inanıyorum" dedi.

"Türkiye gelişmelere seyirci kalacak değildir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl Birinci Dünya Savaşı'nın 100. yılı olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

"Birinci Dünya Savaşı’na sahne olan coğrafyanın, aradan geçen bir asırlık süreye rağmen, istikrar, huzur, barış ve refahtan halen yoksun olduğunu üzülerek müşahede ediyoruz. 100 yılın ardından, bölgemiz yeniden şekillenirken, Türkiye elbette gelişmelere seyirci kalacak değildir. Komşu ve bölge ülkelerimizde, olaylara mezhepçi ya da çıkar odaklı bir şekilde yaklaşmıyoruz. Her türlü ayrımcılığa, içeride olduğu gibi dışarıda da karşıyız. Halkın demokrasi taleplerine darbeci yöntemlerle set çekilen Mısır gibi ülkelere, tamamen insani ve ilkesel bir duruş sergiliyoruz.

Kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin, şiddetin her türlüsüne karşı mücadele veriyoruz. Kıbrıs meselesinde, Azerbaycan topraklarındaki işgalin sona erdirilmesinde,Ermenistan’la ilişkiler ve 1915 Olayları’nda, tamamen ilkeli, objektif ve barıştan yana yapıcı tutum izliyoruz.

Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusunda kararlılığımızı muhafaza ediyor, sergilenen olumsuzluklara rağmen reformlarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefi Türkiye’nin stratejik hedefidir ve bu yönde gayretlerimiz kesintisiz devam edecektir. Tesis ettiği güven, istikrar ve reformcu yapı sayesinde Türkiye, 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor."

"Büyük projeler kesintisiz sürecek"

Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra oluşan güven ve istikrar ortamının, milletin bizzat yaşayarak tecrübe ettiği büyüme ve kalkınma tesis ettiğini belirterek, "12 yıl önce telaffuz edildiğinde hayal gibi görünen, gerçekleşeceğine ihtimal verilmeyen nice hedef, bugün gerçeğe dönüştü" dedi.

Türkiye'nin 230 milyar dolar olan milli gelirinin 820 milyar dolara, kişi başı milli gelirin 3 bin 500 dolardan 10 bin 500 dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye, Uluslararası Para Fonu’yla yüksek faizli ağır borç anlaşmaları yaparken, bugün IMF’ye borcu olmayan, IMF’den borç istemeyen, hatta IMF’ye borç verebilecek bir ülke konumuna yükseldi. Merhum Turgut Özal’ın, 1990 yılında yaptığı yeni yasama dönemi konuşmasına baktığımda şunu gördüm; 80’li yıllarda döviz sıkıntısının olduğunu ifade ediyor, ardından da Merkez Bankası rezervinin 11 milyar dolar ile rekor kırdığını belirtiyor. 2002 yılında 27,5 milyar dolara ulaşan o döviz rezervini, biz şu anda altın dahil 132,5milyar dolara yükselttik.

Merhum Özal’ın başlattığı ve bin 500 kilometresini de inşa ettiği bölünmüş yol ve otoyol uzunluğu 2002’de 6 bin 100 kilometreye ulaşmıştı. 12 yıl içinde bu ağa 17 bin kilometre yeni bölünmüş yol ekledik. Türkiye’yi Yüksek Hızlı Tren ile tanıştırdık. Abdülhamit Han’ın hayali olan Boğaz’ın altına tüp geçidi, MARMARAY’ı inşa ettik.

205 bin yeni dersliği, 99 yeni kamu ve vakıf üniversitesini eğitim sistemine kazandırdık. 633 bin konutun inşasını başlattık ve 12 yıl içinde bunların 535 bin tanesini hak sahiplerine teslim ettik. Burslarla, yurtlarla, nakdi yardımlarla, eğitimin önündeki engelleri kaldırdık. Sağlık sistemi yeniden yapılandı; vatandaşımız hastanelerden insan onuruna yaraşır hizmet almaya başladı.

30 büyükşehrimiz dahil, ihtiyaç tespit edilen diğer illerimizle birlikte 52 bin yatak kapasiteli 64 şehir hastanesi ülkemize kazandırılmış olacak. Bu şehir hastaneleriyle birlikte, inşallah, Türkiye’nin sağlık altyapısı adeta yeniden kurulmuş olacak.

12 yıl içinde 268 baraj ve 53 gölet inşa edildi; şu anda, 78 baraj ve 426 göletin inşası devam ediyor. Tarımda, sulamada, enerji alanında, çevre ve şehircilikte, savunma sanayinde Türkiye ilklerle, rekorlarla tanıştı. İnanıyorum ki Türkiye, istikrar ve güven içinde, tüm bu kazanımlarını hem koruyacak, hem de çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır.

İstanbul’a inşa edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü, üçüncü havalimanı, Boğaz'ın altına inşa edilen iki katlı tüp geçit, İzmit Körfezi’ne inşa edilen asma köprü, İstanbul-İzmirotoyolu, yeni yüksek hızlı tren hatları, Ovit Tüneli, TANAP Projesi, GAP, DAP ve KOP projeleri ve diğer nice büyük projemiz kesintisiz sürecek; bu büyük projelere, Kanal İstanbul gibi yeni büyük projeler eklenecektir."

"Türkiye ekonomisini büyüme yolundan alıkoyamaz"

Türkiye ekonomisinin son derece sağlam, istikrarlı ve güvenli bir zeminde büyümesini sürdürdüğünü ve sürdürmeye devam edeceğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye'nin2015'te G-20 Dönem Başkanlığını üstlenecek olması, küresel ekonomideki belirleyici yerimizi bir kez daha teyit edecektir" diye konuştu.

2023 hedefi olan 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başı milli gelir ve 500 milyar dolar ihracatın hayal olmadığını vurgulayan Erdoğan, Eylül ayı ihracat rakamlarına göre yeni rekor kırıldığını belirtti. Erdoğan, 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatın bugün itibariyle 158 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını kaydetti. 

Erdoğan, "içeriden ve dışarıdan, gerek medya, gerek uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları eliyle yapılan algı operasyonları Türkiye ekonomisini büyüme yolundan asla alıkoyamaz. Emekle ve alın teriyle bugünlere ulaşan Türkiye ekonomisi, yine emekle, alın teriyle, çalışma barışıyla geleceğe yürüyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetin, muhalefetin, Meclis'in, tüm kurum ve kuruluşların bir arada çalışarak, millet için son derece önemli bu hedefleri tutturacağına dair inancını dile getirdi.

Erdoğan, gerilime, kutuplaşmaya, kamplaşmaya sarf edecek artık tek bir saniyenin bile olmadığını kaydetti.

Türkiye'nin, iç çekişmeler ve sanal gerilimler nedeniyle, on yıllar boyunca enerjisini kaybettiğini belirten Erdoğan, terör ve terörü besleyen ret, inkar ve asimilasyon politikalarının, ayrımcılık ve ötekileştirmenin, Türkiye'ye ağır bedeller ödettiğini ifade etti.

"Sünni diyerek, Alevi diyerek; Hristiyan, Musevi diyerek; Türk, Kürt, Arap, Gürcü, Laz, Çerkez, Abaza, Roman, Boşnak, Ermeni, Rum, Ezidi, Süryani ve diğerlerini ayrıştırarak; aslında zenginliğimiz olan bu farklılıklar üzerinden gerilim üreterek, on yıllar boyunca Türkiye, enerjisini başka alanlara yoğunlaştırmak zorunda kalmıştır" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yasaklar, kısıtlamalar, değerlerin, inançların, kültürlerin üzerindeki baskılar, toplumu huzursuz etmekten başka hiçbir amaca hizmet etmemiştir. Bölgemizin büyük değişim yaşadığı bir dönemde, dünyanın küresel krizin etkisinde olduğu bir dönemde, Türkiye, kendi özgün ve özgüvenli politikalarıyla, bütün bu krizlerden kazançlı çıkacak tecrübeye sahiptir.

Enerjimizi heba etmek yerine, 2023 hedeflerine; ardından da 2053 ve 2071 hedeflerine yoğunlaştırarak, karşılıklı saygı, hoşgörü ve kardeşlik hukuku içinde geleceğe yürüyeceğiz. Yeni Türkiye’de, yeni bir siyaset artık kaçınılmazdır. Şiddetin, terörün, silahların ve sokak eylemlerinin gölgesinde değil; istismarın peşinde değil; Türkiye’yi büyütmenin ve kalkındırmanın mücadelesinde bir siyaset, Türkiye'yi uçuracaktır. Korkutarak, kutuplaştırarak, kamplaştırarak yapılan değil, kucaklaştıran bir siyaset Türkiye’yi hedefleriyle ve hayalleriyle buluşturacaktır. İktidar da, muhalefet de, böyle bir anlayışla, kader ortaklığı yaparak, ülkenin ve milletin hizmetinde olmak zorundadır."

"Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun"

TBMM'nin, en başta Genel Kurul Salonu'nda, nezaketi, hoşgörüyü, empatiyi; yumruklaşmayı değil, musafahayı öne çıkararak, vekilliğini yaptığı milletin takdirine mazhar olacağına inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti’nin 12'inci Cumhurbaşkanı, halkın oylarıyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak, Anayasanın çizdiği yetkiler dairesinde, ülkemin ve milletimin hizmetinde olacağımı da burada bir kez daha hatırlatmak isterim. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı, seçilmiş bir Hükümet, yapıcı bir muhalefet, inşallah, Türkiye’de yeni bir hamle sürecini başlatacak, Yeni Türkiye’yi yeni hedeflerle kucaklaştıracaktır. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Rabbim, ülkemizi, milletimizi, tüm insanlığı hayırlara vasıl etsin. 24'üncüDönem, 5'inci Yasama Yılı'nın hayırlı olmasını diliyor, emeğiniz, alınteriniz için şimdiden her birinize teşekkür ediyor, başarılar diliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, tüm İslam dünyasının Kurban Bayramı'nı kutlayarak, bayramın, Türkiye'ye, en çok da yeryüzündeki mazlum ve yoksullara felah getirmesi temennisinde bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasının ardından Danışma Kurulu önerisi getirildi. Kabul edilen öneriyle, TBMM Genel Kurulu, Kurban Bayramı sonrasında 8 ve 9 Ekim tarihleri arasında çalışmayacak.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, birleşimi, Irak ve Suriye tezkerelerini görüşmek için yarın saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.

AA



Bu haber 687 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,592 µs