En Sıcak Konular

Konut kredileri'nde kriz uyarısı

25 Ağustos 2007 13:16 tsi
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, konut fiyatlarının yükselerek ''balon gibi'' şişmesi ve sonra da aniden patlaması sonucunda büyük bir krizin yaşanabileceğini ileri sürdü.

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, konut fiyatlarının yükselerek ''balon gibi'' şişmesi ve sonra da aniden patlaması sonucunda yurt dışında yaşanan krize benzer konut finansman krizleri yaşanabileceğine dikkat çekerek, ''Konut finansmanı konut fiyatının makul geliştiği, enflasyonun faizin sağlıklı geliştiği bir piyasada sağlıklı işler. Aksi takdirde ABD'dekine benzer sıkıntı, küçük boyutta da olsa ülkemizde de önümüzdeki senelerde olabilir'' dedi.

Özince, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki erken seçim gerçeği, seçim öncesi ve sonrasında hala yaşanmakta olan bazı tereddütler ve son olarak da dünya piyasalarında yaşanan dalgalanmaların kendilerini tüm uzun vadeli kredilerde biraz daha dikkatli olmaya sevk ettiğini söyledi. Konut kredileriyle ilgili sürekli faiz oranlarının düşmesi gerektiğinden bahsedildiğini kaydeden Özince, ''Peki Türkiye'de konut fiyatları bu kadar hızla yükselirken bu mümkün olabilir mi? Konut kredisi faizleriyle uğraşmayı bırakıp konut arzıyla ilgili önlemler alınmalıdır.

Konut kredisi faizleri çok uygun. Ben (konut kredisi faizleri düşmemelidir) demek istemiyorum. Bunu rekabet belirleyecektir. Konut finansmanındaki problemi kredi faizindeymiş gibi göstermek doğru değil'' görüşünü aktardı. Bu alanda rekabette aşırılaşma olduğunu savunan Özince, ''Rekabette, biraz uluslararası hissedarlarla ve yabancı yatırımcılarla olan ilişkilerin, abartılı beklentilerinin rol oynadığı kanaatindeyim. Özellikle Borsaya açık bankalarımız, ister istemez kendilerini en iyi, en başarılı göstermek isterken bankacılıktaki karlılık, kimi zaman biraz gerekli tutuculuk gibi unsurları göz ardı edebiliyorlar'' diye konuştu.

-''BİZ DE ŞİMDİ ONLARDAN İSTEMELİYİZ''-

Türkiye'de gayrimenkul fiyatlarının çok hızlı yükselişinin konut finansmanında uzun vadede sorunlar yaratabileceğine dikkat çeken Özince, şöyle devam etti: ''Konut fiyatları yükselir balon gibi şişer, sonra da aniden patlarsa işte yurt dışında yaşanan krizlere benzer konut finansman krizleri yaşanır. Konut finansmanı, konut fiyatının makul geliştiği, enflasyonun, faizin sağlıklı geliştiği bir piyasada sağlıklı işler. Aksi takdirde ABD'dekine benzer sıkıntı, küçük boyutta da olsa ülkemizde de önümüzdeki senelerde olabilir.

Burada temelin sağlam atılması çok önemli. Bunun için yapılacak iş, konuyla ilgili otoritelerin konut piyasasını bir bütün telakki ederek fiyatları serbest piyasayı bozmadan geniş tabanda bir piyasa oluşturacak şekilde yönlendirmeleridir. Şu ana kadarki gidiş, Türkiye'de her yönüyle sağlıklı bir konut finansman piyasası kurulduğu izlenimini bana vermiyor.''

Gelişmiş ülkelerin bu hedge fon endüstrisi, türev ürünlerde geçmiş yıllarda yaşanan sorunlar, sermaye piyasalarında yaşanan skandallar gibi konularda aynı şeyleri tekrarlamaya devam ederlerse bunların yarattıkları dalgaların dünyanın finansal entegrasyonunu ve küreselleşmenin finansal eş güdümünü aksatacağını belirten Özince, ''Bizden hep yeni ve ileri uluslararası standartlara uymamızı gelişmiş alem istiyor. Türkiye olarak daima hep bu yönde hareket ettik. Biz de şimdi onlardan istemeliyiz. Madem ki bize örnek teşkil ediyorlar, bu tür dalgaları ortaya çıkaran nedenler açık denetimlerle ortaya konmalı'' dedi.

-''AYNEN KYOTO SÖZLEŞMESİ GİBİ...''-

Ersin Özince, ABD'de tutsat (mortgage) kriziyle başlayan küresel dalgalanmanın kötü yönetimler sonucu yaşandığını ifade ederek, bundan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelenlerden olduğu için Türkiye'nin bu konuda talepkar olması gerektiğini, başta IMF, Dünya Bankası, Avrupa ve Asya Kalkınma Bankaları gibi ne kadar uluslararası platform varsa, Türkiye nasıl uluslararası standartlara uymaya çalışıyorsa, dünyanın da bu konudaki standartların herkesin faydasına olacak şekilde belirlenmesini talep edebileceğini söyledi.

Dalgalanmaların karşısına risk alıp dalgakıran koymak yerine, dalgayı ortaya çıkaran unsuru ortadan kaldırmak gerektiğinin altını çizen Özince, ''Bu dalgayı önleyecek biri varsa o biz değiliz. O dalgayı yaratan ülkenin otoritesi, dalganın ortaya çıkmasını ve dünyayı etkilemesini önleyecek sorumlulukta olmalıdır. Aynen Kyoto sözleşmesi gibi, (bütün dünyanın havasını bozacak doğal kirlenmeyi yapamazsınız. Böyle bir hakkınız yok) denebiliyorsa, bunun ondan hiç farkı yok'' şeklinde konuştu.

-''BAZI SKANDALLAR ORTAYA ÇIKABİLİR''-

Dalgalanmalar sonrasında konunun kökenine inildiğinde bazı skandallar ortaya çıkabileceğine işaret eden Özince, ''Bu skandallar da bir kısım finansal müesseselerin, şu ana kadar dedikodu olarak duyduğumuz zaaflarını artırabilir. Bunlar daha çok uluslararası, Türkiye dışındaki kuruluşlar. Ama varsa Türkiye'deki işlerini de etkileyebilir. Skandal olarak ifade ettiğim sebepler ve olaylar teşhis edildiğinde ikinci bir dalga olmasa bile yine bazı etkilenimler olabilir'' dedi. Dünyada mali sektörün çok ciddi bir konsolidasyon içinde olduğunu vurgulayan Özince, ''Dara düşen oldu mu hemen gelip onu satın alan da çıkıyor.

Böyle bir dönemi yaşamıyor olsak, problemler daha büyük olur. Kimse karışmasa aslında çok daha büyük hüsranlar, batıklar olur'' görüşünü dile getirdi. Özince, Türkiye'nin dalgadan korunmasının en önemli engelinin denizini, kendi kıyısını derinleştirmesi olduğunu, bu konuda birtakım şeyler yapıldığını, ancak hala Türkiye'nin işin çok başında bulunduğunu ifade etti.

 

 



Bu haber 284 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,954 µs