En Sıcak Konular

Altaylı: Artık korku yok

18 Ekim 2012 08:31 tsi
Altaylı: Artık korku yok Gazeteci Fatih Altaylı, 28 Şubat sürecine ilişkin Meclis Komisyonu'na konuştu. MGK'ya dikkat çeken Altaylı, 'şu anda irticadan korkmadığını' ifade ederek Cübbeli Ahmet Hoca örneğini verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş'ın başkanlığında toplanan TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, gazeteci Fatih Altaylı'yı dinledi.

Milli Güvenlik Kurulu'nun, Türkiye'de demokrasinin sağlıklı işleyişini engellediğini iddia eden Altaylı, ilginç açıklamalarda bulundu.

Bunlardan biri de Cübbeli Ahmet Hoca'yla ilgiliydi. Altaylı, gelinen noktada 'şu anda irticadan korkması' diye bir şeyin söz konusu olmadığını ifade etti ve ekledi:

''İnsan bilmediği şeyden korkar. Cübbeli Ahmet şimdi benim neredeyse arkadaşım oldu. 3-4 kere programa geldi. Cübbeli Ahmet'le ilgili benim kafamda müthiş negatif bir şey vardı. Bir gün bana geldi, bir geldi dünyanın en gırgır adamlarından bir tanesi. Süper mavra, her şeyi anlatıyor. Ben Cübbeli Ahmet'i bilmezken ondan korkuyordum, şimdi adamın içerde olmasına üzülüyorum.''

ALTAYLI'NIN AÇIKLAMALARI

— Gazetecilerin iktidara yakın olmasının ''iktidar borazanlığı'' olarak algılanmaması gerektiğini ifade eden Altaylı, iktidar partisinin yönetimde olduğu için kendileri için kaynak teşkil ettiğini söyledi. Altaylı, gazeteciler üzerine çok oyun oynandığını da söyledi.

— 28 Şubat sürecinde ''YÖK başkanı bilimin emrinde değil, başkalarının emrinde'' şeklinde bir yazısının olduğunun hatırlatılarak, bu yazıyı yazma gerekçesinin sorulması üzerine Altaylı, YÖK'le ilgili yazılarının 28 Şubat sürecini kapsadığını anlattı.

— O dönemde YÖK'ün yapmakta olduğu uygulamaların Türkiye açısından pek doğru sonuçlar vermeyeceğini düşündüğünü belirten Altaylı, ''YÖK Başkanı Kemal Gürüz, bir takım baskılarla, baskıların nereden geldiğini açıkçası bilmem mümkün değil ama bir bilim adamının normal şartlarda yapmayacağını düşündüğüm bazı kararlara imza atmaya başladı'' dedi.

— Katsayı uygulamasını fazlasıyla eleştirdiğini anlatan Altaylı, yazıları üzerine YÖK Başkanı'nın kendisine dava açtığını, tamamından da beraat ettiğini söyledi.

— Susurluk olayı ile ilgili ''Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eyleminin bir süre sonra şirazesinden çıktığını'' yazmasının hatırlatılması üzerine de Altaylı, gazeteci olarak iktidarları eleştirme görevleri olduğunu kaydetti.

— Susurluk kazası öncesi dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'a, ''devlet içindeki çetelerle'' ilgili bir program daveti olduğunu söyleyen Altaylı, ''Sayın Ağar'ın bu programıma katılacağı hafta Susurluk kazası oldu'' dedi.

— Bazı gazetecilerin olayın üzerine gitme kararı aldıklarını anlatan Altaylı, ''Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemine destek verilmesi gerektiğini'' söylediğini aktardı.

— Bir süre sonra bu eylemin Türkiye'de iktidar karşıtlarının ortak eylemi haline geldiğini ifade eden Altaylı, ''Eylemin gerçek maksadı ortadan kalktığını, zıvanadan çıktığını, bu nedenle de desteğini çektiğini'' kaydetti.

"HİÇBİRİ YAYINLANMIYOR"

''O dönemde Şemdin Sakık'ın sözlerinin içerisinde sizin de isminizin yer aldığı ifade ediliyor. Bu şekilde hedef gösterilmenizde askerlerin herhangi bir etkisi oldu mu? Bir resepsiyonda Aytaç Yalman tarafından size ve yayınlarınıza ilişkin bir telkin gerçekleşti mi? Veya herhangi bir asker tarafından'' soruları üzerine de Altaylı, Gazi Orduevin'deki 30 Ağustos resepsiyonunda bir masada Yalman'la karşılaştığını anlattı.

Yalman'ın ''gazetecilerle ilgili bozuk bir tonda konuştuğunu'' aktaran Altaylı, ''Bana döndü dedi ki; 'Pek çok dosyalar yolluyoruz ama hiç birisi yayımlanmıyor.' Ben de, 'kayda değer bulunmayan dosyalar herhalde yayınlanmıyordur, orduyla ilgili de abuk subuk bir sürü şey geliyor, onlar da yayınlanmıyor. Delili sağlam olsa yayınlanır' dedim. Sinirlendi gitti daha fazla konuşmadık'' dedi.

ÇEVİK BİR'LE SOHBET

Fransa Genelkurmay Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiği gün Genelkurmay'dan randevu istediğini ve gittiğini anlatan Altaylı, orada Çevik Bir'le kısa bir sohbeti olduğunu belirtti.

Bir'e, ''böyle böyle şeyler söyleniyor, darbe yapacakmışsınız, bırakın da Türk halkı kendi söküğünü dikmesini öğrensin'' dediğini ifade eden Altaylı, Bir'in de ''nereden çıkarıyorsunuz'' dediğini söyledi.
O dönemde andıçlanan bir gazetecinin de kendisi olduğunu savunan Altaylı, ''Aydın Doğan yapılan baskılara kulak asmadığı için benim andıçlandığımı kimse bilmiyor'' dedi.

İsminin ''PKK'ya yardım eden gazeteciler'' adı altında bir başlıkta yayımlandığını belirten Altaylı, bunun üzerine İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcıları tarafından davet edildiğini ve Şemdin Sakık'ın ifadelerine de orada vakıf olduğunu söyledi. Altaylı, ifadelerde Sakık'ın değil de sorguyu yapan kişinin kendisine suçlamalar yönelttiğini gördüğünü anlattı.

27 NİSAN-28 ŞUBAT FARKI

27 Nisan muhtırası ile 28 Şubat arasındaki farkın sorulması üzerine Altaylı, ''Siyasi iktidarın duruş farkı var. 28 Şubat biraz daha sivildi. İçinde sivillerin de bulunduğu MGK tarafından yürütülen olaydı ve sivil katkısı da vardı içerisinde. Diğeri ise doğrudan doğruya Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanmış, başkanının bizzat 'bunu ben yazdım' dediği yüzde 100 askeri bir şeydi'' değerlendirmesinde bulundu.

Altaylı, bir soru üzerine, hiç bir şekilde bir asker tarafından telkinle haber yaptırılma girişiminde bulunulmadığını, Dinç Bilgin ve Aydın Doğan tarafından da böyle bir istekle karşılaşmadığını söyledi.

MC DONALDS VE DARBE

Altaylı, bir soru üzerine İslami bir çevrede büyümemesine karşın hiçbir zaman türban karşıtı olmadığını söyledi.

Türkiye'de bir darbe olacağına inanmadığını da anlatan Altaylı, ''McDonald's, açılan hiç bir ülkede darbe olmaz. Bu istatistiklerle sabit'' değerlendirmesinde bulundu.

ntvmsnbc

Bu haber 879 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2,880 µs