En Sıcak Konular

Çiçek: Ortadoğu halkları güçlü mesaj verdi

25 Şubat 2012 11:11 tsi
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da hayatları pahasına sokaklara dökülen ve onurlu bir yaşam mücadelesi veren halkların, insanlığın ortak değerlerine vurgu yapan güçlü bir mesaj verdiğini kaydetti.

G-20 Ülkeleri Parlamento Başkanları 3. İstişare Toplantısı, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da başladı. Toplantının açılışında Kur'an-ı Kerim'den ayetler okundu.
 
Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkan Yardımcısı ve toplantı Organizasyon Komitesi Başkanı Fahaad M. El-Hamad, toplantı hakkında bilgi verdi. Toplantıya katılan ülkelerin parlamento ve senato başkanları tanıtıldı.
 
TBMM Başkanı Çiçek, 1. oturumda, ''Kültürlerin küresel diyaloğu'' başlıklı bölümde konuşma yaptı.
 
Bu toplantılarda yapılan istişarelerin, hızlı değişimler karşısında gelişmeleri sağlıklı şekilde değerlendirme ve ortak bir akıl geliştirerek doğru adımları atabilmek bakımından gerekli ve yararlı bir platform sunduğunu belirten Çiçek, ''Bilhassa son yıllarda talihsiz bir şekilde yükselişe geçen aşırı ve ayrımcı akımların, kutuplaşmanın ve anlayış eksikliğinin ulaştığı tehlikeli boyutlar ışığında, bu tür istişarelerin anlam ve önemi de artmaktadır'' dedi.
 
Çiçek, toplumların, tarihin her döneminde sosyal, ekonomik ve kültürel çeşitlilikleri bünyesinde barındırdığını ifade etti. Bu farklılıkların çatışmaya dönüştürülmemesinin ise devletlerin önündeki en önemli sınavlardan birini teşkil ettiğine işaret eden Çiçek, şunları kaydetti:
 
''Ancak günümüzde küreselleşmenin ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerin etkisiyle bu çeşitlilik daha yoğun ve görünür bir şekilde hissedilmekte, devletler üzerindeki etkileri daha zorlayıcı olabilmektedir. Bu durum, kültürlerin küresel diyaloğunu daha da önemli bir ihtiyaç haline getirmektedir. Gerçekten günümüz dünyasında, sosyal uyumu sağlamak ve kültürel farklılıkların tetikleyebildiği çatışmaları önlemek amacıyla, etnik, dini ve ulusal sınırların üzerine çıkarak diyalog kurma becerisini geliştirmek ve karşılıklı anlayış zeminini genişletmek giderek önem arzetmektedir.
 
Bu bağlamda, uluslararası ilişkileri kültürler arası diyalog ruhuyla donatmanın, sadece mevcut çatışmaların çözümüne katkıda bulunmakla kalmayacağını, toplumsal uzlaşıları ve sosyal güveni güçlendireceğine inanıyorum. Dolayısıyla, ekonomik ve enerji ağırlıklı konuların görüşüleceği bugün ve yarınki toplantılarımızdan önce, bu oturumumuzun kültürler arası küresel diyaloğa ayrılmış olmasını da çok isabetli buluyorum.''
 
-''Bir çok bölgede bunun acı örnekleri görülebilir''-
 
Cemil Çiçek, toplumların çeşitlilik içerisinde birlikte yaşamalarının ancak diyalogla sağlanabilecek bir hedef olduğunu ifade ederek, toplumlar içerisinde ve arasında diyaloğun zayıflaması hem aşırılığın, terörizmin, kutuplaşma ve ayrımcılığın ortaya çıkmasına neden olduğunu hem de kaos ve karışıklık yaratmak suretiyle bazı çıkar gruplarının bundan yarar sağlamasına yol açtığını kaydetti. Bugün dünyanın birçok bölgesinde bunun acı örneklerinin görülebileceğini ifade eden Çiçek, ''Bu durumun daha fazla diyalog ve işbirliği yoluyla tersine çevrilmesi için uluslararası toplumun birlikte hareket etmesi zaruridir'' diye konuştu. Çiçek, şunları kaydetti:
 
''Bu çerçevede, 2005 yılında Türkiye ve İspanya'nın öncülüğünde başlatılan, halihazırda 129 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde bulunduran bir BM girişimi haline gelen Medeniyetler İttifakı, bugün kültürler ve dinler arası diyalog bağlamında önde gelen bir girişim konumuna ulaşmıştır. Medeniyetler İttifakı Girişimi; tüm toplumların kalkınma, güvenlik ve refah bağlamında birbirlerine bağımlı oldukları düşüncesini esas almakta ve öncelikle önyargı, yanlış algılama ve kutuplaşmayla başa çıkmak amacıyla ortak siyasi bir irade oluşturmayı amaçlamaktadır.
 
Bugün geldiği noktada Medeniyetler İttifakı girişimi, uluslararası toplumun, ortak değerler temelinde barış ve huzur içinde birlikte yaşama iradesini simgelemektedir. Bu çerçevede eğitim, gençlik, göçmenler ve medya konularında çok sayıda proje geliştirilmiş ve insanlığın bir medeniyetler çatışmasına mahkum olmadığı, aksine hepimizin ortak uygarlık alanını oluşturan evrensel değerleri esas alan bir barış ve işbirliği ortamının mümkün olduğu kanıtlanmıştır.
 
Şimdi bu olumlu temel üzerinden küresel anlamda kültürler arası diyaloğun daha da ilerletilmesi ve toplumlarımızın her düzeyine mal edilmesi gerekmektedir. Bölünme ve kutuplaşmadan beslenen aşırı akımlarla mücadele, ancak bu şekilde mümkün olacaktır.''
 
-''İnsanlığın ortak normları''-
 
TBMM Başkanı Çiçek, ''Bu konu üzerinde önemle üzerinde durulması gereken önemli bir husus da demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlere vurgu yapmaksızın kültürler arası diyaloğun anlam taşımayacağıdır. Zira bugün, ancak bu değerlerin rehberliğinde hoşgörü, birbirini kabullenme ve farklılıklara karşı saygı, insanlığın ortak normları olmuştur'' dedi.
 
Ekonomik ve kültürel küreselleşmenin hız kazandığı bugünün dünyasında bu değer ve normların küresel ölçekte yaygınlık kazanması isteği ve beklentisinin de giderek yükseldiğini kaydeden Çiçek, halkların demokratik dönüşüm talebiyle başlayan Arap uyanışının, bu eğilimin en son örneği olduğunu vurguladı.
 
Çiçek, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da hayatları pahasına sokaklara dökülen ve onurlu bir yaşam mücadelesi veren halkların, insanlığın ortak değerlerine vurgu yapan güçlü bir mesaj verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da bu gelişmeler olurken, Avrupa genelinde ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı, devam eden ekonomik krizle de bağlantılı olarak ciddi bir yükselişe geçmiştir. Maalesef göçmenleri güvenlik, işsizlik, suç, fakirlik ve diğer sosyal sorunların ana sebebi şeklinde gösteren partilerin oy oranları artmaktadır. Halkın bu korkularına karşı, göç konusunda sert tedbirler alan hükümetler ve merkez eğilimli siyasi partilerin verdiği tepki de ayrı bir endişe kaynağıdır.''
 
-''Türkiye, geniş kavramsal çerçeve çizecek''-
 
Cemil Çiçek, bu bağlamda, hem Norveç vatandaşı tarafından yapılan ve Norveç demokrasisini hedefleyen saldırı hem de Almanya'da 2000-2006 yılları arasında 8 Türk vatandaşının öldürülmesinin arkasında ırkçı Neonazilerin ortaya çıkması üzerinde hassasiyetle düşünmek gerektiğini bildirdi.
 
Bu hazin saldırıların, terörizm ve aşırıcılığın belirli bir din veya coğrafyayla bağlantılı olmadığını ve Avrupa'da giderek daha fazla destek bulan aşırı sağ ideolojilerin de ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu en net biçimde ortaya koyduğunu dile getiren Çiçek, ''Bugün gelinen noktada, Avrupa'da aşırı sağ grupların faaliyetlerini mercek altına alan operasyonel çalışmaların nihayet başlatıldığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Umut ediyorum ki bu gelişmeler şiddet içeren radikal akımların sadece İslam coğrafyasından kaynaklandığı yönündeki yanlış algıların sorgulanmasını sağlayacak, farklı din ve kültürlere sahip toplumlar arasındaki diyaloğun gelişmesine katkı yapacaktır'' dedi.
 
Çiçek, Türkiye'nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her platformda, radikalleşme ve aşırıcılığın ne anlama geldiğinin ortaya konulması ve şiddet içeren radikalleşmeye yol açan unsurların tespiti için, sadece belli bir bölge veya sosyal grup üstünde yoğunlaşma hatasını yapmadan, geniş bir kavramsal çerçeve çizmeye devam edeceğini bildirdi.
 
-''Irkçı, yabancı düşmanı eğilimleri sorgulama cesareti''-
 
TBMM Başkanı Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:
 
''Bugün, toplumsal çeşitlilikleri kucaklayan ve bu suretle toplumsal uyumu teşvik eden politikalara her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Bir başka deyişle, ayrımcılıktan uzak durmak ve farklılıkları kucaklamak kaçınılmazdır. Farklılıklar kültürel bölünmenin değil; tam tersine demokratik zenginliğin bir göstergesi olarak alınmalıdır. Irkçı ve yabancı düşmanı eğilimleri sorgulama ve özeleştiriye yönelme cesareti gösterilmelidir. Temel hedef, hoşgörü eşiğinin hep yukarıya doğru taşınması olmalıdır.
 
Sorunların tamamen geride bırakılması için farklı kültürlerin yan yana veya iç içe yaşama hallerini bir gerçek olarak kabul edip hem bu gerçeğe hem de evrensel değerlere uygun politikaların geliştirilmesi için hep birlikte gayret sarf etmeye devam etmeliyiz.
 
Bu vesileyle, insan haklarına ve çeşitliliğe saygı duyulmasını savunacak, korkuları bertaraf edecek, ikna edici bir lisan benimsenmesinin önemine işaret etmek ve sözlerime toplumsal çeşitlilik çağında kültürlerin küresel diyaloğu yönünde atacağımız her adımın bizi daha güvenli, daha huzurlu ve daha müreffeh bir dünya idealine yakınlaştıracağını vurgulayarak son vermek istiyorum.''
 
Toplantıya, Türkiye'nin yanı sıra, Arjantin, Brezilya, Kanada ve Endonezya parlamento başkanı; İtalya, Japonya, Rusya, Güney Kore, Çin ve Hindistan ise parlamento başkan yardımcısı düzeyinde katılıyor.
 
İspanya, G-20 üyesi olmamasına rağmen, konuk statüsünde toplantıya katılırken; Kazakistan, Malezya, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fas da Suudi Arabistan'ın davetiyle toplantıda yer alıyor.

aa



Bu haber 601 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,553 µs