En Sıcak Konular

Türkiye ile Norveç arasında enerji işbirliği

10 Ocak 2012 09:34 tsi
Başbakan Erdoğan ve Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg Başbakanlık'ta baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye ile Norveç müttefik ülkeler olarak demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş iki devlettir. Uluslararası sorunlar ve güncel gelişmeler hakkında ortak görüşlere sahibiz'' dedi.

Başbakan Erdoğan ve Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg Başbakanlık Merkez Bina'da baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg'i Ankara'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek başladığı konuşmasında Başbakan Erdoğan, bugün, Noveç Başbakanı Stoltenberg ile iki ülke arasındaki ilişkilerin mümkün olan her alanda daha ileri bir aşamaya nasıl taşınabileceği konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduklarını bildirdi.

İlişkilerin ve işbirliğinin derinleştirilmesi yönünde iradeyi teyit ettiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, ''Şunu hatırlatmakta yarar görüyorum; Türkiye ile Norveç arasındaki diplomatik ilişkiler 1926 yılında kurulmuştur. Yani 2012 yılı, ilişkilerimizin kuruluşunun 86. yılına tekabül ediyor'' dedi.

Ancak eski ya da yeni oluşundan daha önemlisi, Norveç ile Türkiye'nin ortak evrensel değerleri benimsemiş iki ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Türkiye ile Norveç müttefik ülkeler olarak demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş iki devlettir. Uluslararası sorunlar ve güncel gelişmeler hakkında ortak görüşlere sahibiz.

Sorunların çözümüne birlikte katkı sağlayabilmek için sürdürdüğümüz diyalog ve yine bu çerçevede 'barış ve arabuluculuk' alanındaki işbirliğimiz ülkelerimizi birbirine daha da yakınlaştırıyor.

Norveç, uluslararası ilişkilere küresel bir bakış açısıyla, küresel bir vizyonla yaklaşıyor. Norveç'in, bölgemizdeki gelişmelere ve bu bağlamda Türkiye'nin üstlendiği yapıcı role gösterdiği ilgi, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin kapsamını giderek genişletiyor.

Bu çerçevede, Norveç'le Afganistan ve Sudan'da barışın tesisine yönelik somut projelerde işbirliği yapmakta olduğumuzu belirtmek isterim.''

-Görüşülen konular-

Stoltenberg ile görüşmelerinde başta ikili ilişkiler olmak üzere, barış ve arabuluculuk alanında işbirliği, AB, Kıbrıs, terörizmle mücadele, G-20, iklim değişikliği ve uluslararası kuruluşlarda işbirliği konularını ele aldıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, bunun yanında, bölgelerimiz başta olmak uluslararası meselelere ilişkin fikir alışverişinde bulundukların söyledi.

Erdoğan, ''Elbette, AB'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ortamı ve ülkemizin AB üyelik sürecine de değindik. Memnuniyetle belirtmek isterim ki Norveç'le aramızdaki ekonomik ilişkilerimiz her geçen yıl gelişme gösteriyor'' diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Başta enerji ve denizcilik alanı olmak üzere, ülkemizdeki Norveç yatırımlarının son yıllarda artış göstermesinden memnuniyet duyuyoruz. Bilindiği gibi, Türkiye önemli miktarda yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip... Halen toplam elektrik üretimimizin yüzde 20'si yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor.

Buna hidro enerjiden elde edilen elektrik de dahil. 2023 yılına kadar bu oranın yüzde 30'a çıkartılmasını hedefliyoruz. Türkiye'deki yenilenebilir enerji üretiminde en önemli pay hidroelektrik ve biyokütleye ait... Rüzgar ve güneş enerjisinin payı henüz küçük olmakla birlikte, bunu artırmayı hedefliyoruz ve bu yönde gayret gösteriyoruz.

Yenilenebilir enerji alanında tecrübe sahibi olan Norveç şirketleri, ülkemizin hidroelektrik potansiyelini değerlendirmek amacıyla Türkiye'de yatırımlar yapıyor. İkili ilişkilerimiz bahsinde bir hususu daha vurgulamak isterim:

Norveç'le aramızdaki beşeri ilişkiler de giderek gelişmektedir.

Bu bağlamda, Norveç'ten ülkemize gelen turist sayısı 2010 yılında 300 bin dolayında iken, 2011 yılında Ekim ayı itibarıyla 360 bini buldu. Bundan da ayrıca mutluluk duyuyoruz.''

-Ticaret hacmi-

Bilindiği üzere Norveç'in, dünya barışı, insani yardımlar ve uluslararası kalkınma konusunda öncü ülkelerden biri olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizler de Norveç'in dünya üzerindeki fakirliğin, bulaşıcı hastalıkların, çocuk ölümlerinin ortadan kaldırılması konusundaki çabalarını takdirle izliyoruz.

Doğrusunu söylemek gerekirse Norveç'in GSMH'nin yüzde 1'ini uluslararası kalkınma yardımlarına ki -bu 2010 yılında toplam 4,7 milyar dolardır- tahsis etmesini çok etkileyici buluyor, büyük takdirle karşılıyoruz. Bu vesileyle Sayın Başbakan'a, burada sizlerin huzurunda takdirlerimi sunmak isterim.

Türkiye'nin de son yıllarda uluslararası kalkınma yardımlarını önemli ölçüde artırdığını, 2006-2009 döneminde yıllık ortalama 700 milyon ABD Doları düzeyinde seyreden resmi kalkınma yardımlarının 2010 yılında 1 milyar ABD Dolarına yaklaştığını vurgulamak isterim.

Van depreminde Norveç Kızılhaçı'nın Kızılayımıza 5 milyon kron yardımda bulunduğunu da burada ifade ediyorum ve teşekkürü bir borç biliyorum.

Ve önemle belirtmek isterim ki bugünkü gibi üst düzey ziyaretler ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi bakımından büyük yarar sağlamaktadır. Zaten, Norveç ile uluslararası platformlardaki işbirliğimiz yakın bir temas içinde olmamızı gerektiriyor.

Bu kapsamda, Sayın Stoltenberg'in ziyareti, Norveç ile mevcut dostluk ilişkilerimizin ve yakın işbirliğinin daha da geliştirilmesi yönünde önemli bir adım teşkil etmektedir.

Önümüzdeki dönemde ilişkilerimizin ve işbirliğimizin her alanda güçlendirilip derinleştirilmesi için çabalarımızı sürdüreceğiz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa'da oylanacak Ermeni iddialarıyla ilgili tasarı konusunda, ''Bu süreç bu şekilde devam ederse bu tabii ki Fransa-Türkiye ilişkileri için ciddi hasarlar meydana getirebilir'' dedi.

Başbakan Erdoğan ve Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg Başbakanlık Merkez Bina'da baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Norveçli bir gazetecinin, Türkiye'nin neden Norveç ile ekonomik ilişkileri geliştirmek istediğine yönelik sorusu üzerine Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Bir ülkenin kalkınması dediğimiz zaman en önemli adımlardan bir tanesi şüphesiz ki o ülkenin ekonomik gücüdür. Bunun içinde pazar arayışları olması çok daha farklı ülkelere potansiyelini yayması ve bütün bunların yanında gerek ikili gerek üçlü bazı adımları atmak her ülkenin amaçları arasında önemli yer tutar. Bizim şu anda özellikle 2009, 2010, 2011 dahil olmak üzere son 3 yıl içinde dünya uluslararası finans krizini yaşarken biz bunu çok az bir sıkıntıyla atlattık. Bu yılda da ilk 3 çeyrekte Türkiye'nin büyüme oranı 9,6 olarak gerçekleşti.

Bu da yine emin adımlarla yere sağlam basarak devam ediyor. Norveç ekonomik potansiyeli güçlü olan bir ülke. Bu tür ülkelerle de biz bu ilişkilerimizi daha da geliştirmenin gayretiyle hem Norveç kendi imkanlarını menkul değerler noktasından tutunuz reel yatırımlara varıncaya kadar güvenli bir liman olan Türkiye'de değerlendirmesinin Norveç girişimcisi için de çok çok faydası olacaktır. İnanıyorum ki bundan Türkiye de kazanacaktır, Norveç de kazanacaktır. Norveç'in emeklilik fonunun çok güçlü olduğunu biliyorum. Buradaki fonun değerlendirilmesinde birçok AB üyesi ülkelerde atılmış olan adımlar şu anda Norveç için belki sıkıntı meydana getirmiştir. Ama Türkiye'de olacak bu tür yatırımların şu ana kadar kimseye bir sıkıntısı olmamıştır. Reel yatırımlar noktasında da az önce değerli dostumun ifade ettiği Kargı'da yapılacak bu hidroelektrik santral noktası. 1,2 milyar dolarlık bir yatırımdır.

Bunun önemli işaret fişeklerinden bir tanesidir. Bu bir dayanışmanın da güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Bu Norveç için de gerekli Türkiye için de gereklidir diye düşünüyorum.''

-Fransa'daki Ermeni iddialarıyla ilgili tasarı-

Erdoğan, bir gazetecinin, ''Fransa Parlamentosunda oylanan ve sözde Ermeni iddialarını suç sayan yasa teklifinin 23 Ocak'ta senatoda görüşüleceği açıklandı. Daha önce yaptırımları açıklamıştınız, bundan sonraki süreçte yeni yaptırımlar söz konusu mu?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Şu anda tabii 23 Ocak'ta Fransa Senatosu'na bu konunun gelmesi beklenen bir şeydi. Tabii Türkiye olarak bizler açıkladığımız sekiz maddelik yaptırımımızı devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Ama bunun dışında da gerek Fransa'nın içinde buna karşı oluşan tepki devam ederken biz de tabii Fransa içindeki bu duruşu, özellikle de Sarkozy yönetiminin bu anlayışına karşı olan çevrelerle işbirliği halinde bunun parlamentolar tarafından değil, tarihçiler tarafından ele alınması gereken bir konu olduğunu, bugüne kadar söylediğimiz gibi yine onlara da anlatacağız. Ve bu konuyla ilgili hassasiyetimizi yine belirteceğiz.

Çünkü bu tamamıyla mayıs ayında Fransa'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik atılmış bir adımdır. Orada 500 bin Ermeni varsa, 550 bin orada şu anda Türk var. Ama bütün bunların yanında da 6,5-7 milyon Türklerle işbirliği içinde olabilecek, buna inandığımız ve bizim bu tezimizi destekleyeceğine inandığımız kesimler de var. Şu anda bütün o tür sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğimizi sürdürüyoruz. Türkiye'de şu anda yatırımı olan ciddi Fransız kuruluşları var. Ve bu Fransız kuruluşları şu anda atılan bu adımlardan ciddi manada rahatsız. Ve bu kuruluşlar mektuplar yazdılar, tabii bu mektupların neticesi ne olur, ne olacak bunu bilemem. Ama biz şimdi Fransız iş adamlarıyla burada tekrar bir araya geleceğiz.

Tekrar onlarla da konuşacağız. Ve senatoya özellikle bu hassasiyeti bildirmeleri noktasında kendilerine de hatırlatmada bulunacağız. çünkü bu problem ortak bir problemdir ve eğer bu süreç bu şekilde devam ederse bu tabii ki Fransa-Türkiye ilişkileri için ciddi hasarlar meydana getirebilir.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim, Irak'taki hassasiyetlerimiz de aynen Suriye gibidir. Orayı da biz duyarsız olmak suretiyle izleyemeyiz'' dedi.

Başbakan Erdoğan ve Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg Başbakanlık Merkez Bina'da baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Bir gazetecinin, ''Suriye'deki kriz için Türkiye ne yapabilir? Bu insan hakları diyaloğundan ne elde etmek istiyorsunuz?'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Tabii Suriye şu anda kendi vatandaşlarını acımasızca katleden bir yönetime sahip. Öyle zannediyorum ki şu anda 7 bine yakın vatandaşını öldürmüş bir Suriye yönetimi var. İnsan hakları, özgürlükler, dünya barışı, kardeşlik, bu tür hedefi olan ülkelerin bu tür dikta mantığına hakim otoriter, totaliter yapıda olan bu yönetimlere karşı herhalde alkış tutması beklenemez. Kaldı ki bizim Suriye ile 910 kilometrelik bir sınırımız var ve akrabalık bağları var. Oradaki meydana gelen bu yapı şu anda dini, mezhepsel ve ırkçı bir iç savaşa doğru gitmektedir. Bunun engellenmesi lazım. Burada Türkiye öncelikli olarak rol üstlenmek durumundadır. Çünkü burada meydana gelebilecek bir iç savaş yarın bizi de sıkıntıya düşürecektir. Bizim için de bir tehdit oluşturmaktadır.''

Şu anda Suriye'den kaçıp Türkiye'ye sığınmış durumda olan 8 bin civarında Suriye vatandaşının bulunduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Suriyeliler engellemese belki daha da fazla olacak. Biz de bunlara komşuluk hukukundan kaynaklanan ve bunları adeta bu tür kaçmaya sevk eden bu zulümden dolayı sahiplenmiş durumdayız. Onlarla ilgili de şu andaki oluşturduğumuz sanal kentlerde onları misafir ediyoruz. Onlara ev sahipliğimizi en güzel şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Tabii şu anda BM camiası içerisinde... Gerek BM Güvenlik Konseyi'nin almış olduğu bazı kararlar var. Ama bu kararlar tabii bir Libya benzeri kararlar olarak değerlendirilemez, çok daha farklı bir yapıda. Ve biz yaptırımlarımızı şu anda uygulamaya başlamış durumdayız. Bu yaptırımlar gelişmelere göre artarak da devam edecektir.''

-''Bu nasıl koalisyon ortaklığıdır''-

Başbakan Erdoğan, ''Irak'taki mezhepsel gerilim konusunda görüşleriniz nelerdir?'' şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

''Irak'taki gelişmeleri tasvip etmemiz mümkün değil. Irak'ta da ne yazık ki şu anda mezhebi bir anlayış ortaya çıkarılmaya başlandı ve bu mezhepsel bakış, mezhepsel yaklaşım ne yazık ki Irak'ı adeta bir kan gölüne döndürmüş vaziyette. Gün geçmiyor ki Irak'tan bu tür haberler almayalım ve bunları bir defa tasvip etmek mümkün değil. Aynı iktidarın içerisinde kendi bakan arkadaşının konutuna, siz eğer tankın namlusunu doğrultursanız, onları bu şekilde tehdit ederseniz hiçbir zaman o toplumun içinde sağlıklı bir yaklaşım bulamazsınız. Nitekim şu anda yapılan budur. Bu yaklaşım tarzı aynı koalisyonun içinde olan, düşünebiliyor musunuz, Maliye Bakanı'na, Başbakan Yardımcısı'nın evinin önüne bu tür şeyler gelmesi, burada bir defa akla ziyan bir yaklaşımın olduğunu orta koymaktadır. Irak'ta sağlıklı bir yönetimden bahsetmek mümkün değil. Yarın, benim Sayın Başbakanla (Nuri El Maliki) bir görüşmem olacak. Bugün görüşme talebi bana ulaştırıldı, yarın için görüşebileceğimizi söyledim. Yarın kendileriyle görüşeceğim. Özellikle de Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı (Tarık) Haşimi ile ilgili attıkları adımı ve üzerinde düşündükleri konuları şahsen tanıdığım, bildiğim kadarıyla kabullenmemiz mümkün değil. Ve böyle bir yaklaşım içerisinde olunması hiç mümkün değil. Çünkü iki ay kadar önce yaptığımız görüşmede onun da aynı şekilde evinin önüne tanklar, toplar, zırhla araçlar getirmek suretiyle onu da tehdit etmişlerdi. Böyle bir durumla karşı karşıyaydı. Bu nasıl koalisyon ortaklığıdır. Nasıl bir hükümet etmedir, bunu anlamak mümkün değil. Haşimi'ye yapılan bu yaklaşımı da tasvip etmek mümkün değil.''

-''Burada (Irak'ta) demokratik sistem oturuncaya kadar kalmanızda fayda var demiştim''-

Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ve bütün bu süreç ABD'nin Irak'tan çıkması ile birlikte beklenen bir süreçti. ABD Irak'tan çıktı, hemen arefesinde ne yazık ki bu süreç başladı. Bunu ben Sayın Biden'e de söyledim. Daha önce Sayın Obama'ya da söyledim. Burada demokratik sistem oturuncaya kadar kalmanızda fayda var demiştim. Ama çıktıkları anda işte mevcut yapının ne kadar demokratik olduğu ortaya çıktı. Çünkü bunların demokrasiyi anlaması, bunların demokratik parlamenter sistemi anlaması veya bunu yaşamaya başlaması herhalde daha uzun yıllar alacak. Öyle görünüyor. Şu anda Irak'taki bu gelişim, yarın da görüşmelerimizi yapacağız, sağlıklı bir gelişme değil. Ama aynı şekilde bizim Irak'taki hassasiyetlerimiz de aynen Suriye gibidir. Orayı da biz duyarsız olmak suretiyle izleyemeyiz.''


AA

Bu haber 635 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,253 µs