yumuşuyor mu? | " /> yumuşuyor mu? | "/>

En Sıcak Konular

İran gerçekten yumuşuyor mu?

18 Mayıs 2010 09:23 tsi
İran gerçekten yumuşuyor mu? 

İran nükleer konusunda gerçekten yumuşuyor mu? Fehmi Koru yazıyor...

Fehmi Koru / Yeni Şafak

Tahran'da olanın anlamı

İran nükleer konusunda gerçekten yumuşuyor mu? Kendimizin yeterinden fazla ilgi bekleyen sorunumuz var; ancak Tayyip Erdoğan ve hükümetin bir süredir mutlaka sonuç almak istediği en önemli sorun bize değil bir komşu ülkeye ait: İran'a... Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi (GK) geçici üyesi olarak Türkiye, "İran'ın nükleer silâh sahibi olmasını engellemek" diye özetlenebilecek güncel sorunu çözüme kavuşturmak istiyor...

Başbakan Tayyip Erdoğan, pazar günü, Tahran'a bu sebeple gitti. İranlılar, kalabalık bir heyetle ziyaretlerine gelen Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva'ya, "Uranyumu yüksek oranda zenginleştirmeyi kendimiz yapmak yerine yurtdışına göndermeye ve zenginleştirilmiş yakıtla takas etmeye hazırız, takas da Türkiye'de olmalı" demiş...

Daha önce bu amaçla Tahran'a gideceği bilinen Başbakan Erdoğan gezisini son anda iptal etmişti; gezinin iptali İran'lı yetkilileri bu noktaya getirmiş olmalı...

ABD ve diğer Batılı ülkeler İran'ın nükleer programının atom bombası yapmakla irtibatlı olduğuna inanıyor. Neredeyse kesin bir inanç bu. Batılılar böyle bir gelişmeyi engellemek için her türlü girişimi ve gerekirse zor kullanmayı göze alacağa benziyor. Türkiye İran'ın "Atom bombası üretme niyetimiz yok" sözüne inanan neredeyse tek önemli ülke. Türkiye'nin önemi, İran'la komşuluğu yanında BMGK'nde koltuğu olmasından da kaynaklanıyor.

GK'nin gündeminde İran'ı dize getirmek için kapsamlı yaptırımlar çıkarmak var; GK'nin veto hakkı bulunan beş üyesiyle Almanya (5+1) bir karar tasarısı üzerinde çalışıyor ve İran'ı hedef alan çember giderek daralıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndaki (AIEA) son oylamada 'çekimser' kalmıştı Türkiye; müttefikleri kendisinden bu defa 'Evet' oyu bekliyor.

İran'ın beklentisi ise 'Hayır' dememiz... Ancak, Türkiye'nin makul bir karşı-teklif olarak gördüğü 'az işlenmiş uranyumu zenginleştirilmiş yakıtla yurtdışında takas etme' formülüne İran'ın soğuk bakması Ankara'da yadırganmıştı. Başbakan Erdoğan'ın Tahran gezisini iptali bu yadırgamayı yansıtıyordu. İran'ın önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu çağırması ve sonra da "Kabul ediyoruz, takas da Türkiye'de olmalı" tavrını benimsemesi görüntüyü değiştirdi. Bu tavır Türkiye'yi rahatlattığı gibi, pek çok Batılı başkentte de bir 'kırılma noktası' olarak görüldü.

Bu yeni gelişme, bir süredir uygulanan ve 'sonuç-alma amaçlı' bir işleve sahip yeni Türk dış politikasının başarısı olarak görülebilir. Türkiye bu sonucun alınmasında tek başına hareket etmek yerine iki tarafın da saygı duyduğu Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva'yı da girişimin ortağı yapmakla dış politikasının 'amaç odaklı' olduğunu bir kez daha sergiledi.

Taraflar samimi iseler başka sonuçlar da doğurabilir bu gelişme... İran son yıllarda benimsediği 'radikal' söylemle uluslararası sistemin hedefi haline gelmişti; nükleer ihtilâf bunun doğal sonucuydu... Yeni söylem değişikliği, Barack Obama tarafından uzatılan elin sıkılması anlamında yorumlanıp ABD'nin tek taraflı uyguladığı ekonomik yaptırımların kaldırılmasını da sağlayabilir.

Sağlamalıdır da...

Brezilya ile Türkiye'nin bu alandaki işbirliği, uluslararası başka alanlarda çözüm bekleyen sorunlarla beraberce ilgilenmelerini de getirebilir...

İran yönetimi, Başbakan Erdoğan'ı son anda Tahran'a davetlerinin Türkiye açısından anlamının umarım farkındadır. Türkiye açısından bu ziyaret, taahhütlerine sadık kalması karşılığında İran'ın barışçı nükleer programını uluslararası platformlarda savunma sözü anlamına geliyor; taahhütlerine sadık kalmayacak olursa İran, Türkiye BMGK'ndeki oylamada kendini daha rahat hissedecektir.




Bu haber 624 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,624 µs