En Sıcak Konular

Türk-Rus İmparatorluğu!

12 Mayıs 2010 15:14 tsi
Türk-Rus İmparatorluğu! "Avrupa'nın batışı ve Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in Türkiye ziyaretinin " çakışması tesadüf mü?

YILLAR önce “Türk-Rus İmparatorluğu” başlığıyla bir yazı kaleme  almış ve Avrupa’nın ana denklemden düşeceğini belirterek, Rusya-Türkiye-Amerika arasındaki “yeni işbirliği konseptine” dikkat çekmiştim.

O günlerde “ne Avrupa batmıştı, ne de Rusya bu kadar iyi durumdaydı”. Dinamikler farklı olunca da “teze de inanan fazla olmadı”.

Bu sabah “Avrupa’nın batışının ve Medvedev’in Türkiye ziyaretinin” manşetlere çıktığı saatlerde, tezimi yeniden ortaya atmak ve “asla vazgeçmedim” vurgusu yapmak istiyorum...

Bakın o günlerde neler yazmışım?

Aynen alıntılıyorum: “...Başlığı bilerek ‘imparatorluk’ diye attım, abarttım... Amaç ‘ilgiyi’ bu noktaya çekmek ve Avrupa Birliği gibi bir ‘çıkmazdan’ başka bir şey sorgulayamayan Türk kamuoyuna, ‘etrafındaki’ gelişmeleri biraz göstermeyi denemek. Son bir haftadır Rusya’da neler olduğuna dikkat ediyor musunuz? 1999-2008 arasında petrolün 100 dolar sınırını aştığı dönemde değişen ‘Rus makro ekonomik’ göstergelerini izliyor musunuz?.. Putin’in attığı imza ile ‘Rusya’yı küresel kan emicilere’ kapatmasına ve dün yeni devlet başkanının ‘Rusya, İsviçre olacak’ tezine dikkat ediyor musunuz? Peki Avrupa Birliği denilen yapının ekonomik çöküşün arifesinde olduğunu ‘görebiliyor musunuz’?

Sevgili dostlar, yazdıklarımın ‘hepsine’ sonuna kadar inanıyorum ve 1945-1989-2001 gibi, dünyanın yeni bir ‘eksen kaymasının’ hemen öncesinde olduğunu düşünüyorum. Düşünüyorum ama ‘kafasını kuma gömen’ ülkemde, ‘Avrupa Birliği yalanından’ başka bir şeyi tartışmak mümkün olmadığı için, bu gerçekleri kamuoyuna anlatmam çok zor... Peki ne oluyor? Gayet basit ve net: Yeni bir dünya düzeni ve yeni güç merkezleri ortaya çıkıyor. 2001’deki terör saldırısı sonrası değişen tez-antitez-sentez döngüsünde yani ‘diyalektik’ içinde senteze doğru kayıyoruz ve ‘Amerika-Ortadoğu kaynaklı İslami terör’ kurulumu yerini Amerika karşısında Rusya merkezli Rusya-Hindistan-Çin-İran döngüsüne bırakıyor...

Bu yapıya doğru kayarken son basamak ABD’nin İran saldırısı. Daha açık ifadesiyle; 1945 sonrası ortaya çıkan Amerika-Rusya diyalektiği, 1989 ile yerini ilk etapta ‘tek başına süper güç Amerika’ tezine bıraktıktan ve sonra Amerika-Ortadoğu diyalektiğine döndükten sonra başlangıç noktasına doğru yeniden evrim geçiriyor ve ortaya yeni bir süper güçler ‘kapışması’ çıkıyor. En ilginç nokta da bu kapışmada Avrupa Birliği diye bir aktör yok ve asla olmayacak.

Peki Türkiye ne yapabilir?

Yapacağımız çok açık; bu değişimi, yeni diyalektiği anlamaya çalışmak ve 1945-1960 arasında denenen, Menderes ve arkadaşlarının ‘idamı’ ile sonuçlanan sürece doğru hamleler yapmak... Daha doğrusu bölgede Türk-Rus ortaklığı için çıkış yolları aramak. Rusya buna hazır mı diyeceksiniz? Dünya ‘oyuncusu’ olmak isteyen Ruslar, bu ‘yolu’ bizden çok daha net ve akılcı şekilde analiz edebiliyorlar...

Sonuç: Ana tez dağılmasın diye kısa keseceğim. Avrupa Birliği yalanından bir an önce kendimizi kurtarır ve çevremizin, dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışırsak, treni kaçırmayız. Şimdilik duruyorum, tezi sizler de lütfen sorgulayın, kaldığımız yerden devam edelim...

Not: Menderes’in ömrü yetseydi 1960 Temmuz ayında Moskova’da ‘Petrol Ofisi’ ve ‘İş Bankası’nı Ruslara satmak ve ‘yeni tezi’ başlatmak için randevusu vardı...”

Sevgili dostlar, aynen bu satırları yazmış ve “Ne diyor bu adam” tepkisini almıştım. Şimdi soruyorum: “Kim ne diyormuş!”

Sonuç: Aç gözünü Türkiye; dünya değişiyor ve bu değişim seni “fark etmediğin kadar önemli bir yere” taşıyor!

Yiğit Bulut / HT



Bu haber 1,224 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,962 µs