'neo-Osmanlıcı' mı? | " /> 'neo-Osmanlıcı' mı? | "/>

En Sıcak Konular

Başbuğ 'neo-Osmanlıcı' mı?

30 Nisan 2009 09:00 tsi
Başbuğ 'neo-Osmanlıcı' mı?

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un dün yaptığı açıklamaların her cümlesi önemliydi. Ancak iyibiligi o açıklamaların özellikle bir bölümünü dikkat çekici buldu. İşte Başbuğ’un bir soruya verdiği o yanıt. iyibilgi zoom

Son yıllarda Türkiye ile ilgili konularda dışpolitika uzmanları özellikle bir kavram üzerinde duruyor: Neo (Yeni) Osmanlılar… Kimsenin “ben neo-Osmanlıyım” dediği yok ancak kavramsallaştırmayı yapanlar bunu daha çok bir tavrı betimlemek için kullanıyor. O tavır şöyle özetlenebilir: Dışpolitikada aktif; Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu’da, özellikle de eski Osmanlı coğrafyasında etkin; küresel meselelerle ilgili; komşularıyla sıfır problem ilkesi çerçevesinde bölgesinde barış havzası olma yetisi… Kısaca önce bölgesel, ardından da küresel bir güç olarak “büyük Türkiye” hayali… Türkiye’nin dışpolitika mimarları her fırsatta Türkiye’nin güçlü ve büyük bir ülke olduğunu söylüyor, Türkiye vatandaşlarının bu önemin farkına varmasını istiyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sıklıkla bunun altını çiziyor. Elbette bu fikrin mimarı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu da…

İşte Başbuğ’un dün yaptığı konuşmanın bir bölümü “yeni-Osmanlıcılık” diye adlandırılan yaklaşımla büyük bir paralellik taşıyordu. Genelkurmay Başkanı Başbuğ gazetecilerin kendisine ABD Genelkurmay Başkanı ile görüşmesini hatırlatınca bakın ne söyledi: “Türkiye'de bir şey var. İlla, 'Birisi Türkiye'ye geldiği zaman Türkiye'den bir şey ister.' Niçin böyle görüyoruz? Türkiye illa bir şey istenecek bir ülke midir? Bunu silelim artık. Türkiye gerçekten büyük bir ülke. Büyüklüğümüzün biz farkında değiliz. Türkiye sadece bir şey istemek için gelinen bir ülke değil. Çeşitli konularda 'Türkiye ne düşünür, olayları nasıl değerlendiriyor, ayrıca Türkiye bu konulara ne gibi katkılarda bulunabilir...' Bunların arandığı bir ülke Türkiye.”

Söylediğimiz gibi Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bu sözleri altı çizilecek ve alkışlanacak türden. Sabah yazarı Erdal Şafak’ın da dediği gibi bu Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay arasında bir vizyon birliğinin oluştuğunu gösteriyor. Ancak dahası da var… Başbuğ’un bu çıkışı “haklı özgüven”in artık devlet kademesine yerleştiğini, bundan sonra da büyük bir ihtimalle toplum kademesine yayılacağını gösteriyor. Bu özgüven büyümek ve gelişmek isteyen her toplumun olmazsa olmazı niteliğinde. Türkiye kabuğunu kırıyora benziyor. Ta ki enerjisini tüketen iç çatışmalardan uzaklaşsın. Ta ki Kür sorunu diye adlandırılan kimlik problemini çözsün… Ve Başbuğ geçtiğimiz hafta “ordunun dinle problemi olamaz” dedi ancak ta ki devlet toplumunun muhafazakar ve dindar kesimiyle ilişkilerini yeniden gözden geçirsin. Alevilere yönelik ayrımcı politikalardan uzaklaşsın (İlköğretim kitaplarına koyulacak Alevilik ile ilgili bölümlerin Aleviler tarafından hazırlanması heyecan verici). Kürdüyle, dindarıyla, Alevisiyle kendi toplumunun öğelerini iç tehdit olarak görmekten vazgeçsin. Laiklik tartışmaları sona ersin… Kimse ne devletin laik sistemiyle uğraşsın… Ne de laikliği “dine karşı” bir sistem olarak yorumlayarak muhafazakar kesim üzerinde baskı kurmaya kalksın.

İşte bunu başaran, korkularından arınmış, ileriye bakan Türkiye gerçekten büyük bir Türkiye olacak. Bu arada başlığa bakıp da aldırmayın. Biz sadece gazetecilik yaparak kelimelerle oynadık. Başbuğ’un bu önemli duruşunu kavramsallaştırmaya, bir şeylerle yaftalamaya gerek yok. Her ne kadar birileri ısrarla buna yeni-Osmanlıcılık dese de ne hükümet, ne de Genelkurmay “Osmanlıcılık” kavramını hak ediyor. Herkes ülkesinin büyümesini, büyük Türkiye’yi istiyor. Yaftalanacaksa bu şekilde yaftalanması en iyisi.

İyibilgi.com



Bu haber 5,715 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,599 µs