En Sıcak Konular

Murat Yetkin


Murat Yetkin
0 0 0000

Dördüncü dalga yolda



Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, Türkiye'yi suçlayan Ermeni yasası nedeniyle Fransa'nın 'askeri kara liste'ye alındığını açıkladığı gün, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun ABD'de idi.
Orada bulunuş nedenlerinden birisi de ABD yetkilileri ile yeni savunma projeleri üzerinde görüşmekti. Örneğin, Türkiye'nin de üretici olarak içinde bulunduğu bir Avrupa projesi olan A400 nakliye uçağı projesi gerçekleşene dek ortaya çıkacak ihtiyacı karşılamak amacıyla ABD'nin C-17 nakliye uçağı satma önerisi konuşulanlar arasında. C-17, ABD'nin artık emekliye ayrılma yaşına gelen C-130'lar yerine 1990'larda hizmete almaya başladığı yeni taktik nakliye uçağı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün son ABD temaslarında ön anlaşması yapılan dev F-35 savaş uçağı projesi ve yılan hikâyesine dönen saldırı helikopteri projesi de var gündemde.
Orgeneral Başbuğ'un kara listeye alındığını açıkladığı Fransa'nın Türkiye ile askeri ilişkilerinin boyutu çok büyük değil, ancak ABD ile askeri ve savunma sanayi ilişkilerinin boyutu çok büyük.
Türk Silahlı Kuvvetleri, malzeme ve teknoloji olarak büyük ölçüde ABD ve ona bağlı olarak NATO'ya dayanıyor. Kara kuvvetlerinde yüzde 50-60 düzeyinde tahmin edilen bu bağımlılık, hava kuvvetlerinde yüzde 80'lere tırmanabiliyor.
Ermeni soykırımı iddialarını Meclis'ten geçiren Fransa'ya karşı askeri yaptırıma gitmek, Türkiye'ye fazla zarar vermez. Bir yönüyle de toplumda biriken öfkenin bir şekilde teskin olmasını sağlıyor, belki kamuoyunun gururunu okşuyor. Ancak aynı örneği takiple ABD şirketlerinin kara listeye alınması TSK'nın savunma kapasitelerini nasıl etkileyecek? 'Rusya'dan alırız, Çin'den alırız' türünden merdivenaltı diplomasisi çözümleri, yaşanacak silah ve teknoloji boşluğuna çare olacak mı?
Bu sorular belki can sıkabilir, ama sorulmayı hak ediyor.
Çünkü Türk-ABD ilişkileri, tam da Ermeni meselesi nedeniyle hızla yeni bir sarsıntıya doğru ilerliyor. ABD Kongresi'nin 7 Kasım'daki araseçimlerinden Demokratların galip çıkmasının, Irak ve ona bağlı olarak Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye üzerine etkileri olacak. Bunun için ABD'deki belirsizliğin aşılmasını bekliyor bütün dünya.
Ancak Türkiye açısından belirsiz olmayan bir siyaset unsuru var. Temsilciler Meclisi'nin yeni Demokrat (ve ilk kadın) Başkanı Nancy Pelosi, daha önce de yazdık, seçimler öncesi San Francisco'da aralarında Ermeni kökenlilerin çok olduğu seçmenlerine, elinde güç olduğunda soykırım iddialarını yasallaştırma sözü verdi. Şimdi elinde güç var.
Aradan geçen yıllar boyunca, modası geçmiş bir lobicilik anlayışıyla bütün yumurtaları aynı sepete koyarak, ABD Başkanı'na Meclis oylamasını erteletme taktiği güden Türk hükümetlerinin siyaseti, karaya oturmak üzere. Pelosi, bu işe inanmayan biri olsaydı bile, sırf George Bush kendisinden istedi diye, talebi geri çevirmenin tadını çıkarmak isteyebilecek kadar partizan bir siyasetçi olarak tanınıyor.
2007'nin Mart-Nisan aylarında, yani Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi süreci başlıyor iken, Ermeni soykırımı iddiasını yasallaştırma süreci Washington'da zirvesinde olacak. Meclis oylaması yapılırsa, karar tasarısının geçeği üzerine pek az şüphe var.
Ortaya çıkacak bu durum, uzmanlarına göre, Türk-Amerikan ilişkilerini sarsacak dördüncü ve belki de en büyük dalga olacak. 1960'lardaki Kıbrıs-Johnson Mektubu, 70'lerdeki Kıbrıs-silah ambargosu olayı, 2000'lerin başında Irak tezkeresi-Süleymaniye ve şimdi de Ermeni meselesi.
Türkiye'nin yıllarca bu konuda hiçbir şey yapmadıktan sonra şimdi can havliyle Fransa özelinde konuyu uluslararası uzlaşma zeminlerine taşımayı kararlaştırması, La Hey'e gitme hazırlıkları durumu kurtarabilecek mi?
ABD iç siyasetine ulaşabilecek kanallar bulmaksızın imkânsız görünüyor.
Belki de bu yüzden Saygun, Washington'da düşünce kuruluşlarını ziyaret ediyor, özellikle Irak bağlamında Türkiye'nin pozisyonunu anlatıyor. (ABD işgalinin iyice dökülmeye başladığı Irak'ın Başbakanı Nuri El Maliki'nin de şu sıra Türkiye'de olduğunu da resmin dışında bırakmamak gerekiyor.) Geçtiğimiz aylarda ABD ile yaşanan Irak-PKK anlaşmazlığı ardından, Bush'un açıklayacağı yeni Irak politikasını askeri yönden etkilemeye çalışıyor. Benzeri bir işi bugünlerde ABD'nin Ankara büyükelçisi Ross Wilson, ABD'deki önemli düşünce kuruluşlarında Türkiye'nin önemini ve durumun kritikliğini anlatarak yapmaya çalışıyor. AK Parti yönetimine de giren İstanbul Milletvekili Egemen Bağış'ın organize ettiği bir gayriresmi Türk-Amerikan milletvekilleri buluşması bu hafta sonu gerçekleşecek.
Bütün bunlar Dördüncü Dalganın, bir tsunami felaketi gibi ortalığı yıkıp geçmesini engelleyebilecek mi? Muhtemelen daha çok ve daha büyük ölçekte çaba gerekiyor.



Bu yazı 406 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mart 2012 İki önemli mesele
    • 15 Mart 2012 Türkiye'nin yeni deniz stratejisi üzerine
    • 23 Aralık 2010 Şahin'den çağrı: Siyasi partiler yasası değişmeli
    • 11 Aralık 2010 Üniversitelerde ikinci 68 mi?
    • 5 Aralık 2010 Ankara'dan Tel Aviv'e: Özür insani-siyasi diye ayrılamaz
    • 21 Kasım 2010 'Diyarbakır'da 3. bir yol açabiliriz'
    • 19 Kasım 2010 'Füze kalkanında mutabakata yakınız'
    • 15 Kasım 2010 2010 model Ecevit çıkışı
    • 7 Kasım 2010 Hem AK Parti hem de CHP'de merkeze açılım
    • 23 Ekim 2010 Bedelli görüşülmedi ama söz siyasetin
    • 18 Ekim 2010 Gül ve Demirel'le dinleme üzerine
    • 3 Ekim 2010 Siyaset sahnesinde bu kez çok güzel hareketler var
    • 30 Eylül 2010 ABD, Irak sınırında güvenlik şeridine destek verdi
    • 26 Eylül 2010 Bilim dünyasına biraz daha ilgi
    • 16 Eylül 2010 CHP'nin hatası ve faturası
    • 11 Eylül 2010 Öcalan 'boykot' dedi, tansiyon yükseldi
    • 30 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu: Geçmişteki yanlışları telafi ediyoruz
    • 25 Temmuz 2010 Orduda değişim
    • 22 Temmuz 2010 Başbakan hesaplaşacaksa madde 35 ve YÖK'ü kaldırsın
    • 20 Temmuz 2010 AB elçisi: Yeni bir İran istemiyoruz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,749 µs