En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Fransa'ya verilecek ders...



KRİTİK gün nihayet geldi. Fransız Ulusal Meclisi bugün Ermeni soykırımını inkârı suç sayan yasa tasarısını oylayacak... Ve büyük ihtimalle onaylayacak.
Fransız parlamenterlerin bu yönde bir karar almasının, düşünce ve ifade özgürlüğünün vatanı olmakla övünen Fransa'nın namını ve itibarını zedeleyeceği, kendi içinde de tartışmalara ve sorgulamalara yol açacağı kuşkusuz. Nitekim daha karar alınmadan Fransa'da politikacıların kendi aralarında anlaşmazlığa düştüğü, birçok tarihçinin ve aydının tasarıya karşı çıktığı görülüyor.
Ama ne yazık ki, kısır siyasi çıkarlar ve önyargılar Fransız milletvekillerini, Fransa ve Ermeniler dahil, kimseye yarar sağlamayacak tarihi bir hata işlemeye sevk ediyor.
Bunun vebali, bu yanlışı yapanların ve onları engellemeyenlerin boynuna...

Ne yapmamalı?

Biz bu arada, Fransız Meclisi'nden böyle aptalca bir kararın çıkacağı varsayımından hareketle, Türkiye'nin ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini gözden geçirelim.

Tabii ki Fransa'nın bu davranışı cevapsız bırakılmamalı, ona gereken ders verilmeli. Türk hükümeti kadar, Türk halkı da bu karşılığı vermeye hazır... Ancak karşılığın, karşı taraf için etkileyici, caydırıcı, can acıtıcı olmasına; kendimize de fazla zarar vermemesine dikkat etmek lazım.
Bu bağlamda, yapılmaması gereken başlıca hareketleri şöyle özetleyebiliriz:

Tepkiler aceleci ve abartılı olmamalı... Meclis'in tasarıyı onaylamasına kuşkusuz tepki göstermeli; ancak yasanın kesinleşmesi için Senato'nun ve de Cumhurbaşkanı'nın onayının da gerektiği (bunun da gerçekleşmeyeceği) unutulmamalı... Tepkiler ne kadar soğukkanlı ve sağduyulu biçimde gösterilirse, o kadar etkili olma şansına sahip. Buna karşılık, öfkeli gösterilerle, bayrak yakma, temsilciliklere veya mallara saldırma gibi hareketler haklılığımıza gölge düşürür, adresi saptırır...

Gelişigüzel boykot sonuç vermez. Fransızlara duyulan kızgınlık daha önce de Fransız mallarına boykotu gündeme getirmiş, ama bu yürümemişti. Amaç eğer Fransa'ya gerçekten bir ders vermek ve onun canını acıtmaksa, hatta onu bu yoldan vazgeçirtmekse (ki yasal süreçte bu mümkündür), boykotu çok iyi planlayarak, hedefleri doğru seçerek ve uygulamayı etkili şekilde sürdürerek gerçekleştirmeli. Birkaç Fransız malına boykot ilan etmek sembolik bir anlam taşıyabilir, ama Fransa'ya fazla zarar vermez. Kaldı ki gerek ticarette, gerek yatırımlarda, selektif davranılmadığı takdirde, esas zarar görecek olan taraf Türkiye (yani Türk ekonomisi) olabilir...

Duygusal siyasi misilleme etkisiz kalır. Örnek: TBMM'den "Cezayir soykırımını inkârı suç sayan" bir yasanın çıkarılması Türkiye'de duyguları tatmin edebilir belki; ama Fransa bunu umursamaz, dünya da buna pek ilgi göstermez. (Cezayir Meclis'i dahi böyle bir yasa çıkarmış değil!) Kaldı ki, bizim Fransızlarda gördüğümüz yasal hatayı bizzat yapmamız, bir çelişki oluşturur...
Yasa kesinleşmeden, zorlama gereksiz. Fransız Meclisi'nin kararından hemen sonra, Fransa'ya gidip "Ermeni soykırımı olmadı" diye beyanda bulunarak kendini tutuklatmak, boş bir çaba olur. Çünkü bunun için, yasanın kesinleşmesi şart. Bu da epey zaman istiyor...

Ne yapmalı?

Peki, Fransa'ya bu aşamada verilecek dersler ne olabilir?

Hükümet düzeyinde, Fransa ile ilişkileri soğutmak, resmi ziyaret ve temasları bir süre durdurmak...
Fransa ile ekonomik ilişkileri, yukarıda belirttiğimiz şekilde hedefler ve sektörler iyi seçilerek, kısmak, Fransızları birtakım ihalelerden ve girişimlerden dışlamak...
Fransa içinde bu politikaya karşı çıkanlarla sıkı işbirliği yapmak, medya yoluyla, yapılan yanlışın kamuoyuna yansımasını sağlamak, yani "hatayı yüzlerine vurmak"... (Bunda Türk politikacılarının ve sivil toplum kuruluşlarının katkısı şart).

Fransa'nın bu davranışını, uluslararası kuruluşlara, dost ve müttefik ülkelere (ve de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne) şikâyet etmek. Ve böylece Paris üzerinde baskı yapılmasını sağlamak...
Daha uzun vadede yapılması gereken şey, dış dünyada "Ermeni sorunu" konusunda yeni, etkin stratejiler belirlemektir.
Benzer tasarılar pek çok ülkede, ya bir şekilde karara bağlanmıştır, ya da halen gündemdedir. Türkiye her defasında tepkiyle (veya bozuşarak) yetinemeyeceğine göre, bu meselenin özüne inmek ve bu tür olumsuzlukların önünü kesecek tedbirler almak zorundadır.



Bu yazı 195 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,548 µs