En Sıcak Konular

Murat Yetkin


Murat Yetkin
0 0 0000

Büyükanıt konuşmasını değiştirdi mi?



Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in TBMM'nin yasama açılışında son kez konuşması ardından, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a konuşmayı nasıl bulduğunu sorduk. "Gayet güzel" dedi. Konuşmada özellikle beğendiği bir bölüm olmuş muydu? 'Hepsini' beğenmişti. Peki, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD yolunda iken söylediği, bugün pek çok gazetede yer
alan sözlerini okumuş muydu? Evet, okumuştu.
Bundan sonraki iki soru için, Başbakan Erdoğan'ın sözlerini anımsamakta yarar var. Uçaktaki meslektaşlardan biri, Erdoğan'ın Büyükanıt ile 29 Eylül'de, ABD için yola çıkmadan kısa süre önce yaptığı görüşme üzerine şunu sormuş: "Genelkurmay Başkanı ile yaptığınız görüşmede irtica meselesini de gündeme getirdiniz mi?" Erdoğan şu yanıtı vermiş: "İrtica meselesi gündeme gelmedi. Türkiye'de gerilime vesile olacak açıklamalardan kaçınmak gerektiğini söyledim." Bir meslektaş üstelemiş: "Bunu söylediniz mi?". Yanıt: "Evet, söyledim. Çünkü bu süreç ekonomiyi etkiliyor. Bırakalım akışına gitsin, ben söylerim, isterse ekonomi batsın demekle olmaz."
Erdoğan, Büyükanıt'a herhangi bir zaman 'Gerilime vesile olarak açıklamalardan kaçınmalı' dememiş. Büyükanıt'ın '2 Ekim'de konuşacağını' açıklaması ardından, 25 Eylül'de Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un 'İrtica tehlikesi' konuşmasını yaptığı, 28 Eylül'de Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'in benzeri çizgide konuştuğu bir haftanın son günü, üstelik o gün Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu dozu iyice yükselttiği bir gün yaptığı görüşmede demiş.
Söylenmeyen amaç kestirilebilir: Büyükanıt'ın dikkatini 2 Ekim günü, yani bugün Harp Akademileri'nde yapacağı konuşma için peşinen çekmek. Bunun için de Erdoğan askere en hassas olduğu yerinden dokunuyor. Askerin ekonominin gidişinde ve AB ile ilişkilerde kötüleşmeden sorumlu tutulmak istemediğini bildiği için, "Konuşursanız ekonomi batar" söylemini öne sürüyor. Bunu gazetecilere söyleyerek de, Büyükanıt'ı zor bir durumda bıraktığını düşünüyor. Gazetecilerin tanıklığında, "Günah benden gitti, ekonomi kötüye giderse, artık kimin sorumlu olacağını biliyorsunuz" demek istiyor.
Şimdi Büyükanıt'a sorduğumuz diğer iki soruya gelebiliriz.
- Başakan'ın sözlerine ne diyorsunuz?
- Ben şimdi bir yorumda bulunmayayım.
- Peki Başbakan'ın sözleri üzerine konuşmanızda bir değişiklik yaptınız mı?
Büyükanıt bir yarım durak veriyor:
- Onu yarın (bugün) görürsünüz.
Büyükanıt'ın konuşmasında yalnızca PKK ve Irak konusuna değil, tıpkı dün Cumhurbaşkanı Sezer'in yaptığı gibi laiklik ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkedeki yeri konusuna da değinmesi sürpriz olmayacak. Ama bunları nasıl söyleyecek ve başka neler söyleyecek? Bu sözlerine ekonomi dünyası nasıl tepki verecek. Yani aslında Erdoğan riskli bir manevra yapmış oluyor.
Bugün Büyükanıt, Harp Akademileri'nde konuştuktan 4-5 saat sonra, Erdoğan Washington'da ABD Başkanı George Bush ile görüşecek. Türkiye açısından masadaki en önemli konu Irak ve PKK, ABD için de İran olacak gibi görünüyor. Erdoğan, Hasan Cemal'e "Onu nisan ayına bıraktık Hasan abi" dese de, Başbakan'ın ABD Başkanı ile görüşürken de aklının bir kenarında bu sorunun olduğunu tahmin etmek zor değil. ABD yönetimi, cumhurbaşkanlığı konusunda Türkiye'deki iki etkili muhatabının hükümet ve askerin ayrı düşündüğünü görüyor olmalı. Dikkat edilmesi gereken husus, Washington'ın bu ayrılığı kendisi açısından, farklı bir İran fırsatı olarak değerlendirip değerlendirmeyeceği olmalı.
İlginç bir süreçten geçiyoruz.



Bu yazı 485 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mart 2012 İki önemli mesele
    • 15 Mart 2012 Türkiye'nin yeni deniz stratejisi üzerine
    • 23 Aralık 2010 Şahin'den çağrı: Siyasi partiler yasası değişmeli
    • 11 Aralık 2010 Üniversitelerde ikinci 68 mi?
    • 5 Aralık 2010 Ankara'dan Tel Aviv'e: Özür insani-siyasi diye ayrılamaz
    • 21 Kasım 2010 'Diyarbakır'da 3. bir yol açabiliriz'
    • 19 Kasım 2010 'Füze kalkanında mutabakata yakınız'
    • 15 Kasım 2010 2010 model Ecevit çıkışı
    • 7 Kasım 2010 Hem AK Parti hem de CHP'de merkeze açılım
    • 23 Ekim 2010 Bedelli görüşülmedi ama söz siyasetin
    • 18 Ekim 2010 Gül ve Demirel'le dinleme üzerine
    • 3 Ekim 2010 Siyaset sahnesinde bu kez çok güzel hareketler var
    • 30 Eylül 2010 ABD, Irak sınırında güvenlik şeridine destek verdi
    • 26 Eylül 2010 Bilim dünyasına biraz daha ilgi
    • 16 Eylül 2010 CHP'nin hatası ve faturası
    • 11 Eylül 2010 Öcalan 'boykot' dedi, tansiyon yükseldi
    • 30 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu: Geçmişteki yanlışları telafi ediyoruz
    • 25 Temmuz 2010 Orduda değişim
    • 22 Temmuz 2010 Başbakan hesaplaşacaksa madde 35 ve YÖK'ü kaldırsın
    • 20 Temmuz 2010 AB elçisi: Yeni bir İran istemiyoruz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,002 µs