En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Oynak Peşmerge: Talabani



Sevgili okuyucular, bu pazar sizlere bazen gülerek bazen de tiksinerek okuyacağınız bir Talabani portresi çizeceğim. Böylesine mülevves, karışık bir kişiden söz etmeyi, onun serüvenleriyle sütunlarımı kirletmeyi istemezdim. Lâkin, candan aziz Kürt kardeşlerime, allanıp pullanıp karşılarına cumhurbaşkanı olarak çıkarılan kişinin nasıl birisi olduğunu ve kimler tarafından kullanıldığını göstermek istedim.

'Ortadoğu'nun döneği

Celâl Talabani için birçok Ortadoğu ve Batı'lı kaynaklar 'Ortadoğu'nun döneği' deyimini kullanırlar. Bundan kastedilen Talabani'nin kaypaklığı, oynaklığı, entrikacılığı ve güvenilmezliğidir. Ben Talabani'nin Kürtlüğünden bile şüpheliyim. Çünkü Kürtler mert ve sözünün eridirler. Hele 'benim Kürtlerim', bu Amerikan kuklası oynak peşmergeden tamamen farklıdırlar.
Basınımızdaki bazı Talabanisever kalemler, bana Talabani'nin kimliğini söyleyebilirler mi?
Talabani, hem Sovyet emperyalizmini, hem Batı emperyalizmini bir arada idare etmeye çalışmış; bütün hayatı döneklik ve ihanetlerle dolu bir 'cahş' (Kürtçe hain demek) olarak geçmiştir.
Bir yandan Molla Mustafa Barzani'nin IKDP'sinde yer alırken, diğer yandan İbrahim Ahmet ile beraber bu hareketi bölmeye çalışmış; hem Sovyetler'e hem Mao Çini'ne temennâ çekmiştir. Molla Mustafa ile ABD ve İran'la dostluk kuruyor diye kavga etmiş; daha sonra da İran'a sığınmakta beis görmemiştir.
Talabani, Molla Mustafa Barzani'yi 'emperyalizmin işbirlikçisi ve Irak Devleti'nin casusu'; Molla Mustafa da onu 'Kürt mücadelesini bölmeye çalışan hain ve İngiliz ajanı' olarak ilân etmiştir.
Talabani, 1964'te IKDP'nin 6. kongresinde partiden ihraç edilmiş; daha sonra Batı desteğiyle Barzani ile anlaşmışsa da, 1966'da Molla Mustafa'ya ihanet ederek kendisine bağlı peşmergelerle Irak güçlerine katılmış; bu yüzden kendisine '66'nın cahşı' denilmiştir.
Bağdat Hükûmeti, Talabani'ye dayanarak Barzani'ye savaş açmış; daha sonra Talabani İngilizler'in yönlendirmesiyle Abdurrahman Arif'i, akabinde de Baasçılar'ı desteklemiştir. Talabani, ABD'nin Batılıların ve İran Şahı'nın elinde dolaşıp durmuştur (Ali Rıza Şeyh Attar, Kürtler).

'Postal öpücüsü'nden Cumhurbaşkanı

İşte 'siyasetin döneği' olmak böyle bir şeydir.
Sen kalk solcu, sosyalist geçin. Sonra arkadaşlarına ihanet ederek Batı emperyalizminin oyuncağı ol. Ömrün kıvırmakla geçsin. Sonunda Amerikalıların kucağına oturarak ahkâm kes... Ben böyle birisine nasıl olur da 'Cumhurbaşkanı' derim, söyler misiniz?
Adamın hayatını siz kurtarmışsınız. Sizin Mehmetçiklerinizin postallarını öperek hayatta kalmış. Sizin verdiğiniz T.C. kırmızı pasaportuyla kelle gezdirip adamdan sayılmış. Şimdi kalkmış Amerikan işgal güçlerinin dipçiklerinin üstünde oturup kendisini gerçek bir Cumhurbaşkanı sayarak paçanıza saldırıyor.
Türkiye, ülkesinin(!) içişlerine karışıyormuş; bundan vazgeçilmediği takdirde Irak da Türkiye'deki 'muhalif güçleri' (yani Kürtçüleri, PKK'yı) desteklermiş.
Hükûmet sözcüsü Cemil Çiçek, Talabani'yi 'Dünün postal öpücüsü' olarak tavsif etmiş.
Ağzına sağlık... Aslında bu gibilerin anlayacağı tek dil de 'Mehmetçiğin postalı'dır.
Ahmet Necdet Sezer ise Talabani'nin ricalarına rağmen Türkiye'ye davet etmemekle, Cumhurbaşkanlığı dönemindeki en isabetli kararı vermiştir.

'Ateşkes' soytarılığı

Efendim, bu Talabani denilen peşmerge eskisi, bir taraftan bizi tehdide cüret ederken, diğer taraftan da PKK'yı 'ateşkes'e ikna ettiğini söylüyor. Bütün bunlardan, PKK'nın Talabani ve Barzani ile ilişkisi anlaşılmıyor mu?
Ben en çok da İmralı'daki bebek katilinin kalkıp da gerinerekten PKK'ya ateşkes emrini verdiğini söylemesine kızıyorum. Değerli gazeteci Erdal Şafak, Apo'nun avukatlarına verdiği talimatları 'İmralı PKK'nın Yeni Karargâhı mı?' adlı kitabında yayınladı. Okuyunuz da ibret alınız. Mahkûmun avukatıyla görüşme hakkının suiistimal edilerek suç işlenmesine meydan verilmesi hukuka ve cezaevi yönetimine sığar mı? Buna insan hakkı filan denmez; düpedüz 'devletin aczi' denir.
Hem 'ateşkes' de ne oluyormuş? Eşkıyayla, teröristle 'ateşkes' mi imzalanırmış? Ne güzel demiş Muhsin Yazıcıoğlu: 'Eşkıyaya ateşkes denmez, teslim ol çağrısında bulunulur'.
Bir de 'koordinatör' saçmalığı var. Büyükanıt Paşa bu konudaki feveranında haklıdır. Teröristle ya da teröristi destekleyenle anlaşma yapmak için koordinatör tayin edilmez. Bunlar, hep Türkiye'yi müdahaleden vazgeçirmek ve geciktirmek için yapılan aldatmacalardır.

Benim Kürtlerim Amerikan uşağı değildir

Büyük milletimizin ayrılmaz bir parçası olan benim Kürtlerim, Talabani gibi Amerikan uşağı cahşları kendisinden kabul etmez. Nasıl ki, eli kanlı, inançsız PKK'lıları, AB ve ABD'ye sığınarak devletine ihanet eden bölücü Kürtçüleri onaylamıyorsa, Talabanileri ve Amerikan bayrağı altında onlara yaslanarak Kürtlerin sırtından para ve mevki sahibi olanlara da hoş bakmaz.
Zira, 'benim Kürtlerim' merttir, dürüsttür, namusludur ve inançlıdır. Bu mübarek Ramazan gününde huzur içinde ibadetini yaparak bin yıldır birlikte yaşadığı kardeşine sırtını dönüp bir 'oynak peşmerge'nin sözlerine kanmaz.
(Yazıyı hazırlarken Talabani'nin yalanlamasını öğrendik. Yani sizin anlayacağınız gene kıvırdı. Onu yakından tanıdığımız için bu yalanlamasını geçerli saymıyoruz).



Bu yazı 491 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,335 µs