En Sıcak Konular

Can Dündar


Can Dündar
0 0 0000

Türkiye dindarlaşıyor mu?



Sahur davulları gümbürdemeye başladı önceki gece...
Ramazanınız mübarek olsun!
ANAR'ın 2004 araştırmasına göre Türk halkının yüzde 64'ü oruç tutuyor, yüzde 21'i tutmuyor.
"Ara sıra tutarım" diyen de yüzde 11'lik bir kesim var.
Bu oranlar, diyelim 1960'lı yıllarda ne kadardı bilmiyoruz. Bilsek, Türk halkının dini vecibelerini yerine getirmekte eskiye göre daha mı hassas, daha mı gevşek olduğunu anlayabilirdik.
Şu var ki, yaşı Cumhuriyet'in kuruluş dönemlerini anımsamaya yetenler, toplumda dinin etkisinin eskiye kıyasla ciddi ölçüde arttığını söylüyorlar.
Bu teşhis, daha çok gözleme dayalı:
Yollarda, ekranlarda eskisinden daha fazla örtülü kadın var.
Ülkeyi, dini jargon kullanan bir hükümet yönetiyor.
Ramazanda medyanın yayın içeriği, reklamlar vs. anında değişiyor.
Oruç tutmayanlara saldırı haberleri başlıyor.
Büyük holdingler "Ramazan geldi" diye davet vermiyor.
Cep telefonlarına ramazan kutlama mesajı yağıyor.
Ders kitaplarında Pinokyo o burunla -her nasılsa- secde ediyor, "abdestin tansiyonu normalleştirdiği" gibi hurafeler yayılıyor.
Uyuşturucuyla mücadele kampanyası başlatılırken Diyanet yetkilisi, "Bunlar dinden uzaklaştığımız için oldu" diyor. Başbakan'ın eşi çare olarak "manevi değerlere sahip çıkmayı" öneriyor.
Dinin etki alanı genişliyor.
***
Şimdi madalyonu tersine çevirelim:
Elimde TESEV'in 2000 yılında yaptığı "Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset" araştırması var.
"Oruç tutar mısınız?" sorusuna "Evet, her gün" diyenlerin oranı yüzde 91...
4 yıl arayla yapılan bu iki araştırmayı karşılaştırınca, AKP iktidara geldikten sonra, oruç tutanların oranında çok ciddi bir düşme olduğu, neredeyse 3 kişiden 1'inin oruçtan soğuduğu çıkıyor ortaya...
İktidarla itikat arasında bir ilişki mi var?
Belki.
Belki de asıl artan, dindarlaşma değil, dinin görünürlüğü...
Kente gelen kitlelerle başörtünün türbana dönüşmesi...
Partilerin, sendikaların etkisinin kırıldığı bir iklimde dini cemaatlerin naçar kitlelere kol kanat germesi, kimi belediyelerin ibadeti iaşe ile ödüllendirmesi...
ABD imzalı "Haçlı zinniyeti"nin de katkısıyla İslamın yoksul dünyanın yegâne direniş mevzii olarak belirmesi...
Rüyalardan giysilere, ihanetten siyasete kadar her konunun din referansıyla tartışılır hale gelmesi, dinin medyatikleşmesi...
Bunlar dini, gündelik hayatımızın vazgeçilmezleri arasına soktu.
***
Evet, toplumda dini söylem, dini simgeler, dini figürler çoğalıyor; ancak bunun o eski bildiğimiz din olduğu da su götürür.
Çünkü TV'de din âlimi kılıklı adamlara "Hocam, makyajla namaz kılmak caiz midir?" türünden sorular sorulduğunu görüyoruz.
Kadını erkeğin gözünden saklama amaçlı örtü, moda defilelerine konu oluyor.
"İslamcı feminist"ler, cemaat içinde kadının rolünü sorguluyor.
Bazı aklı başında din adamları dinin piyasa tarafından teslim alındığından yakınıyor.
Demem o ki, din hayatımızı dönüştürürken kendisi de dönüşüyor; başkalaşıyor.
Hem paniklememek hem de yanlış sonuçlar doğuracak politikalara meyletmemek için bu süreci doğru okumak zorundayız.
Sorun, toplumun dindarlaşmasında değil, İslamın siyasallaşmasındadır.



Bu yazı 1,003 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Nisan 2010 23,5 Nisan
    • 21 Aralık 2009 Menderes’in hücresi Öcalan’ınkinden küçüktü
    • 14 Mayıs 2009 Yol var, harita yok
    • 6 Nisan 2009 ‘Dünya büyükse biz de büyüğüz’
    • 26 Mart 2009 Bu bir darbe davası
    • 10 Şubat 2009 Neden kimseye güvenmiyoruz?
    • 14 Haziran 2008 Hakan Yakın’ın golü
    • 18 Mart 2008 İflas
    • 28 Ocak 2008 Ergenekon
    • 24 Aralık 2007 Sivil operasyonun tam sırası
    • 28 Ağustos 2007 Bravo çocuklar!
    • 27 Ağustos 2007 2007 yazı
    • 29 Mayıs 2007 Dağılmış pazar yerleri gibi...
    • 13 Ocak 2007 Kritik eşikte önemli konferans
    • 23 Aralık 2006 Kenan Doğulu'dan mesaj var
    • 21 Kasım 2006 Vicdanı sızlamayan çocuklar
    • 14 Kasım 2006 Tarihi bir itiraf
    • 4 Kasım 2006 Utanç
    • 30 Eylül 2006 Fransa'ya gözlük
    • 28 Eylül 2006 Avrupa için karşı rapor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,584 µs