En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Birleş(me)miş Milletler...



BM Genel Kurulu'nun eylül ayında başlayan yeni dönem toplantıları, zaman zaman ateşli konuşmalara, ilginç hatta garip olaylara sahne olur.
BM tarihinin belki bu tür en unutulmaz olaylarından biri, 1960'ta zamanın Sovyet lideri Nikita Kruşçev'in, konuşmasını yaparken kendisine yöneltilen eleştirilere kızarak pabucunu çıkarıp kürsüye vurmasıdır!
O olay, Soğuk Savaş'ın en gergin döneminde cereyan etmişti.
Bu hafta Genel Kurul'un açılışında yapılan konuşmalar, neredeyse o dönemi hatırlatıyor. O zaman Sovyet bloku ile Batı arasında sürtüşmeler ve gerginlikler hüküm sürüyordu. Şimdi ise, Batı (daha çok ABD) ile "Üçüncü Dünya" arasında benzer bir hava esiyor...
Genel Kurul'da bu kez açılış konuşmaları yapanlar arasında Bush'tan Ahmedinecad'a, Chavez'den Morales'e kadar, çok "renkli" liderler vardı. Yaptıkları konuşmalar, içerdiği "sivri" ifadeler nedeniyle, genelde sıkıcı olan oturumlara canlılık kattı...

Cepten çıkan koka!
Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez konuşmasının büyük kısmını, "şeytan" diye nitelendirdiği Başkan Bush'a ayırdı, onu ve politikalarını yerden yere vurdu. Bir ara şöyle dedi: "Son günlerini kâbus içinde geçireceksin, çünkü hepimiz artık Amerikan emperyalizmine karşı baş kaldıracağız"...
Bu sözler, Bush yönetimine şiddetle çatan İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın kullandığı üsluptan daha da ağırdı...
Diğer ilginç bir olay da, Bolivya Başkanı tarafından sahnelendi. Evo Morales konuşmasını yaparken birdenbire cebinden bir koka yaprağı çıkarıp delegelere gösterdi! "Bakın bu yeşil. Kokain ise beyazdır" dedi ve ABD'nin Bolivya'ya yönelik uyuşturucu ürettiği iddiasının doğru olmadığını söyledi.
Tabii bu sahneler, Genel Kurul'un ciddi siyasal olaylarla dolu olan gündemini unutturmamalı. Bunların arasında ivedilikle ele alınması gereken konulardan biri de, bizzat Birleşmiş Milletler'in geleceğiyle ilgilidir. Nitekim Genel Kurul başkanlığına seçilen Bahreynli Bayan Haya Raşid el Halifa ve görevi bu yıl sona ermekte olan Genel Sekreter Kofi Annan başta olmak üzere birçok lider, dünya örgütünün mutlaka bir reforma ihtiyaç olduğunu vurguladılar.

Örgüt artık "demode"
Aslında BM'nin yapısı, "demode" olmuş durumda. Örgüt İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminde, 50 ülke tarafından kurulmuştu (Türkiye kuruculardan biriydi). Bugün üye sayısı 192'yi buluyor. Bunların bir kısmı, çoğumuzun adını bile duymadığı ülkelerdir (Kiribati, Nauru, Tonga, Komorlar, Samoa, Vanuatu gibi)...
BM'nin en önemli organı olan Güvenlik Konseyi, kuruluş yıllarındaki gibi 15 ülkeden oluşuyor ve bunlardan 5'i (İkinci Dünya Savaşı'nın galipleri) veto hakkına sahip sürekli üyeler...
Son yıllarda BM'nin uluslararası anlaşmazlıklara çare bulamadığı, saldırıları ve çatışmaları durduramadığı, hatta insani yardım yapmakta da yetersiz kaldığı çok görüldü.
Aslında BM'de "reform" ihtiyacı, herkesçe kabul ediliyor. Ama bu değişikliğin tam olarak ne şekilde yapılacağı konusunda bir görüş birliği yok. Yani Birleşmiş Milletler, pek çok sorun üzerinde olduğu gibi, kendi geleceğine yeni bir düzen vermek hususunda da, "birleşmemiş" durumda!
Geçen yıl BM'nin 60. yılında yapılan zirvede "reform" bağlamında bazı temel anlaşmalara varılmıştı. Bunların çoğu henüz hayata geçirilemedi. BM'nin 1930'larda dağılan Cemiyeti Akvam'ın akıbetine uğramaması için, öncelikle günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek yapısal değişiklikleri yapmak gerekiyor.



Bu yazı 208 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,868 µs