En Sıcak Konular

Halim Selim


Halim Selim
0 0 0000

Nurlu kadınlar kurtaracak bu dünyayı!



Herşey, kadınlar kendi tabiatlarından ve içinde hayat buldukları, sonsuz güzellikteki dış dünyadan çekilince başladı… Aslında bu seçimi isteyerek yapmadılar… Kendi istekleriyle, seküler bir erkek dünyasının içine “yedek erkek” olarak girmediler… Çok eskiden planlanmış, ilahi yaratılışı nasıl bozabiliriz diye kurulmuş bir tuzağın içine düştüler…

Erkekler gibi giyindiler, onlar gibi konuştular, sadece iş hayatındaki başarıya kilitlendiler… Çocuklarından, kendi çocukluklarından uzaklaştılar… Bu seküler dünya, kadınları vücutsuz bırakınca, tabiatsız kaldılar…  Pınarları kurudu, kuşlar ormanları terk etti, gözlerinin ışıkları söndü, kalpleri kırıldı, incindiler… Bunlardan sonra da hastalıklar geldi! Çünkü bedenleri bu değişimi, erkekleşmeyi kabul etmediler… Ama erkeklerle, eş olarak yaratılışlarını, kendi tabiatlarının o mucizevî güzelliklerinin içinde, bütün farklılıklarıyla, birbirlerine eş olma halini kaybettiler… Erkek dünyası içinde, eşlerine, erkek arkadaş oldular… Tabiatlarının onlara bahşettiği, çoğu güzelliği kaybettiler… İşte o zaman, kendileri yalnız kaldıkları gibi erkekleri de yapayalnız bıraktılar… Seküler dünyanın tuzağına hep birlikte düşüldü… Eşit olmak, birbirine eş olmak yerine, tüketim çılgını, “markalaşmış nano robotlar” oldular…

Şimdi, hepimiz mutsuzuz…

Biz, eşini arayan erkekler, sadece kadınlara verilmiş, inceliklerle bezenmiş, benzersiz bir duygu dünyasının tılsımını, onlar olmadan öğrenemiyoruz… Bilgilerimiz hep yarım kalıyor… Aklımız, gönlümüzü arıyor, bulamıyor… Aklın yönettiği, bu duygusuz dünya, hepimizi büyük bir mahvoluşa doğru sürüklüyor… Temiz bir gönüle o kadar çok ihtiyacımız var ki… “Hakikî kalb”in taşıyıcısı kadınları bulmaya, onların berrak pınarlarında yıkanmaya, acı içindeki bu dünyanın ihtiyacı çok fazla… Herşey, kadınların, o muhteşem tabiatlarına geri dönmeleriyle yeniden başlayacak… Dünya kurtulacak o zaman… Ağaçlar, ırmaklar, kuşlar, çocuklar, erkekler, kurtulacak… Yine, o cennet günlerine dönecek dünya…

Ne olur, tabiatınıza geri dönün! Vücutlarınıza sahip çıkın… Dünyanın bereketini arttırın… O zaman, bizim de vücutlarımız tamamlanacak… Asıl sevişme, gerçek aşk bu değil mi? Bunun için yaratılmadık mı? Çocuklar annelerini bekliyor, erkekler eşlerini… Yüce yaratıcı, en değer verdiğini, o anne ruhu, vücuda geri çağırıyor… Huzura bekliyor.

Gelin bu çağırıyı duyalım… Bu gerçekleşmezse, kadınlar, vücutlarına, tabiatlarına geri dönmezlerse, dünya mahvolacak… Ama bu hayalimiz gerçekleşirse, inanın, dünya kurtulacak… O zaman yıllardır, sinema, televizyon filmleriyle, her an, her yerden beynimize gönderilen reklâmlarla, sıcak-soğuk medyadan, şuuraltımıza yollanan bu bölücü mesaj bombardımanlarıyla asıl yapılmak istenen şey, erkeğin de, kadının da, çocukların da yapayalnız bırakıldığı, ailenin ortadan kaldırıldığı, güvenin, huzurun bittiği, dünyanın bir acı denizine dönüştürülmesini sağlayacak, bu tehlikeli KAOS planı son bulacak… Yeniden cennet başlayacak…

Ne olur, bizi, eşinizi, kendinizi yalnız bırakmayın… Cenneti terk etmeyin…

Cehennem çok sıcak… Çocuklar zorda…

Nar her yerde!

Nur ise sizde, kalbinizde…

Dünya şu an, sizin, kadınların, nuruna-ışığına muhtaç!



Bu yazı 2,550 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Eylül 2014 İnsanlık tehlikede! Ey mazlumlar!
    • 5 Eylül 2014 Bilinmeyiz biz! Görünmeyiz! ‘Bir’ işaret bekliyoruz!
    • 1 Eylül 2014 Kalbe çağrı! Günah işlemişseniz de gelin! Yeter ki günahı terk edin!
    • 27 Ağustos 2014 Ey ‘nar’ kardeşlerim! Yol bitti!
    • 22 Ağustos 2014 Ey Mehdiyet! Kaldır başını secdeden!
    • 18 Ağustos 2014 Şeytanın ‘Dünya Krallığı’ kime hizmet eder?
    • 11 Ağustos 2014 Kıyam-et!
    • 6 Ağustos 2014 Terk edin sahte şeyhleri, mürşitleri! Kur’an’a dönün yüzünüzü!
    • 31 Temmuz 2014 Ey kabalist sufiler! Süslü cinler! Bildik sizi!
    • 25 Temmuz 2014 Kalbin cihadı başladı!
    • 21 Temmuz 2014 Belki de Ahir Zaman! Ey zalimlerin en zalimi! Hesap zamanı!
    • 14 Temmuz 2014 İşte ‘Mehdiyet’ sırrı! Kur’an ve ‘hidayet’!
    • 9 Temmuz 2014 Fırat, Dicle ve ISIS! Kıyamet alametidir!
    • 4 Temmuz 2014 Ramazan! ‘Oku’duk mu? Kur’an’ı anladık mı?
    • 29 Haziran 2014 Ey Mehdiyet! Kalbimiz ağlıyor!
    • 25 Haziran 2014 Ey mazlumlar! ‘Hakikat’ vakti artık!
    • 21 Haziran 2014 Şam, Kudüs ve İstanbul için fazla zaman kalmamıştır!
    • 17 Haziran 2014 Şirk-etlerin zombileri kapımızda! ‘İslâm’ adına hem de!
    • 12 Haziran 2014 Zaman yaklaştı! Zulme karşı ‘tuğrul kuşu’!
    • 7 Haziran 2014 Rabbim affet!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,489 µs