En Sıcak Konular

Semih İdiz


Semih İdiz
0 0 0000

Türkiye ve ABD'den PKK'ya zıt yaklaşımlar



PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında, sertlik yanlılarının gözleri artan bir şekilde, "kodu mu oturtması" beklenen Genelkurmay Başkanlığı'na döndü. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'dan önceki gün gelen açıklama ise bu umutları daha da beslemiştir.
Başbuğ'un açıklamasını okurken "Bu sözlerin muhatabı kim?" diye merak ettim. İlk etapta akla tabii ki PKK geliyor. Ancak mesajın farklı bir muhatabı da varmış gibi geldi bana.
Van'da iki şehit için düzenlenen cenaze töreninde konuşan Başbuğ şunları söyledi:
"Güvenlik güçlerinin mücadelesi silahlı mücadeledir ve bu kanlı terör örgütü yok edilinceye, kırsalda ve şehirlerde terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir... Bunun dışında düşünülebilecek diğer bütün hareket tarzları, sadece bu terör örgütüne taviz vermek demektir."
Bu sözler, ABD'nin "PKK Koordinatörü", emekli General Joseph Ralston'un geçen hafta Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasındaki sözlerini hatırlattı bana.
NTV'ye konuşan Ralston, PKK'ya karşı güç kullanımının "en son seçenek" olarak görülmesı gerektiğini söylemişti.

Ralston'a yanıt gibi
Ralston, gelen tepkiler üzerine, "Tabii koşullar gerektirirse güç de kullanılır" türünden daha sonra yaptığı "tamamlayıcı" bir açıklamayla ortamı yatıştırmaya çalıştı. Ancak, Washington'un gönlünde yatanı da dışarı vurmuş oldu.
Orgeneral Başbuğ'un, PKK'nın imhası dışında düşünülebilecek tüm diğer hareket tarzlarının, bu terör örgütüne taviz vermek anlamına geleceğine ilişkin sözleri, bu yüzden, sanki Ralston'a bir yanıt niteliğini de taşıyor.
Zira, Genelkurmay'ın, IRA ve ETA örneklerinden esinlenilerek, PKK ile diyaloğa girilmesi, dağdaki PKK'lılar için af ilan edilmesi veya PKK'nın terörü bırakarak siyasi platforma çekilmesi gibi çağrılara şiddetle karşı olduğu biliniyor.
Görevinin mahiyeti Türkiye'de hâlâ net bir şekilde anlaşılmamış olan Ralston'un NTV'deki açıklaması da, Genelkurmay'da bu konuda duyulan kuşkuları artırmıştır. Başbuğ ile Ralston'un PKK ile mücadele konusunda yansıttıkları zıt yaklaşımlar da zaten bu savı doğrular niteliktedir.

Brifingin izleri
Aslında Ralston'un söylediklerinde yeni bir şey yok. Amerikan tarafı, özellikle Kuzey Irak'taki PKK sorununun "askeri" değil, "yumuşak güç" yoluyla halledilmesini istediğini defalarca hissettirdi.
Washington ayrıca, Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesine "yeşil ışık yakmayacağını" resmen ve alenen duyurdu. Ralston'un söyledikleri de zaten, Ankara'ya gelmeden önce Washington'da bu konuda aldığı kesin olan brifingin izlerini taşıyor.

Görüş ayrılıkları var
Başbuğ ile Ralston'un açıklamaları, PKK terörüne karşı mücadelede "koordinasyon" işinin önce ve acilen -Ankara ile Washington arasında bir "anlayış birliğine" varılmasıyla başlaması gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak, bunun yakın zamanda olacağına dair bir işaret yok. Zira ciddi görüş ayrılıkları sürüyor.
Ralston'un ziyareti sırasındaki sözleri ve bunun hemen arkasından Türk tarafından gelen açıklamalar bunu göstermeye yetiyor.
Hal böyle olunca, PKK konusunun Türk-Amerikan ilişkilerinde daha bir süre sorun olmaya devam edeceği anlaşılıyor.



Bu yazı 350 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Ağustos 2011 Artık muhtıra değil, emeklilik dilekçesi veriliyor
    • 16 Mayıs 2011 Suriye karıştıkça Türkiye’den beklenenler artıyor
    • 3 Ocak 2011 ''İsrail ve Suriye için Türkiye en iyi arabulucu''
    • 13 Aralık 2010 AB’den gelen büyük desteğin nedeni
    • 13 Ekim 2010 ABD ile ilişkilerde tren kazası olasılığı
    • 4 Ekim 2010 İsrail’de yoğun Türkiye aleyhtarı Propaganda
    • 28 Ağustos 2010 Avrupalılar bile AB’ye artık inanmıyor
    • 3 Temmuz 2010 İsrail, Türk-ABD ilişkilerinin koşulu haline geliyor
    • 31 Mayıs 2010 Savunma stratejimizi etkileyecek gelişmeler yaşanıyor
    • 8 Mart 2010 ABD dış politikası amatörlerin elinde mi?
    • 2 Kasım 2009 Peki, CHP ne yapıyor?
    • 8 Haziran 2009 Obama’nın verdiği desteğin arka planı
    • 23 Şubat 2009 Batı’dan uzaklaştığımız inancı artıyor
    • 6 Ekim 2008 Aktütün saldırısıyla akla gelen sorular
    • 20 Ağustos 2008 Washington ile Montrö sıkıntısı
    • 18 Ağustos 2008 Türkiye ittifaksız kalırsa ne olur?
    • 11 Ağustos 2008 Türkiye’yi Batı’ya iten Rusya’dır
    • 2 Ağustos 2008 Batı kadar Doğu da rahatladı
    • 21 Ocak 2008 Erdoğan-Sarkozy-Merkel zirvesi bir tuzak mı?
    • 31 Aralık 2007 2008'de Türk- ABD ilişkileri

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,734 µs