En Sıcak Konular

Ece Temelkuran


Ece Temelkuran
0 0 0000

ABD'nin meselesi dünyayı gerdi!



Ve Chirac da açık kalmış mikrofona konuştu:
"Lübnan'daki barış gücü konusunda endişeliyim. Şimdi belki bir şey olmaz ama üç dört ay sonra ne olur bilmem."

Dünya halklarını temsil (?) eden adamların hakiki hissiyatlarını nicedir açık kalmış mikrofonlardan dinliyoruz. Daha önce de olmuştu, hatırlarsanız, Bush ile Blair'in, yeryüzünün kaderini belirlerken ettikleri enseye tokat muhabbeti de açık kalan mikrofonlardan duymuştuk.

Daha önce de kayıt yapıldığı bilinmeyen BBC kamerası sayesinde Bush'un savaş ilan etmeden önce saç modeli konusunda nasıl titizlendiğini izlemiştik. Yani bütün mikrofonlar açık kalsa, bütün kameralar kayda giriverse, kim bilir bizi temsil edenlerin bizi nasıl temsil etmediğini, bu yeryüzü için pek de fazla sorumluluk hissetmediğini hep birlikte daha iyi kanıtlayabileceğiz.
Askerlerini savaş bölgesine gönderen, gönderirken memleketlerini gaza getiren konuşmalar yapan liderlerin aslında kafalarında bin türlü tilki olduğunu göreceğiz. Daha doğrusu malumun ilanı olmuş olacak böylece...
Şimdi sırada Afganistan var. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt açıkladı:

"Afganistan'a gönderecek bir tane askerimiz yok."

Sonra da ABD açıkladı:

"Kırılırız!"

Afganistan'a yapılan ilk saldırıdan beri, sonrasında Irak'ın işgalinde de ABD kendi gerginliklerini BM aracılığıyla "uluslararasılaştırıyor". ABD'de bizzat Bush ailesinin desteğiyle ve petrol paralarıyla beslenen Usame Bin Ladin'in peşinden koşma hobisini bütün yeryüzünün sorunu haline getiren ABD dış politikası, daha sonra Irak'ta da aynı şeyi yaparak Saddam'ı "yeryüzü düşmanı" olarak ilan ediyor. Her sezon başlangıcında yeni bir "şer ekseni" tarifiyle yeryüzü üzerinde yeni saldırı noktaları tespit eden ABD, kendi meselesini sanki bizim meselemizmiş gibi aktarıp böyle olmadığını düşünenlere, bu yalanı yutmayanlara da "kırılıyor".
Bütün bunlara karşı verilen savaş karşıtı mücadelede ise biz hep aynı şeyi söylüyoruz:

"Yeni tabutlar istemiyoruz!"

Oysa söylenmesi gereken başka bir şey daha var:

Kimse adına öldürmeyeceğiz!

Bunu daha sık söylememiz gerekiyor. Çünkü ölmek kadar öldürmek de öldürür insanı. Hatta çoğu kez öldürmek, ölmekten daha yok edicidir.
ABD'den sonra aynı "kendi derdini uluslararasılaştırma" çabasında olan İsrail de bunu bilmeli. Türkiye'den giden çocuklar kimseyi öldürmeyecekler. Öldürmek istemiyorlar.

Şimdi ben uzaklara gidiyorum. Bu yazıyı okuduğunuzda dünyanın kalbinde olacağım. Döndüğümde heybede yeni hikâyeler olacak diye umut ediyorum. Bu yeryüzünün hakikatlerine dair cümleler getirmeyi diliyorum. Yeryüzünü yönetirken, insanlığın kaderini belirlerken gizli kapılar ardında konuşanların bizlere söylemediklerini duymak için gidiyorum. Çünkü halkların halklarla konuşması halinde insanlığın kader çizgisinin, ömür çizgisinin daha uzun ve daha ferah olacağını biliyorum. Gazeteciliğin de bu olduğunu düşünüyorum:
İnsanlığın hakikatine dair bir dil keşfetmek. Hakikatin diline yaklaşmaya çalışırken insanlığın kalbinden haberler vermek.
Gelecek haftaya kadar kalın sağlıcakla.



Bu yazı 158 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Ocak 2008 Facebook'un ardındaki gerçek
    • 18 Ocak 2008 Kan bayrağı, bayrak kanı
    • 6 Ocak 2008 Koyu yeşil dua
    • 18 Kasım 2007 Çağrılmayan dil
    • 26 Ekim 2007 Bedelsiz söz
    • 16 Mart 2007 Rocky dönüyor! Bush da!
    • 11 Mart 2007 Paris Hilton İsyanı
    • 28 Şubat 2007 Bush evine dönecek!
    • 15 Eylül 2006 ABD'nin meselesi dünyayı gerdi!
    • 13 Eylül 2006 Biz de tuzağa düşmeyeceğiz!
    • 10 Eylül 2006 Erkekler özür dilemez!
    • 6 Eylül 2006 Başbakan'ın bittiği andır!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,504 µs