En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Kabulleri yenilemek



Suriye'nin başkenti Şam önemli bir olaya tanıklık etti dün: Eli silâhlı bir grup, Suriye güvenlik güçleri saldırganlara geçit vermediği için başarısız kalan bir saldırı düzenledi Amerikan Büyükelçiliği'ne... Dört saldırgan öldürüldü, beşinci saldırgan da yaralı yakalandı. Saldırının, ABD Başkanı George W. Bush'un 11 Eylül'ün 5. yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, “Tiranlık ile özgürlük arasındaki çatışma yeni başladı” demesinden birkaç saat sonra gerçekleşmesi ilginç.

Saldırıya ânında gösterilen tepki, Beşar Esad rejiminin Suriye'ye askerî saldırıyı sürekli gündemde tutan ABD'ye bahane vermek niyetinde olmadığının işareti...

ABD'nin 'teröre karşı mücadele' adını verdiği sürekli savaşta yeni cepheler açması anlamsız görünüyor bazılarına; birbiri ardına yaşadığı başarısızlıklar gözler önünde dururken, Washington'un Suriye ve İran'a saldırmayı düşünmesi ilk elde 'saçma' geliyor gerçekten. Ancak, Şam ve Tahran yönetimleri, gayet haklı olarak, ihtiyatlı davranmayı, bahaneye açık kapı bırakmamayı tercih ediyor.

Afganistan'daki 'teröre karşı mücadele' beklendiği gibi gitmiyor. Müttefik cephesinin beş yıl önce devirdiği Tâliban Afganistan'da varlığını yeniden hissettirmeye başladı. Ülkenin uzak köşelerinde denetim merkezî hükümetin elinden çıktı, yönetim Kâbil'de de sıkışıyor. Cuma günü bir Amerikan askerî konvoyuna yanaşan bir canlı bomba 17 kişinin ölümüne yol açan eylemini gerçekleştirebildi. Düzeni sağlamak için Afganistan'da bulunan NATO gücü etkisiz; binlerce yeni asker ihtiyacı NATO üyesi ülkelerin başkentlerine ulaştırıldı.

ABD'nin Irak senaryosu da fos çıktı: Geçen yıl sonunda yapılan genel seçimden meşruiyet kazanacak yeni hükümetin ipleri eline alacağını, hızlı bir eğitimden geçirilen ordunun da ülkede güvenliği sağlayacağını hesap ediyordu Washington; gelişmeler bu beklentileri boşa çıkardı. Direniş her geçen gün daha da güçlenerek devam ediyor; Irak'ın pek çok bölgesi Bağdat yönetiminin kontrolü dışında bugün. Amerikan askerleri güvenlikli bölgede bile kendilerini güvende hissetmiyorlar.

'Teröre karşı mücadele' kampanyasının yeni bir cephesinin bir başka ülkede daha açılması saçma görünüyorsa, sebebi, Afganistan ve Irak'ta işlerin beklendiği gibi gitmemesi...

Acaba?

İnsanların olup bitenlerden duydukları kuşkular 11 Eylül'ün 5. yıldönümünde giderek derinleşiyor. Kuşkulardan bir bölümü, uğursuz eylemlerden sonra başlatılan 'teröre karşı mücadele' ile ilgili kabullere yönelik. Washington yönetiminin, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel ilkeleri Ortadoğu'ya da götürmek için yola çıktığı, hedef alınan ülkelerde rejim değişikliğiyle bunun zorlandığı 'kabulü' sözgelimi... Ne zaman bu kabul dile gelse, “Acaba?” sorusunu daha güçlü biçimde soruyor insanlar...

Bir diğer 'kabul' de, ABD'nin müttefikleriyle müdahale ettiği ülkelere etkin yönetimler getirmek niyetinde olduğuyla ilgili. “Acaba?” Afganistan'da, Irak'ta işgal bittikten sonra da ayakta kalacak güçte yönetimler kurmak ister gibi davranmadı Washington. Kâbil'de ve Bağdat'ta yandaş rejimler var, ama etkileri çok sınırlı.

Kabullerimizi gözden geçirmemiz gerektiği açık. Washington'dan bölgeye bakanlar, daha ilk günden arkalarında kendi ayakları üzerinde duramayacak zayıf yönetimler bırakmayı planlıyor olmasın? Tâliban'ın Afganistan'da, Saddam Hüseyin'in Irak'ta iktidardan uzaklaşması ana hedefler idiyse, o hedeflere ulaşılması yeterli Washington için... Suriye ve İran'a da aynı gözle bakıyor olmalı Washington... Hele bir de Hizbullah'ın askerî gücü Lübnan'da sona erdirilirse...

Güçsüzleştirilen ülkeler bu bölgenin kaderi haline dönüştürülüyor.



Bu yazı 377 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,204 µs