En Sıcak Konular

Kerim Balcı


Kerim Balcı
0 0 0000

Soğuk Savaş hiç bitmedi ki!



ABD Devlet Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta cuma günü yaptığı konuşma ‘yeni bir soğuk savaş’ yorumlarına yol açtı.

Rus basını Cheney’nin Rusya’yı on yıllık reformları geri döndürmekle, petrol ve doğalgazı dış politika malzemesi olarak kullanmakla ve petrol taşımacılığını tekeline almakla itham eden konuşmasını, birinci Soğuk Savaş’ı başlatan Winston Churchill’in meşhur Missouri konuşmasına benzetti. Sovyetler’in son başkanı Mikhail Gorbachev de Cheney’nin konuşmasının hem içerik, hem de yapıldığı yer ve zaman olarak provoke edici olduğunu söyledi.

Vilnius konuşmasının, olmayan bir Soğuk Savaş’ı başlatacağı kanaatinde değilim ben. Washington’un füze kalkanı projesi üzerinde diretmesinden tutun, İran nükleer krizinde Rusya’yı itham etmesine kadar; başta Azerbaycan olmak üzere Rus nüfuz alanı olan bir dizi Orta Asya ülkesinde üsler kurmasından tutun, Kazak ve Türkmen petrol ve gazının Batı’ya Rusya üzerinden akmayacağı alternatif hatlar aramasına kadar pek çok proje Washington’da Rusya’ya karşı derin bir güvensizliğin devam ettiğini göstermişti zaten. Buna karşılık Rusya’nın enerji endeksli dış politika stratejisi, Ukrayna’ya vana kapatma cezası, Beyaz Rusya seçimlerine müdahale ihtimaline karşı sert tepkisi, renkli devrimlerin olduğu her ülkede karşı devrim akımlarını desteklemesi de Moskova’nın gerilimi tırmandırma ve Soğuk Savaş’ın temel parametresi olan ‘şiddet dengesi’nin yerine ‘nüfuz dengesi’ni ikame etme kararlılığını ortaya koymuştu.

Mevcut nüfuz dengesi mücadelesi sıradan bir güç yarışı değil. Daha ziyade kolonileşme döneminin ‘kaynakları sömürme’ ve kaynakların hareketliliğini tekeline alma yarışına benziyor. Bu yarışta Amerikan İmparatorluğu’nun büyüme hızı bir zamanların Sovyet İmparatorluğu’nun uyguladığı ‘salam taktiği’ yavaşlığına razı olmadığından Rusları çok kısa zamanda çileden çıkartmış oldu. Putin’in kişiliğinin de etkili olduğu ‘Rusya için yeniden Sovyet politikası’ sadece ekonomi ve enerji alanlarında gözlemlenmiyor. SALT ve START anlaşmaları ile nükleer silah indirimine giden süper güçler, nicelik olarak azaltılan silahların yerine yıkım gücü çok daha yüksek, tespit ve imhası neredeyse imkansız silahları ikame ederek dehşet dengesi ‘dengesizliğini’ devam ettiriyorlar.

Rus nüfuz bölgesi uzmanları Soğuk Savaş’ın her yerde bitmiş olsa da Kafkaslar’da bitmemiş olduğunu söyler dururlardı. Son bir yıl içinde yaşanan gelişmeler durumun çok daha vahim olduğunu gösteriyor. Bir Soğuk Savaş sonrası devlet politikalarının nasıl rehabilite edileceği üzerine çok şeyler yazılmış ve yapılmış olabilir. Ancak toplumların dünyayı siyah-beyaz, biz ve ötekiler, bendensin ya da karşımdasın gibi mutlak karşıtlıklar dünyası olarak gördükleri Manikean yaklaşımın yerine sağlıklı bir diyalog nasıl ikame edilir, Amerikalıların Ruslar ve Rusya hakkındaki güvensizlikleri nasıl bertaraf edilir, Rusya’nın ve Rusların ‘yeterince güçlü olamazsak yutarlar bizi’ paranoyası nasıl atlatılır.. gibi konularda ne yazılan bir şeyler var, ne de yapılan…

Bunlar yapılamadığı müddetçe Soğuk Savaş bitmiş olamazdı. Mesele iki devletin güç mücadelesinin ötesinde algılayışlar, kültür, dil hatta din boyutu olan bir cidal medeniyetinin tasfiyesi meselesidir. Fünyeler söndürülmüş, tetikler indirilmiş olabilir; ama barut fıçıları hâlâ doludur. Kıvılcım yeter…

Cheney’nin Vilnius konuşması böyle bir kıvılcımdı. Bu konuşma bir müddettir Washington’da da eleştirilen ve Rice ile değiştirilmesi teklif edilen Cheney’nin kaderini nasıl etkiler bilinmez. Ama Gazprom’un Beyaz Saray ile dolaylı irtibatlı Chevron ve Conoco-Phillips gibi firmaları artık ortak olarak görmemesine sebep olacağına mutlak gözüyle bakılıyor.



Bu yazı 130 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Şubat 2007 Hocalı Katliamı'nı hatırlıyorsanız arada unutuyorsunuz demektir
    • 25 Eylül 2006 Filistin'de koalisyon oyunları
    • 18 Eylül 2006 Papa, diyalog ve aklın putlaştırılması
    • 11 Eylül 2006 Zülfikar Darbesi
    • 10 Temmuz 2006 İsrail, ufuktaki umutları da tüketiyor
    • 19 Haziran 2006 Şanghay Zirvesi yeni oluşumlara gebe
    • 19 Haziran 2006 Şanghay Zirvesi yeni oluşumlara gebe
    • 8 Mayıs 2006 Soğuk Savaş hiç bitmedi ki!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,927 µs