En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Mendebur yazı



Siz oturun, başını bağlayanların hangi ülkeye gitmeleri gerektiği gibi çok önemli konularla uğraşın, ben size önemsiz bir konudan sözedeyim... Bu köşe babamın malı değil mi, ederim vallahi.

İlber Ortaylı diye bir hoca var, biliyorsunuz.

Bilmiyor musunuz? Haklısınız. Adam futbol hakemi, antrenörü, yorumcusu ya da yazarı olmadığına göre, hoca sıfatını asla haketmiyor!

İşte bu, Osmanlı tarihi gibi son derece gereksiz ve karın doyurmayan bir işle uğraşan ve kendine utanmadan hoca dedirten Profesör İlber Ortaylı (profesör olmuş da kaç para kazanmış canım, memleketi kurtarıyor ama kendine faydası var mı?), geçen gün bir gazeteye İstanbul'un berbat durumunu anlattı.

Elbette milletimizin efendisi olan köylümüz İstanbul'a yeni geldiği için eski halini bilmez, onu içleracısı bulmaz... İstanbul, iki cihanın mültekasında aziz bir bilmemne-i bilmemne değil midir? Üstelik bazı 'sosyal dallamalara' sorarsanız cumhuriyet yönetimi, hele ilk yıllarında, İstanbul'a en büyük önemi vermiştir. Acem mülkünü feda etmek de bugün artık George W. Bush'un tekelinde olan bir meseledir, bizim uğraşmamıza gerek kalmamıştır. Profesör Ortaylı, bin kocadan artakalmış bive-i bilmemnenin (uyumayın ulan, yazımızda Atatürk, Nedim, Fikret ve Nazım'a göndermeler var) öncelikle Belediye Sarayı'nın yıkılmasını istemiş. Binayı 'mendebur' olarak niteliyor. Futbolcu değildir ama haklıdır. Belediye Sarayı mendeburdur.

Vallahi içinde bir zamanlar Nurettin Sözen ve Hilmi Yavuz oturmuş oldukları için söylemiyorum!

Yapılışını hatırlarım, inşaatı çevreleyen tahta perdenin önünden Saraçhane-Taksim dolmuşu kalkardı, otuz kuruş mu ne?

Yeni açılmıştı, orada 1960 yılının ilkbahar aylarında bir toplantı yapılacaktı da (NATO dışişleri bakanları mı yoksa IPI yönetimi mi, şimdi açıp da bakmadım Google'a, üşendim), ağabeylerimiz 28 Nisan olaylarını yaratmak için bundan da mı yararlanmışlardı ne, öyle birtakım anılar...

Altından da elbette Bizans kalıntıları çıkmıştı... Ne işi vardı gül gibi şehrimizde bu tür kefere enkazının? Ne yani, burada bir zamanlar sözde Rumlar mı oturmuşlardı? O çukura, son derece çirkin bir belediye binası yapıldı, adına saray denildi.

Eh, altı manifaturacılar çarşısı olan, koridorları sidik kokan, asansörü çalışan ve fakat asansöre binmenin yasak olduğu bazı adliye binalarına da saray denildiğine göre, bunda bir sakınca görülmedi.

Ve gelip geçen hiçbir belediye yönetimi, ister sağcı olsun ister solcu olsun, bu yapıyı yıkıp da yerine doğru dürüst bir belediye binası yaptırmayı düşünmedi.

İstanbul belediyecileri esas olarak Bayburt, Sivas, Siirt gibi şirin illerimizden geldiklerinden, o muhteşem Şehzade Camii ve külliyesinin karşısına böyle bir çirkinlik anıtının domaltılmış olmasından rahatsızlık duymamışlardı belki de...

Üstelik masraf çıkacak, para yazacaktı. Son derece kısıtlı olanaklarıyla halka ve su borusu müteahhitlerine hizmet vermek için çırpınan belediyenin bu işe ayıracak kaynağı mı vardı?

Ayrıca biz, Sinan'ın başyapıtı Süleymaniye külliyesinin avlusunu otopark yapmış aziz bir lumpen kitlesinin çocukları değil miydik? Bu memlekette, Boğaziçi'ndeki aristokrat konakları birer birer yandıkça bundan zevk duyan devrimci arkadaşlar yaşamıyorlar mıydı?

İlber Hoca'nın 'selatin camii' yani 'sultanlar camii' lafını 'Selahattin camii' anlayıp öyle yazacak gazeteci arkadaşlar gezinirken Babıali denilen okumuşlar cennetinde?

Neyse ki İlber Ortaylı, herhalde futboldan anlamadığı için, iki bin yıllık bir metropolu ve başkenti bırakıp da yönetimi bozkırın ortasına taşıyanları sorgulamamış, maazaallah 'tıynet' kelimesini 'tiyniyet' yazan gecekondu oğlanları adamı gerici yapar çıkarlardı.



Bu yazı 842 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,015 µs