En Sıcak Konular

Umur Talu


Umur Talu
0 0 0000

Sopalı medya!



Bir bilmecem var:
"Zorbalık" aşağıdakilerden hangisiyle bir araya gelebilir:
a) Din
b) Medya
c) Cemaat
d) Altın
e) Eğitim
f) Siyanür
g) İpek
h) Maden
i) Davetiye
j) Gazeteci
k) Sansür
l) Ticaret
m) İhtiras
n) Kar
o) Halkla ilişkiler
p) Sermaye
q) Bayrak

Önceki gün, Dikili'de, geleneksel şenlikler kapsamındaki bir panel vesilesiyle, maalesef bunların hemen hepsi bir araya getirildi.
Davetiye işinde büyüdükten sonra altın ve maden sektörlerine de giren, sermayesi medyaya da uzanan, çok sayıda gazetecinin patronluğunu yapan, tarih boyunca kar ihtirasının simgesi olan altın madenlerinde mecburen siyanüre sığınan, dini hassasiyetleri yüksek bir cemaat içinde aynı zamanda maddi bir güç olarak temayüz eden ve cemaatin kimi okullarını da üstlenen ipek gibi bir şirketin, halkla ilişkiler müdürü de dahil, bayraklara sarılmış sopalı adamları bir paneli basıp çok sayıda kişiyi dövüp yaraladılar. Ve kimi yerde bu haberlere adeta sansür uygulandı!
Gördünüz, değil mi?
Nasıl da bir araya geliverdi, onca kendi halinde kelime, zorbalığın şiddetiyle, sopanın zoruyla!
Hele o manevi yönü yüksek kavramlar!
Hele o medya, gazeteci gibi olanlar!

Bugüne kadar, ama şu nedenle ama bu nedenle, hiçbir medya kuruluşunun kendisi yahut akrabaları, eli sopalı adamlarla "panel, konferans, düşünce ve tartışma ortamı" bastırmamıştı.
Tamam, mutlaka herhangi bir şiddeti öven, teşvik eden, hamilik yapan çıkmıştır ama böylesini hatırlamıyorum.
Panelin adı, "Siyanür-Altın Çevre Paneli" olsa ve o şirket de tam da altın arama ve pazarlama işlerine girmiş olsa dahi.
Bu oldu.
Bunun elbette, yukarıdaki tüm kelimelerle, kavramlarla olan ilişkisi sorgulanır.
Yani dinle, cemaatle, ticaretle, sermayeyle, bayrakla, eğitimle ve elbet zorbalıkla, şiddetle, sopayla.
Ama bizim mesleğe, meslektaşlara, meslek örgütlerine düşen de medya ve gazetecilikle ilişkisini sorgulamaktır.
Kendisine, yaptığı işe, işin türüne muhalif olanların bir toplantısını, orada düşünce ifadesini, o özgürlüğü sopalarla basıp engellemeye ve yıldırmaya uğraşanlarla gazetecilik arasında nasıl bir akrabalık olabilir; böyle bir ilişki para ve sermaye zoruyla kurulu olsa dahi! Gazeteciler şiddete ortaklığı, zorbalığın sansürünü kabullenmeyi nasıl sindirebilir.
Şirketin aile üyesi bir yöneticisi, Bergama Ovacık altın madenini devraldıklarında şöyle bir demeç vermiş:
"Çevreye herhangi bir zarar vermeyeceğiz."
Anlaşılan o "çevre" ye; belediye başkanı dahil insanlar, farklı görüştekiler, eleştiriler filan dahil değilmiş!
"Sopalı medya" ha!
Bunu mutlaka izah edebilmeliler.



Bu yazı 696 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Ocak 2009 Kravatın vicdanı
    • 15 Ocak 2009 Yeraltı ordusu!
    • 26 Aralık 2008 Hakikatin içyüzü
    • 15 Aralık 2008 Onların oğulları kızları...
    • 11 Aralık 2008 Bak şu bakana!
    • 23 Kasım 2008 Üç ana...
    • 17 Kasım 2008 Taş ile bomba... Kanun ile adalet
    • 13 Kasım 2008 Ya öyle değil de böyle ise...
    • 19 Ağustos 2008 Kırk tilki kırk ayak
    • 28 Temmuz 2008 Kahpelik!
    • 28 Ekim 2007 Kasrı Şirin mi şirin!
    • 10 Ekim 2007 Düşünmeye davet
    • 26 Ağustos 2007 Biat kültürü imiş!
    • 21 Haziran 2007 Büyük lokma... Büyük konuşma
    • 20 Haziran 2007 Susurluk, Ankara Sauna, Atabey Kaldırım, Danıştay Trabzon, İstanbul bomba Cumhuriyet
    • 17 Haziran 2007 Her senaryo aktörünü bulur
    • 11 Haziran 2007 Şimdi incir zamanı
    • 3 Haziran 2007 Bana her şey seni hatırlatıyor!
    • 29 Mayıs 2007 Bunu da gördük!
    • 28 Mayıs 2007 Kanmayın kıymayın!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,284 µs