En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Bu karar zor uygulanır



İsrail ile Hizbullah arasında çatışmalar başlayıncaya kadar gözler Hamas yönetimindeki Gazze'ye, yani Filistinlilerin trajik durumuna çevrilmiş bulunuyordu. Hizbullah'ın iki İsrail askerini rehin alması üzerine İsrail'in Lübnan'a karşı giriştiği saldırılar, bu kez dikkatlerin tamamen bu talihsiz ülke üzerinde toplanmasına yol açtı. Uluslararası camia bu cephedeki çatışmaları durdurmak için harekete geçti. Lübnan ve Hizbullah tüm ilginin odak noktası oldu...

BM Güvenlik Konseyi'nin bir hayli zorlandıktan sonra aldığı 1701 sayılı kararla Lübnan cephesindeki çatışmalar durdu. Uluslararası topluluk şimdi bunun kalıcı bir ateşkese dönüşmesi ve yıkılan Lübnan'ın yeniden inşası için harekete geçiyor.

Ya Gazze'deki durum? Dünya Lübnan'la ve Hizbullah'la uğraşırken, Filistinliler adeta kendi kaderleriyle baş başa bırakılmış durumdalar...

Kâğıt üstünde iyi...

Güvenlik Konseyi'nin Lübnan'la aldığı karardan günler sonra, hâlâ bunun nasıl uygulanacağı konusunda belirsizlikler hâkim. Özellikle BM barış gücünün kurulmasıyla ilgili birtakım tereddütler var...

1701 sayılı karar, iki yıl önce gene Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını öngören 1559 sayılı kararın akıbetine mi uğrayacak?

Yeni karar kâğıt üstünde öncekinden daha güçlü bir mekanizma öngörüyor. Buna göre Lübnan-İsrail sınırında 20 kilometrelik silahtan arındırılmış bir bölge oluşturulacak, buraya Lübnan ordusundan 15 bin kişilik bir kuvvet konuşlanacak ve ona destek için de bir o kadar mevcutlu bir BM gücü sevk edilecek.

Bütün mesele bu bölgede bulunan Hizbullah'ın, savaşçılarını ve silahlarını geri çekmeye razı olup olmayacağıdır. Hizbullah lideri Hasan Nasrullah, şartlar olgunlaşmadıkça bu talebi yerine getirmeyeceğini söylüyor. Lübnan hükümeti ise bunu zor kullanarak gerçekleştirmeye niyetli değil. Nitekim Lübnan Savunma Bakanı Elias Murr da bunu açıkça söyledi.

O halde, Hizbullah'ın silahları bırakması nasıl olacak? Kuşkusuz 34 günlük savaşta gücünü sergileyen ve sonucu bir zafer olarak ilan eden Hizbullah'ın durup dururken silahlarını bırakması beklenemez. Aksine, Nasrullah şimdi bu sonuçtan aldığı cesaretle daha da dikleşecek...

Açıklık gerek

Öyle ise bu iş, barış gücüne mi düşecek? Doğrusu bu konuda da asker verebilecek ülkelerde ciddi tereddütler ve şüpheler var. Bu nedenle Fransız Dışişleri Bakanı dün Beyrut'taki görüşmelerinde, Lübnan hükümetinden bazı açıklamalar ve garantiler istedi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yaptığı gibi...

İşin doğrusu, belki Güvenlik Konseyi'nin gönderilebilecek BM gücünün görev ve yetkilerinin net biçimde tanımını yapan bir karar alması veya beyanda bulunmasıdır. Ancak BM çevrelerinde böyle bir eğilim yok.

Bu durumda barış gücü nasıl kurulacak ve nasıl bir görev yapacak? Lübnan ordusu tampon bölgede kontrolü elinde tutabilecek mi, yoksa Hizbullah'ın buradaki hâkimiyeti devam edecek mi? O takdirde İsrail çatışmaları yeniden başlatır mı?

Bu sorulara halen kimse kesin yanıt verecek durumda değil. Bu da belirsizliğin devam edeceğini gösteriyor.

 

 



Bu yazı 223 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,754 µs