En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Ankara'yı beklemeye iten üç neden



Birleşmiş Milletler'in (BM) Lübnan'da çatışmaların durdurulması yönündeki kararı dün Ankara'da masaya yatırıldı.
Başbakan Erdoğan'ın başkanlığında ilgili bakanlar ve komutanların katıldığı "Lübnan Zirvesi"nden çıkan karara bakılarak Ankara'nın, "ihtiyatlı-temkinli" bir tutum içinde olduğu söylenebilir.
Lübnan'a gidecek barış gücüne Türkiye de asker verecek mi?
Yanıtı en çok merak edilen soru buydu.
Her ne kadar Lübnan, barış gücüne takviye kuvvet gönderecek ülkeler arasında Türkiye'yi de sayan bir açıklama yapmış olsa da, Ankara henüz bu aşamada değil.
Lübnan zirvesinden çıkan kararı, "Ankara beklemede" biçiminde okumak doğru bir değerlendirme olur.

Bekleyip görelim
BM kararı karşısında Ankara'yı bekleme pozisyonuna iten nedenler nelerdi?
Bu soruyu zirveye katılan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e yönelttiğimde, üç önemli neden saydı :
"1- BM kararında çatışmaların durdurulması ifadesi var, ama henüz "ateşkes" ifadesi yok. Burada bir belirsizlik var.
2- Aktör ülkelerin pozisyonu ve yaklaşımları net değil. Burada da bir belirsizlik var.
3- BM hangi işlevle, nasıl, ne kadar, nereye barış gücü isteyecek, bu da belli değil."
Çiçek, zirvede yapılan değerlendirmede bu belirsizliklerin giderilmesi gerektiği sonucuna varıldığını vurguluyor. Dolayısıyla Ankara "bekleyelim-görelim" kararı almış durumda.
Zirve sonrasında yapılan açıklama ve Çiçek'in sözleri dikkate alındığında, Ankara'nın BM kararını memnuniyetle karşılamakla birlikte yetersiz bulduğunu gösteriyor. Ankara, bu belirsizliklere açıklık getirecek daha somut ikinci bir BM kararı alınması gerektiğini düşünüyor.

Netleştikten sonra
Türkiye, barış gücüne katkıda bulunup bulunmamayı "belirsiz" olarak nitelediği hususlar açıklığa kavuşunca nihai değerlendirmeye alacak. Bu aşamada asker gönderip göndermeyeceğine ilişkin bir karar üretmeyecek.
BM'nin ikinci bir kararla tutumunu netleştirmesi, İsrail, Lübnan ve Hizbullah'ın yaklaşımlarının ortaya çıkması, İsrail'in çekilme koşulları, barış gücünden beklenen işlev gibi konularda kesin çerçeve ortaya çıkıncaya kadar Ankara, "ihtiyatlı iyimserlik" içinde bekleyecek.

İnsani yardım
Ankara siyasi ve askeri koşulların netleşmesini beklerken, insani yardım konusunda ise çalışmalarını sürdürecek.
İnsani yardım koridorlarının daha etkin ve güvenli hale getirilmesi için çaba gösterecek. Fiilen açık olan ve en etkili yardım yolu olarak işlev gören Mersin-Beyrut hattı, bütün yardımların ulaştırılması, güvenli çıkışların sağlanması için işlemeye devam edecek.

Lübnan tezkeresi
Türk askerinin Lübnan'a gönderilmesi için TBMM'nin kararı gerekiyor. Hükümetin bu konuda düzenleyeceği tezkerenin TBMM'ye sevki ilk aşamayı oluşturuyor.
Bu koşullarda "Lübnan Tezkeresi"nin ucu göründü mü?
Çiçek, bu soruya henüz "evet" yanıtı vermiyor, bunu söylemek için "erken" olduğunu belirtiyor.
Ankara, Lübnan'da barış gücüne katkı vermek istiyor ama bunun koşullarının oluşmasını bekliyor.
Bölgedeki sorunların, istikrarsızlığın Türkiye'yi de olumsuz etkilediği malum.
Ankara, bu sorunlarla ilgili olarak sadece askeri katkı sağlayan bir ülke olmak değil, sorunların nihai çözümüne diplomatik ve siyasi katkı sağlayan bir ülke olmayı gözetiyor.



Bu yazı 463 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,792 µs