En Sıcak Konular

Bilal Kemikli



Bilal Kemikli
0 0 0000

Yedi Güzel Adam’ı Hatırlamak



Yedi Güzel Adam'ın ilk bölümünü çocuklarımla birlikte seyrettim... Zaman zaman Yedi Güzel Adam'dan söz ederdim onlara. O güzel adamlardan geride Rasim ve Nuri ağabeyler kaldı. Hak, her ikisine de sağlık versin.

Seyrederken Erdem Ağabeyi özlediğimi fark ettim... Keçiören'de Demirtepe Durağındaki evi, Mithat Paşa'daki ofisi ve Planlamanın kütüphanesini birden oracıkta gezi verdim. Ne güzel çaylar ikram ederdi, şiirin ve sohbetin yanında. Onunla birlikte olunca sanki Hindikuş Dağlarına çıkar, kardeşlerimizin yanında kahramanca mücadele ederdik. Hep dağlardı konuştuğumuz... Yıllar sonra Maraş' gidince, Ahır Dağları'nı temaşa etmiş; o vakit anlamıştım Erdem Ağabeyi'in dağlara meftuniyetini.

Şair dağ gibi duran adamdır... Hele Akif Ağabeyin bir türlü tükenmeyen sigarasını da hatırlayınca, dumanlı dağlar daha da net oturur insanın zihnine. Biri biter sigaranın, mutat ikincisini uyandırırdı. Dağların başı hep dumanlı olurdu.

İyi ki TRT bu diziyi akıl etti... İyi ki. Zira biz onlara eriştiğimizde onlar hep o Ahır Dağları gibi engin dağlardı. Biz onların eteğinde nefes aldık. Nuri Ağabeyi hep uzaktan seyrettik, sevdik; fakat Erdem, Akif ve Rasim ağabeyin dumanlarından da yararlandık. Kerem'in Defteri'nin şairi, Yalnızlık Şairi'ne de baktık. Lakin Cahit Ağabeyin muallimliğinden yeterince yaralandık mı? Lisede leyl-i meccani talebelik zamanlarında yazdığımız bir kaç mektup, tavsiye edilen kitaplar, okunan şiirler... Ansızın "gel emrine" uyup giden Zarif insanın sohbetinde demlenme imkanımız olmadı. 

TRT bendenizi aldı seksenlerin ortasında, Ankara'da seyrana çıkardı... Sahi Ankara'yı mı özledik? Belki de…

....

Ve Ankara’nın Güzel Adamları…

Yedi Güzel Adam’ seyrederken, çocuklarıma Ankara’nın güzel adamlarından söz etme imkânım oldu... Ankaralı yılları konuştum. 

Evvelce de yazmıştım, ama burada da söyleyeyim: Ankara'da Üniversite okumamın asıl saiki Mavera Dergisi'nin burada neşredilmesiydi. Maalesef ben Ankara'ya gelirken dergi de İstanbul'a taşındı. Cahit Abi İstanbul Radyosu'na gitti.

Fakat yine de güzel adamlar vardı... Mithat Paşa'da İslam Dergisi'nin salonu birden gözlerimin önünde canlandı. Merhum hocam M. Esad Coşan, Akif İnan, Hüseyin Karakaya, belki Adnan Tekşen, Tahir Yaren ve Hilmi Güler... Burada Hüseyin Karakaya, Cahit Ağabeyin bıraktığı boşluğu doldurmak için çok çabaladı. Hak razı olsun.

Sonra Batı Sineması'nın üstünde... Batı Han'da Saatci Musa Ağabey, başka bir sığınaktı. Orada Sait Çekmegil'i, oğlu Selami beyi, yanılmıyorsam Kemal Kelleci'yi ve zaman zaman gelen Mehmet Nuri Yılmaz'ı hatırlıyorum.

Hepsi güzel insanlardı... Hatta bazı fikirleri dolayısıyla uzak kalsam bile tek başına İktibas’ı omuzlayan Ercüment Beyi, uzaktan seyrettiğim Edebiyat Dergisi'nin hizmetkârı Yaşar Kaplan'ı ve zaman zaman demlendiğimiz Sakarya Çayhanesi'nin sakinlerini... Eski Ankara güzeldi. Saftı. Samimiydi.

Şimdi bu dizi vesilesiyle bakıyorum da bendeniz için asıl mekteplerden birisi o eski küçük Türkiye Yazarlar Birliği Ofisi... Mehmet Doğan, Nazif Öztürk, Muhsin Mete... Sonra Ülke Kitabevi, Ali Abi (Birinci), Mehmet Erdoğan, İsmail Kasap, Yusuf Turan... İSİLAY, Lütfi Doğan Hocam. Mahallemiz, Fuat Hocam (Hasçiçek), M. Asım Köksal Hoca, Necati amcalar –üç Necati, Şamil Dağcı.

Lakin Yedi Güzel Adam, ta liseden beri taşıdığım muhabbetle akıl ve gönül dünyamda her zaman mutena bir yerde bulundular. Hak cümlesinden razı olsun... Bu dizi her halde benim gibi nicelerini o eski hatıralara alıp götüreceğe benziyor. 

Sohbet vesilesi... Zaten hayat nedir ki? Söz, sohbet ve muhabbet!

Efendim baki selam



Bu yazı 1,897 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Nisan 2016 Öğrencime Mektup
    • 5 Şubat 2016 Sahici Büyük Kimdir?
    • 24 Ocak 2016 Aşkın Yolcuğu'na Dair
    • 1 Ocak 2016 Kar taneleri: Semada raks eden dervişler
    • 21 Aralık 2015 Eksik Gören Eksiktir
    • 10 Ağustos 2015 Çeşm-i Cihân'a Ağıt
    • 9 Temmuz 2015 Tevazu: İnsan toprağını işlemek
    • 28 Haziran 2015 Ses vermek?
    • 24 Haziran 2015 Bu kitap neden yazıldı?
    • 4 Haziran 2015 Muhalefeti mi seçeceğiz?
    • 10 Mayıs 2015 Ruhuma Sükünet Veren Şehir
    • 20 Nisan 2015 Sevgili kızım, beklemeyi bilmeliyiz
    • 5 Nisan 2015 Bedhah tuzaklara karşı
    • 9 Mart 2015 Bu iyi bir zamandır
    • 12 Şubat 2015 Oğluma birkaç not
    • 27 Ocak 2015 Öğüt Almak: Nasihatname geleneğimize dair
    • 19 Ocak 2015 Son hadiselere ve tartışmalara dair
    • 29 Ekim 2014 Dostun Bahçesinde Teferrüç Etmek
    • 14 Ekim 2014 Camide buluşalım…
    • 9 Eylül 2014 Bir Gönül Köprüsü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,022 µs