En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!



ABD’de Washington’un dış siyasetine müstehzi ifadelerle bakmak isteyenlerin şu günlerde en sık tekrarladığı şakalardan biri-politik hicivleriyle tanınan Seth Meyers’in-“Son birkaç haftadır Ukrayna sürekli haber yapılırken bir anket, ABD'li öğrencilerin yüzde 64'ünün haritada Ukrayna'nın yerini bilmediğini ortaya çıkardı. Vladimir Putin ise 'Yakında kimse bilmeyecek' dedi" esprisi...

Avrupa’nın göbeğinden Orta Asya ve Çin’e kadar uzanması olası bir yırtığı illa Kremlin bakışı ile okumak niyetindeyseniz-ki nereden baksanız üçte biri eder-Thomas Friedman’ın Masha Gessen’den alıntıladığı, “Rusya’ya göre; Batı tam bir işgale girişirken Slav ülkelerinin saf halkıyla Brükselli eşcinsellerin istilası arasına girebilecek tek güç, Rus ordusudur". (‘Follow the Money, NYT, 01/04) İlkine ne denli kıkırdarsalar da ikincisinden buz kestiklerini tüm dünya görüyor!

Avrupa Birliği, ABD, Rusya ve eski Sovyet mirası ülkelerin hangisinin penceresinden bakarsanız bakın bugün Ukrayna üzerinden gelişen yeni küresel kriz sürecinin nasıl aşılacağından çok ‘hakim pozisyon tutturma’ oyunları kuruluyor. Kabul etmek gerekiyor ki, ‘ritüellerin’ büyük kısmı da ‘soğuk savaş’ emareleri taşıyor ve buna yapılan göndermeler de yoğun. Global dış politika camiasının hâlâ ‘Darth Vader’ saygısı gösterdiği Kissinger dahi, “Ukrayna, Rusya için hiçbir zaman yabancı toprak olmadı. Batı bu gerçeği görmezden geliyor. Oysa Ukrayna, Batı ile Doğu arasında köprü olmalı. Denge aramak zorundayız” diyor. Ve evet bu bir Batı eleştirisi.. Öyle ama Batı’nın (Özellikle ABD ve Almanya’nın) herhangi bir aciliyet, Ukrayna’da görünür hayati çıkarı olmadan Rusya’nın atar damarlarından birine neden örtülü biçimde saldırdığının yanıtı hâlâ söylenmiyor!

Şimdiye kadar oturtulmuş bir kalıp var ve şöyle okunabilir;-formüle ederek yazıyorum-“Rusya’nın ABD’den boşalan yerlere girmeye çalışması, Batı tarafından Sovyetlerin eski cumhuriyetlerine basarak engellenmeye çalışıldı.” Bu bakış nispi doğruluk içeriyor ve burada bir denge hali aranıyor, bu doğru. Fakat o kadar çok doğrulanıyor ki, ‘Ukrayna orası mı’ diye sormak pek az düşünülüyor.

Bu bölgede uluslararası ilişkilerin ortaokul seviyesindeki ilk ‘stratejik’ bilgisi Rusların Akdeniz’e inmesi arzusudur. Ve bu bilgide şu kelime hep yer bulur; “Rusların hayali”. Oysa bu ‘Rus hayali’nin Akdeniz’e inebilmek için önce Karadeniz’e inmesi gerekir ve Rusya’nın tüm dönemlerinde Kırım bu ‘hayali’ ifade eder(di). Şimdi gerçek oldu!

Kiev kırılmasının yarattığı ‘far karşısındaki dona-kalan tavşan’ felci aşılabilirse, Karadeniz’in, “krizin ilk anından bu yana ve ‘tüm ilgili gelişmeler’de bir yer kaptığı” görülebilir ve tabii ‘nedeni’ sorgulanabilir!

NATO ülkesi Romanya ve Bulgaristan’a yığılmaya başlanan Batı güçleri, Karadeniz’i sürekli zorlayan ve biraz daha kalabilmek için pervane kıran ABD savaş gemileri, Karadeniz sınırlarında ‘sayıları hep değişen’ Türk F-16’ları tarafından terslenen Rus istihbarat uçakları, bir Akdeniz’e inip bir yukarı çıkan Rus savaş gemileri, Kırım ve limanlarının Karadeniz askeri ve politik stratejisindeki bilindik ve yadsınamaz yeri, Gürcistan’dan başlayarak bir yandan Kuzey Kafkaslara yükselen diğer taraftan Azerbaycan-Ermenistan-İran dengelerine inen, Hazar havzasını Karadeniz ve Avrupa’ya bağlayan enerji ve yolları, Ankara’nın da açık ara aday olduğu ‘Çin-İpek yolu’nun “üç” ayağının da buralara basması, Berlin’in gerekirse ‘ABD’yi de iterek’ yeniden oyuna dönmesi, Karadeniz’de petrol ve gaz aramak isteyen sayısız uluslararası firmanın kapıları aşındırması ama illa Avrupalıların Rus gazından nasıl kurtulacağının veya-buraya dikkat-daha da bağımlı hale gelmesinin önüne geçilmesi, vs. vs... Karadeniz’in bir bilinmeyeni, bir sırrı olmalı!

Karadeniz’de ve 360 derece çevresinde yaşanan her ne ise Akdeniz’de bir benzeri yaşanmadı mı? Kronolojik bir sıralama benzerlikleri-daha büyük ölçekli olmakla beraber-şaşırtıcı biçimde ortaya dökecektir! Tek eksikle; daha ortada hiçbir kriz, savaş, ekonomik münhasır alanlar, Arap Baharı, Mavi Marmara, şu an Kıbrıs’ta alelacele yaşanan çözüm süreçleri, İsrail-Filistin’in barış masasına bastırılarak oturtulması, ne kadar kalburüstü ülke varsa burada tatbikat üzerine tatbikat yapması ve elbette Suriye yokken ve bunlara ilişkin işaret dahi yokken, bir Amerikan firması Akdeniz’in ortasında, daha doğrusu tüm stratejik menfaatlerin göbeğinde enerji bulmadı mı?

Peki Karadeniz’in göbeği?.. “Kırım ve Karadeniz’in genelinde büyük doğalgaz yatakları bulunduğu tahmin ediliyor. Ukrayna hükümeti Karadeniz’deki petrol ve doğalgaz çıkarma çalışmaları için 2013 yılının sonunda Amerikan Exxon Mobil ile doğalgaz ve petrol anlaşması imzalamayı planlıyordu. Ancak söz konusu anlaşma ertelendi. Ukrayna Enerji Bakanlığı projenin hayata geçirilmesi halinde 2017 yılından itibaren yılda yaklaşık 10 milyar metreküp doğalgaz çıkarılacağını, bunun da Rus gazına bağımlılığı büyük oranda azaltacağını tahmin ediyor”… Du! (‘Kırım’ın Ruslaşma Süreci, Roman Goncharenko ve Kian Badrnejad, Turquie Diplomatique, Mart 2014.)

Nihayet, Rusya’nın çağrısı üzerine Ukrayna’nın doğusundaki olayları ele almak için Pazar günü (13/04) acilen toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde inisiyatif gösteren Moskova, toplantıya katılan bütün Batılı ülkelerden ağır eleştirilere maruz kaldı. Kimi haklılık payları da söylenmeli. Rusya tek bir cevap verdi; “Kiev’de Maidan olayları patlak verdiğinde neredeydiniz?” Bu soruyu “neresindeydiniz” diye okuyabilirsiniz. (Ya da, “CIA Başkanı şu an nerede” diye de sorabilir!) Yine de iyi teşhis Avustralya’dan geldi; “Bu bahis çok yükseldi!”

Türkiye açısından ise bu heyecanlı durum, Ak ve Karadeniz’in politik ve enerji gerilimi nedeniyle ‘iki stratejik paralel’ arasında kalınmış hissi uyandırıyor. ‘İçeridekini’ de sayarsanız üç paralel. Ancak Akdeniz ve Karadeniz paralelleri, eşyanın tabiatı gereği iç paralele karşı! Hatta işin ortasında iki paralel ve sonunda bir tek Ankara kalacak! Sağlamasını da şu sıralar, “Beyaz Saray ve Washington”un (ikisi ayrı, bilerek yazma sayınız) Türkiye’ye karşı davranış (bozukluk)larında görebilirsiniz! ‘Amerika’dan soykırım çıkışı’ yazılır, ‘bizden ayrılma’ okunur...

twitter.com/nedretersanel



Bu yazı 4,507 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,729 µs