En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?



Kremlin’in genel olarak Avrupa’ya özel olarak Ukrayna’ya ilişkin en sert kozunun ‘enerji’ olduğu sır değildi ve tiyatro geleneğinde iyi bilinen teamül gereği, ‘duvarda asılı tüfek patladı’; “Rusya'nın 268 dolarlık indirimli gaz fiyatını 1 Nisan'da 480 dolara çıkaracağını açıklamasının ardından Ukrayna'da panik havası yaşanıyor. Kiev, Rusya'dan alamayacağı gazı AB'nin kendisine en kısa zamanda sağlayamaması halinde Rus gazının transit geçişinin kapanacağı ve Avrupa'nın gazsız kalacağı uyarısında bulundu.” (Reuters, 04/04)

Kelin mehlemi olsa başına sürer hesabıyla bakılırsa, AB’nin Ukrayna’ya-kendisi himmete muhtaçken-sübvanse fiyatla nasıl gaz bulacağı ayrı bir konu. AB çam sakızı çoban armağanı bir şeyler yapacak elbette ama Ukrayna Enerji Bakanı Yuri Prodan’ın, Ukrayna toprakları üzerinden AB'ye giden gazın kesilebileceğini söylemesi elbette kırmızı alarm konusu!

Ukrayna, bu Rus darbesini bir yandan AB’ye şikâyet ederken, etkisini olduğu gibi ‘içeri’ yansıttı ve Maliye Bakanı Aleksandır Şlapak, 1 Mayıs'tan geçerli olmak üzere, vatandaşın kullandığı doğalgazın fiyatının yüzde 73 artacağını açıkladı. Sosyal zemini rüzgârlı bir ülke için hayli ağır bir zam bu.

Kiev vakası üzerinden enerji savaşlarını okumak hayli küçük ölçekli bir haritaya bakmak gibi olur. Oysa bu alanda yaşanan savaş, şu sıralar ABD ve Rusya arasında dirildiği söylenen Soğuk Savaş kadar hacim tutuyor. Ekleyerek büyütelim...

Kabaca, ABD’nin Ukrayna’da Moskova’yı sıkıştırmasının ardından ortaya çıkan sarsıntılar bugün Kırım’ın Rusya’ya katılmasına sebep olmuş durumda. Bu çekişmenin ana silahlarından biri olan enerjinin tetiğini çeken de bu. Almanya da bu muharebe alanının ana oyuncularından biri! Bir yandan AB lideri konumunda olması bir yandan da Rusya ve gazı ile ilişkisi bulunması, Moskova’ya yönelik yaptırımların yükselişi ile beraber gaza alternatif bulma arayışını hızlandırmış bulunuyor. Başbakan Angela Merkel’in içinde bulunduğumuz hafta eyalet başbakanları ile enerji zirvesi düzenlemesinin sebebi bu.

Rus gazına bağımlılığın başlarına dert açacağını düşünen sadece Batı Avrupa ülkeleri değil. Şu sıralar Karadeniz’de ABD ile tatbikat yapan nispeten yeni NATO ülkeleri içinde de huzursuz olanlar mevcut; “Bulgaristan'ın NATO üyeliğinin 10. yıl dönümü dolayısıyla konuşan Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, Ukrayna’daki gelişmelerle ilgili NATO’dan daha kararlı bir tavır beklendiğini belirtti. Plevneliev, ülkesinin enerji alanında tamamen ve halen Rusya’ya bağımlı olmasını da eleştirerek, "Tek borudan, tek bir kaynaktan doğal gaz temin etmeye çalışmaya devam edersek bir sonraki neslimizin durumu ne olacak?..” İyi bir soru!

Enerji haritasını genişletmeye başladığımız ilk an, hem Avrupa üzerinden hem Karadeniz üzerinden Türkiye sınırına dayanmış oluyoruz. Geçtikten sonra karşımıza hep çıkan ‘plan’ şu; Akdeniz gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması!

Mavi Marmara olayı nedeniyle uzun süredir kopmuş Ankara-Tel Aviv ilişkileri şu sıralar hayli hızlı şifa buluyor. Esasen, İsrail’in Akdeniz'de doğalgaz hattı döşemek için Türkiye'nin kapısını çaldığı artık biliniyor. Avrupa ile Rusya arasında gerginliğin bu vesile ile fırsata dönüştürülmesinin üzerine gidiliyor; “Rusya'nın doğalgazına bağımlı olmak istemeyen Avrupa'nın zaafına oynayan İsrail, Türkiye üzerinden Avrupa'ya açılmak istiyor. Akdeniz açıklarındaki Leviathan gaz sahasından yılda 16 milyar metreküp üretim gerçekleştirmeyi planlayan İsrail, bunu 450 kilometrelik bir denizaltı boru hattıyla Ceyhan terminaline, oradan da boru hatları aracılığıyla Avrupa'ya taşımak istiyor.” (Yeni Şafak, 04/04)

Elbette ‘dile kolay’ bir durum bu. Bu hattın Türkiye'ye gelmesi için Güney Kıbrıs Ekonomik Bölgesi’nden geçmesi gerektiğinden İsrail bu meselede ‘arabulucu’ olmasa da lobi yapıyor. Kimi uzmanlar Rumlar’ın o kadar kolay ikna olmayacağını söyleseler de, şu sıralar Lefkoşa’da yaşanan kimi garip iç olaylar belki bu süreci hızlandırabilir! Kuzey Kıbrıs ile Rum kesimini son dönemde hızla birbirine iten ‘küresel bir vakum’ hissedenler, hayli erken yazdığımız nedenlerden birinin enerji olduğunu da görmeli. Akdeniz enerjisi ve yolları, Türkiye ile İsrail’i yeniden ‘ortak’ durumuna getirme kudretine sahip görünüyor.

Öyle ki, bu iki ülkenin el sıkışması durumunda hattın 2017 yılında işler hale geleceğini söyleyenler dahi var. Bu hat dostlukları pekiştirdiği kadar düşmanlıklar da üretebilir ve bu listenin başında Rusya geliyor; “Leviathan doğalgaz sahasından Türkiye’ye kurulması planlanan boru hattının, Lübnan ve Suriye karasularından geçmesi halinde maliyetin düşeceği, ancak projeye karşı çıkan Rusya’nın etkisiyle hem Şam hem de Beyrut yönetimlerinin planı kabul etmedikleri vurgulandı.

Bu durumda hattın Kıbrıs tarafından geçmesinin öngörüldüğünü belirten Stratfor, proje sayesinde KKTC ve Güney Kıbrıs arasında da uzlaşma sağlanmasının beklendiğini kaydetti. Analizde, projenin hayata geçirilmesi halinde Türkiye ve Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılıklarının büyük ölçüde azalacağının altını çizildi.” (Vatan, 04/04)

Doğu’ya doğru gittikçe enerjinin getirdiği sorunlar azalıyor değil. Bu yılbaşında Rus yapımı malzeme ve mal karşılığında İran'ın günde 500,000 varil değerinde petrol satacağı küresel kamuoyuna yansımıştı. İki ülke arasında Tahran üzerindeki Batı yaptırımlarının etkisini azaltacak 20 milyar dolarlık (!) takas anlaşmasından bahsediliyor. İki taraftan da resmi bir açıklama gelmemiş olmakla beraber elbette bu adım ABD’ye karşı atılıyor ve İran’la Batı arasında süren nükleer görüşmelere de etkisi olabilir.

ABD’nin ağzından çıkanlar şimdilik şu kadar; "Her iki tarafa da, bu anlaşma ilerlerse bunun ciddi kaygılar uyandıracağını açıkça belirttik".

Hazır Rusya ile İran’ın olası enerji anlaşmasından bahsederken, ikisi ‘arasında’ durabiliriz. Çünkü bu satırlar yazılırken, Başbakan Erdoğan Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunuyordu ve Cumhurbaşkanı Aliyev’le görüşmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi...

“Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifade etiği gibi Türkiye’deki Azerbaycan’ın yatırımlarındaki hedefler gerçekten çok büyük. Hele hele bunların en önemlisi TANAP. Önümüzdeki aylar içerinde inşallah burada adımlar atılacak. 2018’den itibaren inanıyorum ki uluslararası proje aramızdaki kardeşliğimizi çok ama çok daha güçlendirecek. Özellikle tabii doğalgaz konusunda atmakta olduğumuz, atacağımız adımlar, yatırımlar var.”

Cumhurbaşkanı Aliyev’in cümlesiyle bağlamak yerinde olabilir; "Türkiye ve Azerbaycan bu projelerinin icrasında liderlik rolünü sürdürüyor. Bölgesel olmaktan çıkıp dünyaya açılan Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum, TANAP dünyanın enerji haritasını değiştirmiştir."

twitter.com/nedretersanel



Bu yazı 4,318 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,056 µs