En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

Ankara-Tahran: Artık 'alkışları' duyuyor musunuz?



19 Temmuz tarihli köşe yazımın başlığı şu imiş: "Washington-Londra'nın alkışları arasında, Türk-İran kucaklaşması!.." Şimdi "alkışları" duyuyoruz...

Batı’nın İran hamlesi paket bir anlaşma. Ortadoğu, Yakın doğu, Orta ve Batı Asya’ya ‘sakinleştirici’ veriyor. Çünkü büyükler ‘evde yokken’ kimse delirmemeli. Yani, Rusya ve ABD potansiyel hegemonları eşitliyor! İşte; ABD ve Rusya’nın İran’ı nasıl okuduğunun ‘içeriden’ analizleri ile Ankara ve Tahran’ın birbirlerine nasıl bakacaklarının anatomisi...

1. İran’ı ABD istiyor ve bunu kimse engelleyemiyor. Petrol ve para gücüyle S.Arabistan, büyük politik gücüyle-İsrail, bir süper güç olarak Rusya-başta-buna karşı olsa da, (Moskova esasen ABD Suriye’yi vursaydı da bir şey yapamayacağını gördü.) hiç birinin veya hepsinin birden gücü yetmiyor. Böylece-herhalde-ABD’nin artık eski gücünde olmadığı söylemi ile Pasifik’e gidişi arasındaki fark anlaşılıyor olmalı!
2. Rusya’nın Suriye’deki başarısı “taktik” zaferdi ama ABD’nin İran hamlesi stratejik zafer!
3. İran-Türkiye “yeni” ilişkisi iki boyut doğuracak: a) ekonomik b) politik.
4. Ekonomik boyutu her iki ülke de büyük memnuniyetle karşılıyor ve bekliyor. Siyasi boyut ise bölge denklemlerine göre iki ülkeyi de mayınla arazide yürütecek. Avantaj şu: iki ülke zaten hep mayınlı arazide yürüyor.
5. Türkiye jeo-politik önemini-en azından Batı ve Rusya gözünde-İran’la paylaşmak zorunda kalacak. Bu kötü mü? Paylaşmak azalmak demek! Telafi zamanla büyüyecek.
6. Ankara, Şiiliğin öneminin artmasına da alışmak zorunda. Son dönem Türkiye politikalarında eleştirilen bu özelliğe intibak etmek gerekiyor.
7. Türkiye bölgede yaşanacak çok boyutlu ve katmanlı bu değişikliğe uyum sağlayacak mı? Evet, sağlayacak. Sağlamaya da başladı. Önümüzdeki ‘1,5 yıl’ için başka şansı yok.
8. Türkiye’nin bölgedeki, bağlı olarak küresel dengelerdeki değerinde düşmeler olacağından kaygılananlar, eleştirenler var. Dikkat; ABD-İran yakınlaşmasında Ankara’nın kritik katkısı bulunduğunu söyleyen önemli yurt dışı kaynaklar var.
9. Türkiye, Ortadoğu’daki yakın dönemdeki ve müstakbel ittifaklarını yeniden gözden geçirecek. Değiştirecek demek değil ama ayarın yapılması gerekiyor.

Rusya, İran’ı nasıl görüyor?

1. Moskova, İran’ın nükleer arayışını “nükleer silaha sahip olma” arzusu değil, egemenliğinin psikolojik ispatı gördü.
2. İran’ın nükleer varlığına ilişkin Batı’nın yaklaşımı, bugün sonlandırılmaya çalışılan politik baskının psikolojik gerekçelerini üretmek amacına yaslanıyordu.
3. Tahran’ın en önemli dış politika yeteneği, gelişmeleri hayli önceden analiz ederek kestirebilmesi. (Rusya’nın tecrübeli diplomatları İran’ı, ‘bir adım önde giden garip ülke’ olarak tasvir etmekte.)
4. Moskova’ya göre İran’ın dış politika avantajları-bizzat Tahran üst yönetiminin sözleriyle-önemli coğrafi pozisyon, kökleri eski medeniyet, devasa doğal zenginlik, nitelikli nüfus oranı.
5. Tahran’ı ABD/Batı ile uzlaşmaya zorlayan iki ana neden; enerji ve finans sektörleri. (Ancak ambargonun ekonomiyi berbat ettiği fikri yanlış. Sekiz yıldır büyüme hızı %4-5. İran’ın sıkışıklığı, ekonominin bu halinin “stratejik yükselişe” imkân vermeyecek oluşu.)
6. İran’ın bu ambargolara yanıtı her iki sektörü, “Asya-pasifik”e yönlendirmek olmuştur.
7. Moskova ve Tahran arasında zaman zaman gerilimler olsa da, genel olarak iki ülke ilişkilerini yürütmek istiyor. Potansiyel de mevcut. 2010 yılında imzalan enerji anlaşması çok boyutlu ve 30 yıllık işbirliği vazediyor.
8. İran’ın Suriye “resmi” politikası, dış müdahale olmadan meselenin ülke içinde çözülmesidir. Tahran, krizin bölgeyi değiştirmeksizin ve güvenlik için üst çatı sistemi kurulmaksızın halledilemeyeceğini düşünüyor!
9. Tahran bu rolün kendisine düşeceğini, konjonktürün de bu doğrultuda ilerlediğini hesaplıyor.
10.  O konjonktür; İran’ın “tüm etrafı”ndaki çatışmalı süreçlerin Tahran olmaksızın çözülemeyeceğidir. İran’la uzlaşı bir paket uzlaşıdır. İran huzur bulmadan bölge huzur bulmaz, huzur da vermez.
11.  İran’ın “çözüm” için düşüncesi; bölgede güç tehdidi/kullanımını yasaklayıp, kontrol eden bir “davranış kodu” belirlemektir!
12. Ruhani’nin şu sözleri kritiktir; “İran, dünyanın bu çalkantılı bölgesinde bir istikrar odağıdır. Çevre bölgelerde huzur ve istikrar, sadece bir temenni değil, İran için kapsamlı bir gereksinimdir.”

ABD, İran’ı nasıl görüyor?

1. İran’ın “nükleer silah istemediği”ne ilişkin teze ABD de katılıyor! (ABD’nin bu durumu yeni değil. Ancak İsrail etmeni ve İran’ın önceki yönetimleri bu inancın söylenmesini engelledi.)
2. İran, ABD’nin Irak’ta yaratacağı güç boşluğunun kendilerine yarayacağını görmüştü ve öyle de oldu. Bu Tahran için önemli bir stratejik zaferdir.
3. İran, Irak’tan sonra tehdit olarak S.Arabistan’ı görüyor.
4. İran etkisi Afganistan’ın batısından Akdeniz’in içine kadar genişledi.
5. Rusya, bölgede etkisi artmış ve güçlenmiş bir İran fikrini sevdi.
6. ABD bölgeden çekiliyor. Ama çıkarlarından çekilmiyor. Öncelikli nokta, bölgede bir hegemon gücün yükselmesini engellemek. Bunun yolu da İran’ın kararlı/istikrarlı hale getirilmesidir.
7. İran’ın Suriye’ye verdiği destek stratejik bir sorun değil. Bölünme, savaş veya koalisyon, hiç biri Washington ve İran’ı kaygılandırmıyor.
8. ABD hem Şii hem Sünni tehditlere karşı mücadele etmekte zorlanıyor.
9. İran-ABD yakınlaşmasını tehdit edecek ülkeler S.Arabistan ve İsrail’dir.
10.  Rusya ‘kerhen’ destek verecek. Başka şansı yok.

Türkiye, İran için ne düşünüyor?

1. ABD, İran ile sorunlarını çözerse bir fırsat (ekonomik) ve bir risk (stratejik) ortaya çıkacaktır.
2. Ekonomi Ankara için başat niteliktedir. İran ile ticari ilişkiler “100 milyar dolarlık” potansiyel üretebilir.
3. Türkiye, önümüzdeki bir buçuk yılı seçim sürecinde geçirecek. Amerikan politikalarının bölgede üreteceği dengeleri Ankara ‘anlar’.
4. İran, yeni şartlar ne olursa olsun Türkiye ile kötü olmak istemeyecektir. Türkiye için gerçek kırmızı çizgi, ekonomik/politik istikrarını bozacak gelişmelerdir.
5. Ankara, körfez ülkeleri, özellikle de S.Arabistan ile ilişkisi üzerine düşünmeli midir?

İran ne düşünüyor?

1. Türkiye-İran ilişkilerinin ekonomik boyutu önemlidir. Ankara’nın “100 milyar dolarlık” söylemi biraz abartılıdır. Ama sadece “biraz”!
2. Türkiye, Körfez ülkeleri, S.Arabistan ile beraber İran’la rekabet düşünüyor mu?
3. Türkiye için ekonomi hayati. İstikrarı bozacak herhangi bir alan yaratmayacaktır. Tahran ve Ankara birbirlerini huzursuz edecek adımlardan uzak durmaya ‘devam’ edecektir.

Peki artık İran’la aynı tarafta mıyız? Mesele de bu: taraf yok! Sadece kefeler eşitleniyor.

http://twitter.com/NedretErsanel 



Bu yazı 3,572 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,507 µs