En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Vesayet tortusunu silmek...



Balyoz'da bir darbe girişimi yargılandı ve mahkum oldu.


Ben bu davaların, zihinlerdeki vesayet tortusunu silmek açısından ayrıca önem taşıdığını düşünüyorum.
 
Vesayet tortusu dediğimde de sadece "askeri vesayet"i anlamıyorum, askeri vesayet bir boyutu işin, silahlı yanı, daha derinlerde ise doğrudan doğruya milletin karakterini denetim altında tutma gibi bir yöneliş var.
 O karakterin ana çerçevesinin Müslümanlık olduğunu ve bir iradenin Müslüman karakterin denetim altında tutulmasını esas aldığını söyleyebiliriz.
 
Bunun iç odakları var, dış odakları var.
 
Ve biraz ince düşünürseniz, şimdi demokrat ve liberal geçinenlerin bir kısmının da bir noktadan sonra vesayet korosuna dahil olabileceğini görürsünüz.
 
Şu soruyu sorabiliriz mesela:
 
-Tayyip Erdoğan'ın, Abdullah Gül'ün hangi çerçevesine tahammül edebilirler?
 
Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, eşlerinin başörtüsünü bile, hani deyim yerindeyse söke söke kabul ettirebildiler bir çevreye.
 
Henüz Meclis'te başörtülü milletvekili talep edecek noktaya gelinmemesi anlamsız mı?
 
İngiltere'de başörtülü bir kamu görevlisinin kullandığı hakkı, Türkiye'de hâlâ kullanamamak ne anlama gelir?
 
Yüzde 99 oy alsanız
 
Geçen gün, Balyoz'un tartışıldığı bir kanalda, bir haber TV'sinin genel yayın yönetmeni, yüzü alı al moru mor bir iklim içinde, karşısındaki genç hukukçuya "Yüzde 99 oy alsanız bile" diye başlayan bir cümle kurmaktaydı. Sanki babasının çiftliğinde bir marabayı haşlıyordu. Evet, Türkiye birilerinin babasının çiftliği gibi göründü uzun yıllar, millet de, ağzı çorba kokan, ayakkabısını kapının dışında çıkaran marabalar oldu.
 
"Yüzde 99"lu bir cümlenin 28 Şubat'ın heyheyleri içinde bir rektör tarafından kurulduğu unutulmaz herhalde. Ve yine, Refah Partisi'ne kapatma davası açan başsavcının "Refah'ın oyları yüzde 5'te kalsaydı, dava açmazdık" dediği unutulmaz.
 
Bunlar zihni sınırlardır, Türkiye'de İslam'ın ve Müslümanlar'ın etkinliği konusunda...
 
"Türkiye'de İslam'a ne kadar yer vardır" sorusunu biz, sanırım başörtüsü yasağının keskin boyutlarda uygulandığı günlerde sormaktaydık.
 
AK Parti 10 yıldır iktidarda, hele yüzde 50'nin üstünde oy alır gözüküyor ama bence hâlâ bu soru sorulabilir.
 Şöyle sorulabilir:
 
-AK Parti döneminde muhafazakârlaşma nereye kadar gider?
 
Bu sorunun altında bir limit hesabı yok mu?
 
Numan Kurtulmuş AK Parti'ye geçişi sürecinde "yeniden inşa"dan söz ederken, "Meclis'te başörtülü milletvekili bulunması"nı ana başlıklardan birisi saymıyor mu?
 
Niye olmadı o iş bugüne kadar?
 
Zihinlerdeki tortunun temizlenmesi
 
Sorun bakalım liberallere, "Kadın erkek, başörtülü başörtüsüz, insanların kamu hizmetinde liyakatlerine göre istihdamına mani olunamaz" gibi bir anayasa hükmü konusunda ne derler?
 
"Liberaller ne der" diyorum, yani işe insan özgürlüğünden yola çıkarak bakanlar, ötekileri, yani katı laikleri, laikçileri hiç sormuyorum çünkü onlar "İslam'ın ılımlısı"na bile tahammül edemiyorlar.
 Türkiye'de gerçek demokrasi...
 
Böyle bir sorun hâlâ var ve bence önemli bir boyutu, toplumun Müslüman karakterinin herkes tarafından içe sindirilmesi ve bunu sınırlamaya yönelik her türlü vesayet tortusunun zihinlerden temizlenmesi...
 
Balyoz kararına tepki verenlere bakıyorum, müthiş öfkeliler. Bu, bir "sade vatandaş" öfkesi değil. "Vesayet hükümranlığı" elinden alınmışların öfkesi... 28 Şubat yargısından böyle bir yargı atmosferine gelmek... Doğrusu kolay tahammül edilebilecek bir şey değil.
 
Öyle görünüyor ki, Türkiye'nin zihinlerdeki bu vesayet tortusundan kurtulması, yargılamalardan daha çok zaman alacak.
 
bugün


Bu yazı 674 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,744 µs