En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Türkiye sınanıyor



Tamam arkadaşlar,

"Elbette, Türkiye Cumhuriyeti büyük devlet, elbette bir kabile devleti değil.
 
Elbette, ülkeler arasındaki her sorun, her kriz, her dalaş bir savaşa dönüşmez.
 
Elbette, büyük devlet tavrı, krizleri başarılı şekilde yönetmeyi gerektirir.
 
Elbette, büyük devletler olaylara ani, duygusal, tepkisel yaklaşmazlar. Sonraki adımları da hesap ederler, ulusal menfaatlerini gözetmek için uzun vadeli ve soğukkanlı planlamalar yaparlar.
 
Elbette, kızmak, bağırıp çağırmak, yanlışa yanlışla cevap vermek Türkiye gibi bir ülkeye yakışmaz." (Yalçın Akdoğan, Star)
 
"Elbette sonuçları düşünülmemiş ve hesaplanmamış adım atılmamalı.
 
Elbette, Türkiye'nin hesabı hesapsız kitapsız olmamalı." (M. Karaailoğlu, Star)
 
"Elbette, Esed rejiminin küçük oyunlarına gelinmemeli." (Mehmet Ocaktan, Star)
 
Tamam, cümlemiz, Türkiye'nin "Büyük devlet olduğu ve bunun da savaş gibi bir maceraya girilmemesini zorunlu kıldığı" kanaatine kilitlenelim.
 
Ama orada hasmane bir tutumla düşürülen bir uçak var arkadaşlar.
 
Şam'ın kehaneti
 
Şu tespite ne dersiniz?
 
"Suriye'nin Türk uçağını vururken Türkiye'nin savaş çıkarmak gibi askeri bir yanıt vermeyi göze alamayacağı öngörüsünden hareket ettiği anlaşılıyor." (Fehim Taştekin, Radikal)

Nasıl iyi mi bu Şam kehaneti?
 
Yani peşinen, "Türkiye asla fiili misillemede bulunmaz" gibi bir kampanya yürütmenin, tam da Suriye'nin beklentilerine uygun düşmesi iyi mi oluyor?
 
Hiç olmazsa "Her şey masada" demek yok mu?
 
Hani "Tehdidini ikaaya kadir" olmak diye bir deyim vardı eskiden. Yani tehdit ediyorsa bunu yerine getirmeye muktedir olmak şeklinde...
 
Suriye, Türkiye'ye baktığında "tehdidini ikaaya kadir" bir ülke mi görüyor, yoksa "Ben uçağını vururum, o da diplomatik kanallarda kaybolur" gibi bir değerlendirme mi yapıyor?
 
Hatırlıyorum, 1982'de yaşanan bir Falkland Adaları krizi vardı, Arjantin "Falkland Adaları bana ait" diye adayı işgal etmişti. Hakikaten de ada burnunun dibindeydi. İngiltere, binlerce kilometre öteden gemi gönderdi ve "Falkland benim" diye aldı Arjantin'in elinden...
 
Nasıl, bu bir macera mı oldu İngiltere için?
 
Burada Stratejik Düşünce Enstitüsü'nden Prof. Dr. Birol Akgün'ün "Savaş uçağının düşürülmesinin münferit bir olay olmadığı", "aksine Türkiye'nin bölgeye yönelik politikalarından rahatsızlık duyan bazı güçlerin Türkiye'nin iradesini sarsmak ve güç kapasitesini test etmek için giriştiği eylemler dizisinin bir parçası olduğu" (Zaman), yani, büyük devlet olup olmadığımızın sınandığı tespitinin altını çizmek istiyorum.
 
Başbakan: Türkiye'yi sınamayın!
 
Başbakan Erdoğan, aslında dengeyi doğru kurdu:
 
Bir yandan itidalin, sabrın, soğukkanlılığın altını çizerken, "Türkiye'nin dostluğu düşmanlığı test edilecek bir ülke olmadığı"nın altını çizdi ve daha önemlisi "yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek uluslararası hukuktan kaynaklanan bütün adımları atacağı"nı bildirdi.
 
Dedi ki: "Savaş çığırtkanlığının tuzağına düşülmeyecek, ancak hasmane bir tavırla uçağımızı düşürenlere karşı eli kolu bağlı da durulmayacaktır."
 
Ayrıca Başbakan, Suriye yönetiminin Türkiye'ye karşı da açık tehdit haline geldiğinden hareketle söylediği "TSK'nın angajman kuralları değişmiştir. Suriye sınırında yapılacak tüm ihlallere karşılık verilecektir.
 
Bundan böyle Türkiye'ye yaklaşan her askeri unsur hedef alınacaktır" ifadesi de Suriye ile ilişkilerde yeni bir safhayı oluşturacak gibi görünüyor.
 
Başbakan'ın konuşmasında, Esed yönetimine karşı öfke çok net ifadelerle dile getirilirken, Suriye halkına ve bölgenin akraba-kardeş halklarına karşı muhabbetin seslendirilmesi ayrı bir hassasiyet olmuştur.

bugün


Bu yazı 787 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,292 µs