En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

Uçak düşürme bir tuzak mı?



Suriye'nin sınır ihlali gerekçisiyle Türkiye'nin jet uçağını düşürmesi Ortadoğu'da yeni bir durum yarattı.
İlk akla gelen olasılık Türkiye'nin savaşın içine çekilmek istenmesi... Ama bu durumu açıklamaya yetmiyor.
Suriye sınır ihlali gerekçesiyle NATO üyesi bir ülkenin uçağını düşürüyorsa işin içinde başka işler de var demek.
Uzun yıllar NATO'da çalışan uçuk mühendisi genç siyasetçi Adem Çekem, olayı duyduğunda şaşkınlığını gizlemeden şöyle diyordu:
"Bu sıradan bir olay değil. Uçağın bu kadar alçaktan uçuşu da sınır ihlaline bu türden bir cevap verilmesi de enterasan."
Henüz ayrıntıları ortaya çıkmış değil ama bu saldırı şu gerçeği açığa çıkartacak gibi görünüyor. Suriye'nin saldırısı Rusya-Çin ve İran ekseninde oluşan "eski dünya bloku"yla yeni dünyayı karşı karşıya getirecek bir çatışma zemini yaratıyor.
Türkiye bu noktada kilit ülke konumunda...
Tam bir satranç oyunu oynanıyor. Sorun bölgesel olmaktan çıkıp küresel bir soruna dönüşüyor. NATO üyesi Türkiye'den beklenen ise sakin ve soğukkanlı davranmak... O da yapılıyor. Ancak asıl olan bundan sonra ne yapılacağı.
Türkiye'nin önünde, içinde "tuzak" boyutu da olan iki seçenek var; Real politik açıdan NATO ekseninde sıcak güç kullanıp bölgesel lider olmak veya diplomatik hamleyle Suriye'den özür beklemek.
Birinci tavrın riski de getirisi de büyük. Bazı uzmanlara göre, Türkiye, elindeki en önemli güç "ordu"yu kullanarak "Ortadoğu'nun lideri" olabilir. Bu beklentide olanların sayısı hiç de az değil.
Ancak Suriye gerçeği ve Kürt meselesi ekseninde olaya bakınca sıcak çatışma, Türkiye'yi sonu belirsiz bir maceraya sürükleyebilir.
İkinci seçenek, hem Türkiye'nin iç demokrasi yolculuğuna hem de bölgesel ilham kaynağı olma misyonuna daha uygun düşüyor.
Bölgede demokratikleşmenin simgesi olan ve geçmişinde 1 Mart tezkeresi deneyimi bulunan Türkiye, Suriye'yi özür dileme noktasına çekerse diplomatik sahada önemli bir hamle yapmış olur ve "yumuşak güç" olarak etkinliğini sürdürür.
Türkiye'nin sessiz kalma şansı yok. Bu nedenle diplomatik hamleyle bu kriz atlatılmalı. Bu süreç Suriye'nin arkasındaki eski dünya blokunu açığa çıkaracağı gibi küresel dünyanın baskısını da artıracak.

İstanbulluları çıldırtan yenilenme
İstanbul, bu yazı öfkeyle geçirecek gibi görünüyor. Çünkü daha şimdiden Fatih Sultan Mehmet ve Haliç köprülerinde yapılan yenilenme çalışmaları insanları çileden çıkarmış durumda.
Önceki akşam Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ı CNNTürk'te Taha Akyol'un programında izledim.
Köprülerin yenilenmesi elbette gerekli ve bunun için İstanbulluların bazı sıkıntılara katlanması da anlaşılabilir bir şey...
Ancak bu kadar çile çekmek zorunda mıyız? Daha az eziyet çekme yolları yok mu? Örneğin yoğun saatler dışında köprüler ücretsiz hale getirilse yoğunlaşma azalmaz mı?
Bakan Yıldırım, bu seçeneğin zekice olduğunu söyledi ama topu da Bakanlar Kurulu'na attı. Demek ki bir yol varmış...
Anlaşılan yenilenme programı yapan bürokratlar eski Türkiye yaklaşımıyla İstanbul'a baktılar ki "zekice" yöntemleri hiç devreye sokmadılar ve açıkça İstanbulluları önemsemediler...
Bir de neden denizyolu daha çok devreye sokulmaz? Arabalı vapur veya feribot hizmetleri ücretsiz olsa ve sefer sayısı arttırılsa bu sorun biraz daha aşağı çekilmez mi? İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle, Karayolları rahatlıkla bu yükün altından kalkabilir. Ülke olarak buradan elde edilen kazancın belki daha fazlasını saatlerce trafikte bekleyerek kaybediyoruz.
Yaşanan ruhsal sıkıntı ve çevre kirlenmesinin nasıl bir bedel ödettiğini de yetkililer düşünmeli...

sabah

Bu yazı 974 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,628 µs