En Sıcak Konular

Abdülkadir Selvi


Abdülkadir Selvi
0 0 0000

Yeni paket ve 250'de seçenek



Demokratikleşme açısından, kritik bir süreçten geçiyoruz Eğer yeni bir provokasyonla önü kesilmezse demokrasimizin standardını yükseltme, adalet hizmetlerinin kalitesini artırma açısından yeni bir süreç söz konusu.

 Adalet ve insan haklarının hissedilir olması amaçlanıyor.

Provokasyon dedim, bunun ilk belirtileri ortaya çıkmaya başladı.

 BDP Grup Başkan Vekili Hasip Kaplan, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'ya yönelik operasyonun AK Parti MYK'da kararlaştırıldığını iddia ediyor, ama iktidar cephesindeki değerlendirme farklı yönde. Başbakan Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir araya gelmelerine misilleme olarak değerlendiriliyor.

 İşte çok önemli bir analiz:

 "Bu hareket içinde diyalog kurulabilecek üç isim var. Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Leyla Zana. Ama hepsine üst üste hapis cezaları veriliyor. Ve üçü de siyasi yasaklı. Ama şahinlerden hiçbir hakkında ne açılan dava var ne de verilen siyasi yasak kararı"

 Örneğin şahinlerden Emine Ayna hakkında tek bir yasak kararı yok.

Tam bir sistem mühendisliği.

Devletimiz Kürdün de şahinini sever!

 Yüzyılın ihmalleri ve yanlışlarına rağmen Kürt sorununun çözümü konusunda bir trafik yürüyor. Açılım sürecinde olduğu kadar görünür olmayan, perde arkasından yürüyen bir süreç bu. PKK'nın Oslo görüşmelerini servis etmesi ve Silvan saldırısı ile, "Diyaloğ"un dibine dinamit konulmuştu. O nedenle başlayan yeni sürecin çok özenle ve gizlilik içinde yürütülmesi gerekiyor.

 Türkiye'de derin devlet, örgütte ise, "Hangi PKK" sorunu büyük önem arz ediyor.

Hatta diyaloğ sürecinin en can alıcı noktalarından birini oluşturuyor.

 Demokratik Açılım'dan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın, "Kuzey Irak'ta silah bırakmaya, teslim almaya kadar giden görüşmeler var" açıklamasından sonra Cemil Bayık'ın verdiği tepki tam da bunu gösteriyor.

 Diyaloğu, "Kürtleri oyalama ve teslim alma politikası" olarak nitelendiriyor Cemil Bayık. Peki onun politikası ne? "Direnişten başka seçenek yok"

 Bayık onunla da yetinmiyor. Direnişten başka seçenekleri de, "En hafif deyimle gaflet" olarak nitelendiriyor.

 Tek bir isim değil Cemil Bayık. Nurettin Sofi, Feyman Hüseyin ve Duran Kalkan'la birlikte örgütteki şahin kanadın önde gelen isimlerinden.

 Ayrıca bu isimlerin her biri aynı zamanda bir ülkenin Kandil'deki temsilcisi. Sofi Nurettin ve Feyman Hüseyin Suriye-İsrail hattını, Cemil Bayık ve Duran Kalkan'da İran'ı temsil ediyorlar, öyle ki, temsil ettikleri ülkeler bu şahısların siyasi pozisyonu kadar sağlık durumlarını dahi yakından takip ediyor...Kandile diyaliz sistemi kuracak kadar...

 Hepsinin birde büyük ağabeyi var...

 "Siz Kandil'i boşaltırsanız, radikal İslamcı örgütler Kandil'e üs kurar. O yüzden silahı bırakmayın" diye telkinde bulunan CIA gibi.

 Karayılan ise, İmralı hattını temsil ediyor. Silvan ve Oslo sadece diyalog sürecine konulan bir bomba değildi. Öcalan'ın liderliğine karşı da bir meydan okumaydı. İmralı mesajı aldı.

30 yıldır varlığını korumayı başarmış, kitlesini dönüştürebilmiş bir örgüt PKK. Kafamızı kuma gömmeye gerek yok.

 AK Parti, sorunu bu yönüyle kavrayan bir hareket oldu. Kan siyaseti değil, can siyaseti güttü. Milletimiz de bu politikaların arkasına desteğini koydu. O nedenle çözüm için umutlanıyoruz.

 Çözüm zeminini güçlendirecek yeni bir adım dün Bakanlar Kurulu'nda atıldı.

 Dördüncü paket Bakanlar Kurulu'nda görüşülerek kabul edildi.

 İşkence ve kötü muamelenin önlenmesi, özgürlük ve güvenlik hakkı ihlallerinin önlenmesi, düşünce ve vicdan özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, ifade ve basın hürriyetinin en geniş anlamda sağlanması gibi hükümleri ihtiva ediyor, dördüncü paket.

Bir demokratikleşme paketi.

 Sorunların çözümünü güvenlikçi politikalarda değil, özgürlüklerin alanının genişletilmesinde arayan bir zihniyetin ürünü bu.

 Özel yetkili mahkemelerle ilgili tartışmada beni en çok düşündüren, geldiğimiz nokta oldu. İstiklal Mahkemelerine isyan etmiş, sorunların çözümünün Sıkıyönetim Mahkemelerinde, DGM'lerde aranmasına ciddi eleştiriler getirmiş bir zihniyet olarak bugün, çareyi Özel yetkili mahkemelerde arar duruma düşmemize hayıflanıyorum.

 Çare olsaydı Nusret Demiral'ın DGM'si çözerdi bu işi. Ayrıca özel yetkili mahkemeler kaldırılıyor şeklinde, asılsız bir kampanya yürütülüyor.

 Keşke Türkiye, özel mahkemelere ihtiyaç duymayacak kadar normalleşebilse.

Ama kaldırılmıyor. Darbe, çete ve terör suçları bu mahkemelerin yetkisinde kalacak.

 Ancak çerçevesi daralıyor.

 Başbakan Erdoğan'a 3 alternatifli metin sunuldu. Tercihine göre adım atılacak, özel yetkilerin çerçevesi daraltılacak.

 Kimsenin Silivri'yi boşattığı yok. Keyfilik ve adaletsizliğin önüne geçilmeye çalışılıyor.

yenişafak

Bu yazı 549 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Başbakan'ın açılımı ne olacak?
    • 25 Eylül 2012 Karakolda teknoloji var
    • 24 Eylül 2012 21 Eylül demokrasi bayramı
    • 19 Eylül 2012 Yetmez ama evet
    • 17 Eylül 2012 Suriye, Bosna mı?
    • 13 Eylül 2012 Yazamayacağım takvim...
    • 12 Eylül 2012 Kılıçdaroğlu adına açılan sayfada ne yazıyor?
    • 10 Eylül 2012 Kuruculara 3 dönem muafiyeti
    • 5 Eylül 2012 Numan Bey neye şaşırdı
    • 4 Eylül 2012 Beytüşşebap göstere göstere geldi
    • 30 Ağustos 2012 İstihbarat var, operasyon yok
    • 27 Ağustos 2012 Cumhurbaşkanı'nın sağlığı
    • 22 Ağustos 2012 Melisa'nın katili Esed
    • 16 Ağustos 2012 Suriye şoklaması
    • 15 Ağustos 2012 Bedel
    • 6 Ağustos 2012 Gül, görüşmeyi hangi hareketle anlattı?
    • 5 Ağustos 2012 Şura'nın sürprizleri
    • 2 Ağustos 2012 Sever'in açıklamaları nasıl karşılandı
    • 1 Ağustos 2012 Komutanın durumu
    • 31 Temmuz 2012 Yeni parola

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,555 µs