En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Gül ve ilkeli liderlik



SAN FRANCISCO (ABD)

Aradaki saat farkı 10’a çıkınca etkinliklerin Türkiye’den izlenmesi zorlaşıyor; burada günün hareketi başladığında sizler gecenin koynuna sığınıp uykuya çekiliyorsunuz çünkü. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yer kürenin en dar alanda en fazla değer üreten bölgesi Silikon Vadisi’ndeki programını ânı ânına izlemeniz saat farkı yüzünden zor.

Oysa izlenmeye değer şeyler oluyor burada...

Bir dönem ABD’nin dış politikasını belirleyebileceği görevlerde bulunmuş Condoleezza Rice yeniden yuvasına döndü: Stanford Üniversitesi’ne... Öğretim üyeleri bugüne kadar tam elli Nobel ödülü kazanmış 125 yıllık bir üniversite Stanford... Yüz milyarlarca dolar değere erişmiş pek çok stratejik şirket bu üniversitenin kampüsünde kuruldu. Mensubu ve öğrencisi olmanın itibar sağladığı bir eğitim kurumu.

Cumhurbaşkanı Gül, üniversitenin yüksek lisans öğrencileri ile bazı öğretim üyelerinin katıldığı bir konferans verdi. Kendisinden ‘liderlik’ konusundaki görüşlerini paylaşmasını istemiş Condoleezza Rice. Konferansını dinlerken, sadece hiç tanımayanlar değil günlük politikanın içinde bulunduğu yıllar boyunca kendisini takip etmiş olanlar bile Gül’ün kişiliği hakkında yeni bilgiler edindiler.

Gençlere tavsiyesi şu oldu konuşmasını tamamlarken: “Hiçbir zaman sorumluluk almaktan kaçınmayın ve liderlik yapma fırsatını yakaladığınızda liderliğinizi yapın.” Basit gibi görünen bir tavsiye; ancak, tavsiyesi kendi hayatından verdiği örneklerle birlikte gerçekten herkesin dikkate alması gereken bir altın kurala dönüşüyor.

Hem iyi para kazandıran, hem de çocuklarına iyi eğitim imkânı sağlayan bir uluslararası işi teperek Türkiye’nin dalgalı ortamında en netameli bir zeminde siyasete girmesi... Görüş ayrılığı iyice belirgin hale gelene kadar partisine sadakatini sürdürmesi; sonrasında da kırıcı bir tavır almak veya kapıyı çarparak ayrılmak yerine mevcut yapıya karşı parti liderliğine adaylığını koyması...

‘İlkeler adamı’ olmak liderlik özelliklerinin başında yer alıyor...
 
Her siyasetçi hayatında en az bir kez yol ayrımına gelmiştir: İlkelerine karşı olsa da fırsatçılık yapmak veya ilkelerden fedakârlık etmemek ayrımına... Stanford öğrencilerine, “Prensiplerin pragmatik fırsatçılıkla çatıştığı ana konularda, neredeyse her zaman, sezgilerim prensiplerden yana olmuştur ve prensiplerim için sonuna kadar savaşmışımdır” dedi Cumhurbaşkanı Gül...

Bu noktayı vurgulamak için verdiği örnek ilginçti: 2001 yılında Fazilet Partisi’nde genel başkanlık yarışında ve daha sonra 2007 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında üzerinde hissettiği baskılardan yılmayışı... Cümlesini konuşmasından aynen aktarayım: “Adaylığımı geri çekmem hususunda bana yapılan hakkaniyetsiz ve yapay baskılara rağmen hayalimin peşinden koştum ve prensiplerimden ödün vermedim.”
 
Liderlik konusunda bir ipucu da şu cümlesinde gizli: “Her daim muhafazakâr ve geleneksel değerlere bağlı kaldım, ama yine de kültürel kimliğim ve muhafazakâr değerlerim dünyanın her zaman değişmekte olan gerçeklerine kendimi adapte etmemi engellemedi.”
 
İngilizce yaptı konuşmasını Cumhurbaşkanı Gül; keşke benzer bir konuşmayı Türkiye’de de yapsa... Stanford öğrencilerine hitap eden sözlerin bütünü Türkiye’deki herkes için daha anlamlı çünkü...

 
star


Bu yazı 598 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,900 µs