En Sıcak Konular

İsmail Küçükkaya


İsmail Küçükkaya
0 0 0000

Siyaset neden dine tutuldu?



Aynı soruyu Başbakan Erdoğan'a da yöneltmeli...    
 CHP lideri Kılıçdaroğlu'na, beraberinde Saraybosna'ya götürdüğü gazeteciler aynı soruyu sormuşlar:
 'Gezide neden dini ağırlıklı temalar öne çıkıyor?'
 Kılıçdaroğlu Bosna Hersek'in özel koşullarını hatırlatarak yanıtlamış.
 Yoldaki açıklamalarının en çarpıcısı, 'Başörtüsü sorununun çözümünden memnunum' cümlesiydi.
Kemal Bey'in din, muhafazakarlık ve cemaatler üzerine söyledikleriyle, bu konuda yapıp etmeleri belli bir stratejiye dayanıyor, besbelli. Gündelik bir yaklaşımın eseri değil. Bilinçli ve planlı... Aynı yoldan yürüyeceği de ortada.
Başbakan Erdoğan, kendisi birkaç kez ifade etti, kişiliğini 'dindar' olarak açıklıyor. 9.5 yıldır iktidarda. Bu anlamda değiştiğini söylemek haksızlık olur, partisini kurduğunda neyse yine o. Ancak iktidarının ilk 8 yılında dini konulardaki söylemleri çok daha azdı ve hayli dikkatli bir retorik kullanıyordu. Bu açıdan ciddi bir söylem değişikliği olduğu, bunun eyleme de yansıdığı gerçek.
Peki ne oluyor?
 İktidarıyla ana muhalefetiyle siyaset neden dine tutuldu?
 Mahrem alanımız olan inanç dünyası siyasetin gündeminde niçin en ön sıraya oturuyor?
Başbakan Erdoğan, kökü derinde olan ve geçmişi eski sorunlarla ilgili eleştiri ve taleplere 'her şeyin zamanı var' yanıtını veren bir lider... 23 Nisan'da 'şartlar şimdi uygun oldu' yanıtı da bunun göstergesi, başörtüsüyle ilgili daha iki-üç yıl önceki açıklamaları da... 'Başörtülü milletvekili adayı neden yok?' eleştirilerini de haziran seçimleri öncesinde benzeri sözlerle karşılamıştı.
'Dindar nesil' çıkışı adeta bir dönüm noktası, bir işaret fişeği...
 4+4+4 düzenlemesi...
 'İmam hatipler gözbebeğimiz olacak' vaadi bu dizinin en son halkası...
 Kemal Kılıçdaroğlu da nicedir aynı sularda kulaç atmaya çalışıyor.
Dini gruplarla da yaklaşıyor.
Başbakan Erdoğan kendisine 'Sen bu sularda yüzmeyi bilmezsin' diye karşı çıkıyor. Ama anlaşılan bu yarış önümüzdeki yıllarda devam edecek. Cumhurbaşkanlığı, belediyeler, yeni hükümet seçimlerinde doruk noktasına çıkacak.
Peki neden?
 Çünkü siyasetin içi boşaltıldı.
Siyaset bitti.
Bütün dünyanın derdi aynı.
Halkın gündelik problemleri konuşulmuyor.
Eğitim, sağlık, yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk, ulaşım gündemde yok.
Kitleleri coşturabilecek en önemli kutsallar üzerinden politika kurgulanıyor.
Duygusal bağlanmayı sağlamanın en kolay ve sağlam temeline iniliyor.
Sarkozy nasıl ki göçmenler üzerinden popülizm yapıyor, liderlerin çoğu da dini değerler üzerinden tabanlarında safları sıklaştırmaya çalışıyor.
CHP ise muhafazakarlaştığını düşündüğü ülkeden oy devşirmenin derdinde.
Oysa kendisini bitirdiğinin farkında değil.
MHP lideri Bahçeli'nin 'normalleşme' dediği gelişmelere yakından bakmak gerek.
Gerçekten asker-sivil karşıtlığı geride kalıyor.
Türban tartışması artık bitti biter.
Kurulu yapı değişti, düzenin yeni sahipleri var.
Dini değerleri siyasetin malzemesi yapmak için şartlar uygun.
İşin tehlikesi şurada; din konusunda yarış başladı mı nerede durduracağınızı bilemezsiniz.
 Ve çok çetin bir dönem başlıyor. Başbakan Erdoğan duygusal olarak angaje olduğu ve kesin inanç içinde olduğu değerleri konuşurken artık daha rahat. Kılıçdaroğlu ise 'Bu yarışta ben de varım' demeye çalışıyor. Köşk seçimi için oyu halk kullanacak. Milliyetçilik de önemli, dindarlık da... İnanç temelindeki siyaset Kürt seçmeni çekebilmenin de başlıca araçlarından. Baksanıza, CHP 'Cumhurbaşkanı adayımız merkez sağdan olacak' açıklamasını yaptı bile. Düğüm Köşk'te...

akşam

Bu yazı 857 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Haziran 2012 ABD denklemin neresinde?
    • 27 Nisan 2012 Siyaset neden dine tutuldu?
    • 11 Nisan 2012 İşte baş döndüren Suriye diplomasisi
    • 1 Nisan 2012 Türk futbolunu kurtarma paketi
    • 5 Mart 2012 İşte önümüzdeki 6 ayın yol haritası: Başbakan'ın 'tek devlet' stratejisi
    • 13 Şubat 2012 Oslo üzerinden MİT krizi analizi...
    • 6 Şubat 2012 Kimlerin uzun tutukluluğu bitiyor?
    • 21 Kasım 2011 Türkiye bölünür mü büyür mü?
    • 23 Mayıs 2011 MHP neden hedef tahtasında?
    • 18 Nisan 2011 'Doğu Çözümü'
    • 11 Nisan 2011 Başbakan'ın liste stratejisi
    • 17 Mart 2011 Başbakan'dan 'askerle diyalog' yorumu: 'Çok yakın çalışıyoruz'
    • 28 Şubat 2011 Erbakan'dan sonra Türk siyaseti
    • 21 Şubat 2011 Seçimin sürprizi ne olabilir?
    • 4 Şubat 2011 Başbakan Erdoğan'ın planı
    • 5 Ocak 2011 2011'de nasıl bir MHP?
    • 22 Kasım 2010 CHP ile MHP arasını açmalı
    • 13 Ekim 2010 Sarı Lacivert'in Doğu açılımı
    • 16 Ağustos 2010 Şehitlerimiz ve referandum...
    • 13 Mayıs 2010 Operasyona açık siyaset

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,785 µs