En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Kılıçdaroğlu'nun zor kavşağı



Gelin Başbakan'la CHP lideri arasındaki "Cami tartışması"na biraz daha yakından bakalım.

Aslında olan ne? Aslında olan, daha köklü bir tarih tartışmasının uzantısı. Onun da, yaşanan süreçle yakın alakası var.
 Yaşanan sürecin adı "normalleşme!" Türkiye sistem sancısından kurtulmaya çalışıyor.
 Sistem sancısı dendiğinde de, ucu bütün bir cumhuriyet tarihine uzanıyor ve onunla yüzleşme gereği duyuluyor.
 O sancının içinde en temelde CHP var.
 Tek Parti iktidarı bir CHP iktidarı.
 "Halka rağmenci", "Tepeden inmeci" ya da Fransız ihtilalinin jargonu ile söylenirse "jakoben" bir iktidar.
 27 yılda çok acılar yaşanmış.
 "Devrim kendi çocuklarını yer" denir ya hani, Milli Mücadele'nin üst kadroları bile kurban gitmiş o süreçte.
 Halkın çektikleri ise acılar yumağı halinde.
 Şimdi zihinlerimizi arındırıyoruz ya bu tür tortulardan, acılar da gündeme geliyor.
 Camiler ahır olmuş, satılmış, ezanın dili değiştirilmiş, İstiklal Mahkemeleri'nde patır patır insanlar asılmış ve Dersim gibi işler olmuş.
 Başbakan CHP'ye sesleniyor "Tarihinle yüzleş" diye...
 CHP'nin bunu yapması önemli. Çünkü CHP, neredeyse tüm askeri müdahalelerde hınk deyici bir rol üstlenmiş.
 Yani Türkiye'de darbeci kültür zemininin arınması demek, öncelikle CHP zihniyetinin restore edilmesi demektir.
 
Yenilenmek ama nasıl?
 
Aslında CHP'de bir yönetim değişikliği oldu ve bu yönetim "Yeni CHP" söylemini geliştirmeye çalıştı.
 Başbakan da "Şayet yeni isen diyor en önce CHP'nin geçmiş günahlarını itiraf ederek yenileş."
 Bu durumda ne yapmalı CHP'nin yeni genel başkanı?
 Sayın Kılıçdaroğlu, bir yandan "yeni"liği vurgulamak istiyor, demokrasi duyarlılığını dile getiriyor, "Tankların üzerine en önce ben çıkarım" diyor ama öte yandan çelişik tavırlar sergiliyor.
 CHP'nin geçmişine sahip çıkıyor, savunuyor yapılanları mesela...
 Ya da sanki hiçbir günah işlenmemiş gibi aklamaya çalışıyor tüm geçmişi.
 Oysa ortada kolay aklanamayacak cürümler var.
 İşte Başbakan sayıp döküyor Tek Parti iktidarı dönemlerinin cürüm dosyalarını...
 İnsan unutur belki ama arşivler unutmuyor.
 Başbakan, arşivlere her el attığında bir kara utanç dosyası çıkıyor ortaya...
 Kılıçdaroğlu daha onu cevaplamadan, varan iki, varan üç tarzında bombardıman sürüyor.
 Kılıçdaroğlu'nun bütün "yenilik" iddiaları da bu utanç dosyalarını savunurken berhava oluyor.
 Hele buna bir de Ergenekon avukatlığı dahil olunca, ardından "intikam" söylemiyle 28 Şubat soruşturmalarını engelleme çabaları girince CHP liderinin bütün yenilik yaldızları dökülüyor.
 
Özkes'le olmaz bu iş
 
Doğrusu zor bir durum.
 Peki Kılıçdaroğlu CHP'nin geçmişine sahip çıkmasa olmaz mı?
 İşte çetin soru bu.
 CHP'de "yenilik" iddiası, tam da bu soruya vereceğiniz cevapla ilgili.
 Kılıçdaroğlu bence henüz bu soruya net cevap verebilmiş değil.
 Çünkü bu soruya "geçmişi sorgulama" kararıyla cevap verse, tabanda çözülme olacağından endişe ediyor.
 Geçmişe sahip çıktığınızda da demokrasi iddianız inandırıcı olmuyor.
 Bu durumda ne olacak?
 Kıvranacaksınız. Yani CHP'nin işi de kolay değil, Kılıçdaroğlu'nun işi de...
 İşin ilginç yanı, Türkiye normalleştikçe CHP'nin işi daha da zorlaşacak.
 Bir de şunu not etmem lazım:
 Şayet CHP'nin yenileşmesinin en önemli boyutu, din ve dindarlarla daha sağlıklı iletişim kurmaktan geçiyorsa İhsan Özkes tipi ile olmaz bu iş. Yaşar Nuri ile olmadığı gibi.
 Diyanet'le kavga eden bir eski müftü, "en eski" zamanında CHP'li olmuş bir eski müftü... Dindar toplum kesimi gözünde "CHP'lileşmiş" diye bilinen bir müftünün ne anlam taşıdığını doğru okumak lazım. Negatif misyondur bu. Hatta şunu söyleyeyim: Toplum Kılıçdaroğlu'nun Özkes'ten daha samimi olduğuna bile inanabilir. İsterseniz, Muhammed Çakmak Bey'e sorun.
 
bugün 


Bu yazı 830 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,427 µs