En Sıcak Konular

Süleyman Yaşar


Süleyman Yaşar
0 0 0000

Darbelerin ekonomiye maliyeti ne oldu?



Türkiye'de darbeler ekonomiyi hep alt üst etti. 1908, 1960, 1971 darbeleri hep kaynağı belirli bir kesimden alıp diğer kesimlere verdi. Kısacası darbeler kaynak, servet ve gelir transferi yaptı. Zaten arkasında ekonomik bir beklenti ve destek olmadan darbe kolay değildi.
En yakın iki darbeyi ele alırsak... 12 Eylül 1980 darbesi, özellikle Türkiye'de gelir dağılımını bozdu. Bu darbe en çok emeğiyle geçinen işçi ve memurları sarstı. Bazıları itiraz edebilir ama özellikle kamuda çalışan memur maaşları reel olarak geriledi. Çünkü kamu işçileri sendikalı oldukları için memurlardan fazla ücret alıyordu. Memurlar sendikasız olduklarından maaşları işçi ücretlerinden hayli gerideydi. Darbeyle siyasi partiler ve sendikalar kapatılınca, memur maaşları daha da düşürüldü.
Şunu da gözden kaçırmamak lazım. 12 Eylül askeri darbecileri, Türkiye'nin okuyup yazan ve düşünen kesimini oluşturan memurlar üzerinde büyük baskı kurdu. Pek çok devlet memuru tutuklandı, sürüldü, siyaseten tehlikeli görüldükleri için işlerinden çıkarıldı. Anlayacağınız, 12 Eylül darbesinde çalışan kesimler içinde en büyük hasarı devlet memurları aldı.
Zaten darbe dönemi uygulamalarının yansımaları gelir dağılımındaki değişmeyle somut olarak görüldü. Gelir dağılımında sıfıra yaklaştıkça adaleti, bire yaklaştıkça adaletsizliği gösteren bir ölçü olan Gini katsayısı, 1978'de 0.51'den giderek azalması gerekirken 1983'te 0.52'ye yükseldi.
Bütün bunların yanında 12 Eylül darbesinin Türkiye ekonomisine en olumsuz etkisi Yunanistan'ın NATO'ya dönüşünün koşulsuz kabulü oldu. Dönemin devlet başkanı Kenan Evren darbenin hemen ardından, NATO Başkumandanı general Bernard Rogers ile Sivas ordu evinde gizli bir toplantı yaptı. Bu toplantıya sivil bürokrasiden diplomatlar alınmadı. Yine bir paşa olan Necdet Öztorun'un yazdığı tutanakla Yunanistan'ın NATO'ya girişi onaylandı. Darbecilerin bu keyfi tutumu, daha sonra Türkiye ekonomisini olumsuz etkiyen bir diplomatik hataya dönüştü. Çünkü NATO'ya kabulünün ardından Yunanistan, AB'ye tam üye olunca, Ankara Anlaşması'nın ek mali protokollerinden dördüncüsü olan 600 milyon ecu (şimdi euro) tutarındaki yardımı, 225 ve 375 milyon euro tutarındaki Avrupa Yatırım Bankası kredilerini Türkiye'yi veto ederek ödetmedi.
Ayrıca Gümrük Birliği'ne uyum için Türkiye'nin alacağı 2 milyar euro'nun ödenmesini de veto etti. Bir darbeci generalin yaptığı bu keyfi işlemin Türkiye'ye yıllar önceki nominal bedeli 3.2 milyar euro oldu. Alternatif maliyeti bugüne getirildiğinde bu rakam 46.8 milyar euroya ulaşıyor.
Gelelim 28 Şubat darbesine... 28 Şubat darbesinin en önemli nedeni Anadolu sermayesinin bayilikten üretime geçmeye çalışması oldu. Anadolu sermayesinin üretime başlaması İstanbul'un statükocu sermayesini rahatsız etti. Anadolu kentlerinde üretime başlayan pek çok şirket "irticacı" suçlamasıyla iflas ettirildi. Çünkü genişleme yatırımlarına teşvik verilmedi, aldıkları teşvikler iptal edildi. Ürünleri kara listeye alındı.
28 Şubat darbesinin önemli bir nedeni de, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın bütçe açıklarını kapatmak ve KİT'lerin ödediği yüksek faiz yükünü azaltmak için KİT finansmanını kamu içinde bir finansman havuzu kurarak çözeceğini açıklamasıydı. Bu açıklamanın ardından özel banka sahiplerinden büyük tepki geldi.
Kısacası, Erbakan Hükümeti'nin düşürülmesinin en önemli nedenlerinden biri bu finansman havuzunun kurulması oldu. Çünkü rakamlara bakıldığında, genel bütçe faiz giderleri 1997'de 1.9 katrilyon lirayken, Erbakan Hükümeti'nin düşürülmesinin ardından bu giderler 1998'de 5.6 katrilyon liraya, 1999'da 10.7 katrilyon liraya fırladı.
28 Şubat'ın ardından Türkiye paradan çok kolay para kazanılan bir ülkeye dönüştü. İşte bu nedenle pek çok kişi banka kurmaya kalkıştı. 28 Şubat'ı destekleyenlere kolayca banka kurma izni verildi. Hatta kamu bankalarından bu kişilere banka satın almaları için kredi bile açıldı. Böylece hem kamu bankalarının hem de özel bankaların içi boşaltıldı. Bütün bunların ardından artan kamu borç yükü sürdürülemez hale geldi.
2001 krizi işte bu nedenle yaşandı. İçi boşaltılan bankaların kurtarılması Hazine'ye 380 milyar liraya mal oldu. Darbeler sadece hak ve özgürlükleri ezip geçmedi, halkın ekonomisini de ezdi, gelir dağılımını bozdu. Ve bu faturanın ödenmesi hâlâ bitmedi. Halk darbelerin maliyetini yüksek dolaylı vergilerle hâlâ ödüyor.

sabah

Bu yazı 886 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Kriz mi var?
    • 24 Eylül 2012 Yüksek faiz yüksek vergi
    • 21 Eylül 2012 Eksen kayması derler sakın kanmayın
    • 19 Eylül 2012 2001 krizinde ABD, IMF'nin Türkiye için yardım talebini geri çevirmiş
    • 14 Eylül 2012 Madem her şey çok kötü, niye AK Parti önde?
    • 12 Eylül 2012 Riskler azaldı, hâlâ notu niye artırmıyorsunuz?
    • 10 Eylül 2012 Altında yeni fiyat ne olacak?
    • 7 Eylül 2012 Draghi'nin planı Türkiye'nin notunu artırır mı?
    • 6 Eylül 2012 Sosyalist Enternasyonal'in Kürt sorununa çözüm önerisi ne?
    • 3 Eylül 2012 The Economist'in iki tuhaf isteği
    • 24 Ağustos 2012 Anadolu sermayesi mi, İslami burjuvazi mi?
    • 22 Ağustos 2012 Niye Gaziantep hedef seçildi?
    • 16 Ağustos 2012 Faiz lobisi şimdi ne diyecek?
    • 13 Ağustos 2012 İran niye Türkiye'ye kızıyor?
    • 9 Ağustos 2012 Faiz lobisine kötü haber: Londra zorda!
    • 7 Ağustos 2012 Türkiye'nin dış ekonomik riskleri ne?
    • 1 Ağustos 2012 Para niye Türkiye'ye gelecek?
    • 30 Temmuz 2012 Babamın bavulu Kıbrıs'ta
    • 25 Temmuz 2012 Obama küresel yolsuzluk dosyalarını niye açıyor?
    • 20 Temmuz 2012 Erdoğan'a niye kızıyorlar?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,599 µs