En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

CHP ancak bölünerek çoğalabilir...



CHP niçin bu kadar çok kurultay yapıyor?

Salih Memecan'ın karikatüründe Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi bir komşusuna "Kocamdan şüpheleniyorum, eve hep geç geliyor. Devamlı kurultay var diyor. Bu kadar kurultay olur mu, mutlaka bir başkası var" diyordu.

Komik...

Ama benim bu soruya başka bir cevabım var:

Diğer partilere karşı seçim kazanamayınca devamlı kurultay yapıp birbirlerine karşı kazanarak tatmin oluyorlar...

Şaka bir yana...

CHP bölünmeden bu partiden iktidar falan çıkmayacak.
 
"CHP bölünmeli ki, büyüsün" görüşü son zamanlarda ağırlık kazanmaya başladı.

Bence makul.

Bakın Necmettin Erbakan'ın partisinden koparak kendi partisini kuran ekip üç dönemdir iktidarda.

Aslında CHP'nin bölününce büyüyeceği tezi tarihi gerçekler tarafından da destekleniyor.

Adnan Menderes ve arkadaşları "Dörtlü takrir" denilen bir bildiri yayınlayıp CHP'den koparak Demokrat Parti'yi kurmuşlar ve üç dönem üst üste yüzde 50'lerde oy alarak iktidar olmuşlardı. "Dörtlü takrir" aslında CHP'ye bir meydan okumaydı ve tek parti dönemi CHP'sinin neden halkın teveccühüne mazhar olamadığını çok iyi ifade ediyordu. Kurulacak parti CHP'den farklı olacaktı.

Yakın siyasi tarihte, CHP'den kopup parti kuran ve iktidara aday olan bir parti daha vardı: Terrakiperver Cumhuriyet Fırkası (TCP)!

Bu parti Mustafa Kemal ve İsmet İnönü hariç Kurtuluş Savaşı'nı başlatan üst düzey bütün isimler tarafından kurulmuştu.

Oysa Mustafa Kemal asla kendisine muhalif istemiyordu. Partiyi İzmir Suikastı ve Şeyh Sait İsyanı'nı bahane ederek hiçbir seçime girmesine imkân tanımadan kapattırdı.

Kapatma gerekçesi, TCP tüzüğünün altıncı maddesidir: "TCP, dine saygılıdır."

Bu ifade dinin siyasete alet edilmesi olarak kabul edildi ve parti istiklal mahkemesine kapattırıldı. Kurucuları yargılandı ve idama mahkûm edildi.

CHP Genel Başkanı'nın talebiyle 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) kuruldu. Atatürk "kur" dediği için bu partiyi de CHP'nin içinden çıkmış kabul edebiliriz.

CHP, o zamanki adıyla Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın karşısında olmasa da CHP'den başka bir parti olduğu için Serbest Fırka müthiş bir halk desteği ile karşılaştı. SCF'nin iktidara gelmesi cumhurbaşkanı ile çatışmak anlamına geleceği için parti kendi kendini feshetmek zorunda kaldı.

Serbest Fırka'ya "gerici unsurlar" destek olmuş fakat buna engel olunamamıştı. Atatürk "Bu vefasızlık neyin nesi" diye sorarak rahatsızlığını dile getirir. Bu soruya kibarca "Halk dışarıda kaldı efendim" cevabı verilir.
SCF'nin fesih beyannamesi şöyle biter:

"Fırkamız, Büyük Gazi Hazretlerine karşı, siyasî sahnede mücadele edecek bir mevkie getirilmiştir. Fırkamız doğrudan doğruya Gazi Hazretlerinin teşvik ve tasvipleriyle vücuda gelmiş ve Büyük Reisimizin her iki fırkaya karşı müsavi muavenet ve muamelesine mazhar olacağı teminatı almış idi. Esasen başka türlü siyasi bir teşekküle vücut vermek mesuliyetini almağı hiçbir zaman hatırımıza getirmedik. Halbuki emrivaki şeklinde tahakkuk eden son vaziyet karşısında bizce başarılması muhal olan bu teşebbüse devam etmek beyhude olacağından Fırkamızın feshine ve keyfiyetin bilumum teşkilata ve Dahiliye Vekaletine bildirilmesine karar verilmiştir."

Görüldüğü gibi gerek CHP'den ayrılan isimlerin kurduğu gerekse bizzat Atatürk tarafından kurdurulan muhalif partiler hep bu halkın teveccühüne mazhar olmuşlar.

İşte bu tarihi gerçeklere binaen CHP tespitim şu:

CHP ile bu millet arasında bir kan uyuşmazlığı var. CHP'den çıkan CHP'ye karşı her partiye yönelen halkın çoğunluğu işte bu sebeple CHP'ye yönelmiyor.

Yani CHP bölünürse, CHP'den çıkan bir partinin iktidar olma şansı var ve bu tarihi gerçeklerle uyumlu bur durum.

bugün


Bu yazı 1,095 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,509 µs