En Sıcak Konular

Abdülhamit Bilici


Abdülhamit Bilici
0 0 0000

Obama'yı vur, İsrail'i koru!



ABD'de yayımlanan Atlanta Jewish Times gazetesinin sahibi Andrew Adler'in dinî bağla yakınlık hissettiği İsrail'i korumak için gündeme getirdiği öneriler, sadece Amerika'da değil, tüm dünyada geniş yankı yaptı.


Tekliflerin arkasında bir meczup veya ruh hastası olsa veya bir komplo teorisi sitesinde yayınlansa belki üzerinde fazla durmaya değmezdi. Ama logosunda 'Yahudi' geçen bir gazetede, hem de gazetenin sahibi tarafından yazılan bir makalede dile getirilmesi ve altı çizilerek vurgulanması manidar.

ABD tarihinde başkanlık koltuğuna oturan ilk siyahî isim olduğu için Obama'nın kendi toplumunda birçok sağcıyı rahatsız ettiği sır değil. Kendisiyle ilgili beklentileri boşa çıkarma pahasına Musevi platformlarında defalarca İsrail'i mutlu edecek konuşmalar yapmış olmasına rağmen Obama'nın bugünkü İsrail hükümetince pek sevilmediği de malum. Filistin barışı için en basit konuda en küçük adım attıramadığı için Obama'nın da Netanyahu'ya ve liderliğindeki hükümete pek sıcak bakmadığını biliyoruz. Nitekim bir ABD başkanının, liderleriyle iyi anlaştığı ülkeleri sayarken Hindistan ve Türkiye'yi bile sayarken İsrail'i anmaması bile bu soğukluğun göstergesi olarak okunabilir.

Dolayısıyla Obama-İsrail/Yahudi ilişkilerinin böyle soğuk olduğu bir ortamda Yahudi asıllı bir yazar, gazetesinde Obama aleyhine ileri geri eleştiride bulunsa kimse şaşırmazdı. Ama öyle değil, İsrail'i korumak için ortaya atılan öneriler çok ileri gitmiş durumda. Gazetenin sahibi Adler, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemek için İsrail yönetimine üç seçenek sunuyor: İlki, Hizbullah ve Hamas'a yapılacak bir önleyici saldırı. İkincisi, İran'ın nükleer tesislerinin vurulması. Üçüncüsü ise Netanyahu'nun ABD'de bulunan Mossad ajanlarına "İsrail dostu olmayan" Obama'ya suikast emri vermesi. Hızını alamayan Adler, Obama öldürüldükten sonra yerine gelecek başkan yardımcısının da "zorla" İsrail düşmanlarını ortadan kaldıracak politikalar izlemesinin sağlanması gerektiğini yazıyor. Hatta bir adım daha ileri gidip, bu fikirlerin sadece kendi hayal ürünü olmadığını, İsrail derin devletinde de tartışıldığını söylüyordu.

Tabii yazı duyulur duyulmaz, başta Amerika'daki Yahudi toplumu olmak üzere herkes ayağa kalktı. Üzüntüler ve kınamalar yapıldı. Özür dilemek zorunda kalan Adler de bir suikastı savunmadığını söyledi. Sağcı Netanyahu'nun başbakan; birçok liberal Yahudi'nin ırkçı ve aşırı milliyetçi dediği Lieberman'ın dışişleri bakanı olduğu mevcut İsrail hükümeti veya İsrail derin devleti gerçekten bu tür çılgın senaryoları tartışıyor mu, bilmek zor. Ama bu çılgınca önerileri; Türkiye'de görev yapan bir grup yabancı gazeteciyle birkaç gün önce buluştuğumuz işadamı İshak Alaton'un, Mavi Marmara olayı hakkında söyledikleri ile yan yana getirince, açıkçası bu fikirlerin çok da gerçekdışı olmayabileceği hakkında gözüm korktu.

9 vatandaşımızın canına mal olan, iki ülke ilişkilerini sarsan bu olaya ilişkin Türkiye, İsrail ve BM tarafından raporlar hazırlanmış olmasına rağmen Mavi Marmara eyleminin neden bu kadar dramatik şekilde sonuçlandığı tam olarak aydınlatılmış sayılmaz. Zira taraflar son dakikaya kadar birbiriyle temastaydı. ABD arabuluculuk yapıyordu. Yoğun diplomasi trafiği sonunda Mavi Marmara'nın, rotasını Gazze yerine Mısır'ın El Ariş Limanı'na çevirmesine karar verilmişti. Sadece Ankara değil, ABD, İsrail ve Mısır da bu formülden haberdardı. Biraz da bunun rahatlığıyla Türkiye tarafı, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun da katıldığı bir hafta sürecek Latin Amerika turuna çıkmıştı. İHH ekibi de hadiseden sonraki açıklamasında, sonuna kadar direnip dümeni El Ariş'e kıracaklarını söylemişti.

Mavi Marmara hareket etmeden aylar önce olaydan haberdar olduğunu ve önlemek için Türkiye ve İsrail nezdinde çok gayret ettiğini söyleyen İshak Alaton'un paylaştığı çarpıcı bilgi şöyleydi: "İsrail tarafı, Erdoğan hükümetine unutmayacağı bir ders vermeye karar verdi. Bir çatışma istediklerine ve böyle olmasını planladıklarına dair bilgim var. Çünkü bu müdahaleyi uluslararası sularda yaptılar. 9 insan İsrail komandolarınca öldürüldü. Olaydan sonra İsrail medyası dahil her yerde Netanyahu hükümetini ve ultra nasyonalist Dışişleri Bakanı Lieberman'ı suçladım. İsrail televizyonunda, böyle bir dışişleri bakanına sahip olmanın İsrail için utanç verici olduğunu söyledim. Bu hareket tarzının, tüm dünyadaki Yahudiler için ölümcül olduğunu söyledim. Komşularıyla barış istemeyen ve Amerikan yönetimine sürekli hücum eden ırkçı bir iktidarın hükümette olması üzücü. İsrail'de söylediklerimden memnun olmadılar. Umurumda değil. Çünkü ben Yahudileri ve İsrail'i değil, sadece Netanyahu yönetimini, Erdoğan hükümetine ders vermek için kasıtlı bir plan yapmakla suçluyorum."

Mavi Marmara'ya kasten saldıran bir ekip için Obama'ya suikast planlamak veya Sarkozy üzerinden Türkiye-Fransa ilişkilerini zehirlemek abartı mıdır?

 zaman

Bu yazı 1,339 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Ankara'nın Suriye'ye bakışı
    • 1 Eylül 2012 İran'a Mursi tokadı!
    • 14 Ağustos 2012 Suriye kimin meselesi?
    • 7 Ağustos 2012 Başbakan da 'terörist' oldu!
    • 28 Temmuz 2012 Yüksek riskli Suriye politikası
    • 24 Temmuz 2012 Suriye nereye gidiyor?
    • 14 Temmuz 2012 "Derin devlet"
    • 10 Temmuz 2012 Türkiye'nin kaybettiği üç lüks
    • 3 Temmuz 2012 Ortadoğu için hangi Türkiye?
    • 26 Mayıs 2012 Gül'ü kaçıran Google aracı!
    • 21 Nisan 2012 Neden Batı Çalışma Grubu?
    • 13 Mart 2012 Abant'ın 4 mesajı!
    • 4 Şubat 2012 Araplar bilmez, biz biliriz!
    • 24 Ocak 2012 Obama'yı vur, İsrail'i koru!
    • 14 Ocak 2012 Silivri boşalsın, Türkiye rahatlasın!
    • 24 Aralık 2011 Fransa'ya en iyi cevap
    • 29 Ekim 2011 Keşke Başbakan da okusa!
    • 27 Kasım 2010 Psikolojik harekâta dikkat!
    • 30 Haziran 2010 AK parti'yi kaybetmenin sifreleri!
    • 28 Kasım 2009 Davutoğlu Yeni Osmanlıcı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,817 µs