En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Ben Ermeniler'i anlıyorum fakat...



Ben Ermeniler'i anlıyorum. Haklı olarak kendi acılarını diri tutuyorlar.
Acılar yaşandı mı, yaşandı: Kadınlar, çocuklar, hastalar, yaşlılar tehcir yollarında öldüler mi, öldüler ve bu asla onaylanamaz.
Ben Ermeniler'i anlıyorum. Belki içlerinden Taşnak'ın, Hınçak'ın, Ruslar'la, Fransızlar'la işbirliği yapmasını bile onaylıyorlardır.
Ben Ermeniler'i anlıyorum. Belki geçmişte Van'da kurulan Ermeni devletini de onaylıyorlardır.
Ben Ermeniler'i anlıyorum. Belki Türkiye'den tazminat da istiyor olabilirler.
Ben Ermeniler'i anlıyorum. Belki hâlâ "Batı Ermenistan" dedikleri yerlerin, Ermenistan'a iltihakı gibi bir arzuya da sahiptirler.
Ben Ermeniler'i anlıyorum. Amerika'da, Fransa'da ya da AB'nin şu veya bu platformunda, Türkiye'nin sıkıştırılmasından büyük zevk alıyorlardır.

Peki bu duyarsızlık niye?

Benim anlamadığım, bizim insanlarımızın bir kısmının, kendi toplumlarının acılarına karşı duyarsızlığı...
Bakıyorum, camilere, ahırlara doldurularak yakılan Müslümanlar'dan bahis yok.
Bakıyorum, karınları deşilen kadınlardan bahis yok.
Bakıyorum, süngülenen, üzerlerinde atış talimi yapılan çocuklardan bahis yok.
Bıraksaydık da Van'daki Ermeni devleti devam etseydi.
Bıraksaydık da, Maraş kalesine çekilen Fransız bayrağı devam etse, şehir içinde Ermeni çetelerle Fransız askerleri, Müslüman kadınlara tecavüzlerini sürdürselerdi...
Bıraksaydık da, Yunan sürüleri Ege'yi talan etseydi...
Bakıyorum, Balkan göçlerinden bahis yok, Balkanlar'da Bulgar-Yunan çetelerinin hunharlıklarından bahis ok.
Niye bahis yok?
Çünkü Batı'nın gündeminde böyle bir acı yok.
Hatta Batı'nın gündeminde tüm bunlar, Osmanlı'ya karşı Batı ülkeleri tarafından güdümlenen bağımsızlık savaşının zaruri sonuçları...
Ve bizim aydınlarımıza da bu Batı argümanlarını tüketme görevi düşmüş.
Yüreklerimizin Müslüman'ın acısına yönelik tarafı boş...
Hatta sadece Müslüman'ın değil genelde tüm mazlum ülkelerin acısına karşı duyarsız bir dünya söz konusu.
Çünkü gündemi mazlum dünya değil emperyalist bloklar oluşturuyor.
İşte Karabağ, Ermeni işgalinde...
Var mı Amerika'dan, Fransa'dan bir ses?
Ya bizde, "tehcir utancı"nı sürekli gündemde tutan aydınlarımız Karabağ'ı, Hocalı katliamını yazıyorlar mı?
Bakıyorum, Fransa'ya tepki gösterenler bile, onu vesile edip, Ermeni diasporasının propaganda kampanyasına iştirak edivermiş.

Bizden istenen ne?

Bizden ne isteniyor?
Ermeniler'in yaşadığı acıyı itiraf etmek mi?
Sadece o değil.
Bir şey daha: Ermeniler'in yaşadığı acı yanında kendi acımızın sıfır mesabesinde olduğunu kabul etmemiz.
Onun için Van'daki Ermeni devlet oluşumunu da görmüyoruz, Taşnak ve Hınçak'ın katliamlarını da...
Hatta sıra o katliamlara geldiğinde "tarihi kaşımamak" ikazı giriyor devreye...
"Milliyetçi söyleme sarılmak" suçlaması giriyor.
Nasıl bir zihin alaborası bu, anlamakta zorlanıyorum ben.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu bu konuda "adil bir hafıza" çağrısında bulunuyor dünyaya... Bu "adil hafıza" çağrısı bizim bir kısım aydınımıza yapılmalı öncelikle.
Ben, sergilenen kimi tavırları, 19'uncu yüzyıl emperyalizminin uzantısı olan politikalar karşısında "devşirilmiş duruşlar" olarak görüyor ve Ermeniler'in yaşadığı acıyı paylaşsam bile, bu oyun karşısında farklılaşmayı bir kendine saygı ve sorumluluk olarak telakki ediyorum.
Türkiye, acıyı yok farz etmiyor ama Fransız ya da şu bu... Dün Ermeniler'i kullanan emperyalist odakların hâlâ Türkiye'ye boyun eğdirme peşinde olmasına isyan ediyor ve bu, sonuna kadar haklı bir isyandır.

bugün

Bu yazı 810 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,421 µs