En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Kardiyoloji Derneği ilaç endüstrisiyle ilişkilerini açıklamalıdır



Metin Münir’ in “Kardiyoloji Derneğinin yanıltıcı istatistikleri” başlıklı makalesinde Türk Kardiyoloji Derneği’ nin (TKD) cevabı da yer alıyor.

TKD şunları söylüyor:

“Türk Kardiyoloji Derneği halk sağlığını tehdit eden ciddi bir durum gördüğü için konuya müdahil olmuştur. Bu konuyla alakalı olarak en küçük bir çıkar ilişkisi yoktur. Türk Kardiyoloji Derneği’nin endüstriyle ilişkisi tamamen ulusal ve uluslararası yasalar ve etik kurallar içerisindedir. Dernekler kanunu çerçevesinde denetlenmekte ve her türlü denetime de her zaman açıktır.”

Çıkar ilişkisi nedir?

Medyada ilaç endüstrisi ile hekimler arasındaki çıkar ilişkilerinden bahsedildiği zaman iki farklı durumun anlaşılması gerekir.

Bunlardan biri doktorların maddi bir çıkar karşılığı bir firmanın ilaçlarını gerekli gereksiz yazmasıdır ki bu durum tamamen gayrikanunî ve etik dışı bir olaydır; üzerinde durmaya değmez.

Asıl önemli olan, TKD’ nin cevap yazısında belirttiği gibi “tamamen ulusal ve uluslararası yasalar ve etik kurallar içerisindeki ilişkilerdir”.

Tüm dünya işte bu tamamen kânuni ve ahlâki olan bu ilişkileri tartışmaktadır.

Bir ilaç firmasının bir doktoru bir kongreye davet etmesi, yol parasını, konaklama parasını, kongre kayıt ücretini ödemesi elbette yasaldır.

Bir firmanın bir doktora verdiği kalem, bloknot, kupa gibi maddi değeri düşük olanlar da bilgisayar, cep telefonu gibi çok pahalı promosyon ürünleri de yasaldır.

Bir firmanın bir doktoru kendi tertip ettiği bir toplantı, seminer, fabrika ziyaretine davet etmesi, gezdirip tozdurması ve tüm masraflarını karşılaması da yasaldır.

Bir doktorun bir ilaç firmasına danışmanlık yapması, bilgi ve tecrübelerini onlarla paylaşması, elamanlarını eğitmesi ve bunun karşılığında maddi çıkar elde etmesi de yasaldır.

Bir doktorun bir kongre veya benzeri toplantıda bir hastalık veya ilaç hakkında konuşma yapması ve karşılığında ilaç firmasından maddi çıkar elde etmesi de yasal olabilir.

Her zaman maddi çıkar sağlamış olmak da gerekli değildir. Bu sayede prestij veya akademik kariyer için avantaj sağlamak da bu kapsamda değerlendirilir.

Belki şu an aklıma gelmeyen benzeri başka durumlar da olabilir ama bu doktor bir ilaçla ilgili bir araştırma yaptığında veya bir makale yazdığında veya onun hakkında konuşma yaptığında bu durumu mutlaka açıklaması gerekir.

Son senelerde dünyanın en muteber tıp dergilerinde yer alan tüm tıbbi yayınlarda yazarların endüstri ile ilişkilerinin bildirilmesi şart olmuştur.

Yayının sonunda her yazarın hangi firma ile çıkar ilişkisi olduğu ayrıntılı olarak belirtilir. Bunlar yasal ilişkilerdir.

Sadece doktorların değil tıp derneklerinin de ilaç endüstrisiyle kongre, eğitim, yayın, danışmanlık ve benzeri hizmetler ve destekler karşılığında çıkar ilişkisi vardır ve bunlar da yasaldır.

Doktorların çoğunun çıkar ilişkisi var

Archives of Internal Medicine’ de yayınlanan bir araştırma Amerika’ da doktorların yüzde 84’ ünün ilaç firmaları ile çıkar ilişkileri içinde olduğunu ortaya koydu. Bu ilişkilerden eşantiyon ilaç ve küçük büyük çeşitli hediyeler almak; yol, konaklama ve diğer tüm masrafları firma tarafından karşılanan kongre davetleri; danışmanlık, eğitim ve seminer adı altında nakit para ödenmesi gibi şeyler kastediliyor.

Bu tür çıkar ilişkileri başka alanlarda “rüşvet” adı altında değerlendiriliyor ve ağır şekilde de cezalandırılıyor: Bir hâkimin bilgi ve görgüsünü artırması için cebinden bir kuruş çıkmadan bir toplantıya götürülmesi, bir polise cep telefonu hediye edilmesi, bir memura çeşitli mesleki harcamalarına karşılık para verilmesi gibi.

Bu tür ilişkiler tıpta ve medyada ise genellikle “eğitim toplantısı” veya “tanıtım” ya da “bilgilendirme” gibi isimler altında çok mâsum hatta olmazsa olmaz bir alış-veriş olarak görülüyor.

TKD de ilişkilerini açıklamalıdır

TKD’ nin kolesterolün mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu ısrarla ve buna karşı çıkanları suçlayarak bildirmesi elbette sadece “hastaların sağlığını korumak” amacını taşıyabilir.

Halkın bu açıklamayı doğru değerlendirebilmesi ve akıllarda bunun reklâm veya ilaç satışlarına bir zarar gelmemesi amacıyla yapıldığına dair bir şüphe doğmaması için TKD’ nin ve üyelerinin ilaç endüstrisi ile olan “yasal ilişkilerinin” mutlaka açıklanması gerekir.

Gelelim neticeye

Kimse ne TKD’ nin ve ne de üyelerinin kanun ve etik dışı ilişkileri olduğunu iddia etmiyor ama “bu konuyla alakalı olarak en küçük bir çıkar ilişkisi olmadığı” şeklindeki açıklaması, ne derneğin ve ne de dernekte görevli olanların hiçbirinin ilaç endüstrisiyle yukarıda saydığım ilişkilerinin olmadığı manasına geliyor mu?

Durum gerçekte böyle midir?

Kamuoyu doğru değerlendirme yapabilmek için TKD’ den derneğin ve üyelerinin yasal ve etik olan ilişkilerini açıklamasını istiyor ve bekliyor.

KAYNAKLAR

http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/short/170/20/1820

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/11/10/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/doktorlarla-ilac-firmalari-arasindaki-seviyeli-iliski-bozuluyor/

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/12/13/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/darisi-bizim-basimiza-2/

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/09/15/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/tip-endustrisinin-doktorlara-odemeleri-tam-aciklanmiyor/

http://www.annals.org/content/153/3/158.abstract

 www.twitter.com/drahmetrasim

Bu yazı 2,916 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,780 µs