En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Kardiyologlara tokat gibi cevap



Dün Habertürk gazetesinde Ceyda Erenoğlu’ nun “Kolesterol düşüren ilaçlar damar sertliğini gideriyor” başlıklı haberinde bizim statin meftunu kardiyologların yorumlarını gülerek okudum.

Habertürk’ ün sağlık editörü Ceyda Erenoğlu da bu açıklamalara benim gibi şaşırmış olmalı ki Murat Tuzcu ile tekrar görüşmüş ve gerçek bir gazeteciye yakışan sorularla yüksek doz statin yazmayı kardiyologluk yapmak sananlar için harika bir “rehber” hazırlamış.

Röportajın şu bölümlerini kardiyologların sabah akşam birer defa okumalarını hararetle tavsiye ediyorum:

“Sözünü ettiğiniz araştırmada yüksek doz kolesterol düşürücü ilaç kullanılmış. Plakları tehlikeli hale getirip kalp krizini kolaylaştıran sadece kolesterol yüksekliği mi?
Kesinlikle değil. Risk faktörleri dediğimiz sigara, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon da en az yüksek kolesterol kadar katkıda bulunuyor bu soruna. Genetik zeminin de önemi var. Kaldı ki şeker hastalığı olan veya gizli şeker dediğimiz, ensülin ve kan şekeri dengesinin bozulduğu, fazla kilolu ve yüksek tansiyonlu hastalarda kalp krizi yükselmiş olsa da birçoğunun kan kolesterol değerleri çok yüksek değildir.

İLAÇTAN DAHA ETKİLİ

O halde niye sadece kolesterol ilaçlarından söz ediliyor?
Tam aksine, ilaçtan çok önce, kalp için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve bu yolla ideal kiloyu korumaktan söz ediyoruz. Şimdiye kadar bulunan ilaçların hiçbiri sözünü ettiğim bu 3 nokta kadar yararlı değil. Üstelik çok ileri kalp hastası olup da beslenmelerinde çok köklü değişiklik yapanların damar sertliklerinin gerilediğini gösteren araştırmalar da var. Keza yüksek tansiyonunu ilaç ve hayat tarzı değişiklikleriyle tam anlamıyla kontrol altına alanlarda da plakların küçüldüğü gösterildi. Bunun yanında gerektiğinde kullanılması halinde kolesterol düşürücü ilaçların çok etkili olduğunu unutmamalıyız. Eldeki güçlü statin ilaçlarının kalp krizi geçirenlerde, inme hastalarında, bacak damarları dar olanlarda yeni dertleri ve erken ölümleri önlediğini de öyle. Sözünü ettiğim son araştırma da bu zincirin bir parçası.”

“İyi ama statinlere methiye de var” diyenlere

Tuzcu’ nun son iki cümlesine de açıklık getirmek isterim. Tuzcu “statinler gerektiğinde kullanılması hâlinde çok etkili” derken bizim kardiyologların hararetle savunduğu primer profilaksiyi değil kalp krizi ve inme geçirenleri kast ediyor.

Tuzcu’ nun bir anda “statinlere işe yaramıyor” demesi asla mümkün değil ama o günlerin çok da uzak olmadığını söyleyebilirim.

Sözü fazla uzatmadan iki hususu daha hatırlatmak istiyorum:

BİR: New England’ da yayınlanan makalenin sonunda yer alan ve araştırmaya katılan uzmanların ilaç firmaları ile olan ilişkilerini açıklayan bölümü mutlaka okuyun.

İKİ: İlahi bir tesadüf: Bugün Medimagazin’ de bir zamanların “statin kadar gözde olan” ilacı Vioxx ile ilgili bir haber de yer aldı:

“Amerikan ilaç devi Merck, ağrı kesici Vioxx’ u piyasaya sürdüğünde, kamuoyunu yanıltıcı hareket ettiği gerekçesiyle açılan davada, toplamı 1 milyar dolara yaklaşan bir ceza ve tazminat ödemeyi kabul etti.

Bir dönem gözde bir ilaç olan Vioxx, kalp krizi ve felç riskini artırdığı bulguları üzerine, 2004 yılında piyasadan çekilmişti.

Merck şirketine yöneltilen suçlama, Vioxx’un Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden resmi onay almadan kronik eklem iltihabı tedavisi için piyasaya sürülmesinden kaynaklanıyor. Merck, Vioxx vakasında kabahatli davrandığını da kabullendi.

Merck 2007 yılında da, Vioxx’dan olumsuz etkilenen hastalara ya da yakınlarına 5 milyar dolara yakın tazminat ödemeyi kabul etmişti.”

Gelelim neticeye

BİR: Aterosklerozun ve kalp-damar hastalıklarının sebebi kolesterol değildir. Dolayısıyla da bu kişilerde kolesterol düşürücü ilaçların yerinin olmaması gerekir.

İKİ: Ateroskleroz ve bunun komplikasyonları statinlerle değil yüksek tansiyon, diyabet, obezite, hareketsizlik, sigara, beslenme yanlışları gibi risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabilir.

ÜÇ: Kardiyolog meslektaşlarıma “Büyüklere kolesterol masalları” başlıklı yazılarımı takip etmelerini tavsiye ediyorum.

Bu yazı 1,687 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,636 µs