En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Öcalan'a bir kurban daha...



Evet, Öcalan'a bir kurban daha...
Beline bağladı bombaları ve yola çıktı. Bilenmişti. Kendinden çok emindi. Dünyaları değiştirebilirdi. Yolcu gemisini kaçırıp, yolcuları imha tehdidi ile rehin alıp, İmralı'ya götürecekti... "İşte büyük önderim, yaptım yapacağımı, şimdi emret" diyecekti. Olmadı, havaya uçuracaktı gemiyi... Feda olsundu önder uğruna her şey, kendi canı ve canlar...
KCK elemanı mıydı, yoksa HPG mi, TAK mı?
Bir şeydi işte...
Kendinden çok emindi. Davasından çok emindi. Düşmanlarını pire gibi görmekteydi, ezip geçerdi. Bundan adı gibi emindi.
Gemiyi Marmara'da gezdirdi, gezdirdi ve aaa bir de ne görsün, birdenbire yakıt bitti... Plan aksamaya başladı.
Korsanın bilmediği
Aslında bilmediği bir şey vardı.
Daha deniz otobüsünün kalktığı limana gelirken, karşıt bir süreç devreye girmişti bile...
MOBESE kameraları kayıta başlamıştı. Cebindeki deniz otobüsü için geçiş kartı aleyhine çalışmaktaydı. Nüfus bilgileri aleyhine çalışmaktaydı. Hısım akraba ilişkileri bile aleyhine çalışmaktaydı.
Normalde atıl halde gibi gözüken, elektronik ağlarla donatılmış bir e-devlet bilinci devreye girmişti.
Geminin kaçırıldığının duyulmasından sonra ise bir başka kolektif bilinç daha devreye girmişti.
Mülki amirler, güvenlik birimleri, korsanın rehin aldığını düşündüğü kaptan, mürettebat, yolcular... Hep aleyhinde bir operasyonu örgütlemeye başlamışlardı.
Kaçırdığı gemi bile aleyhinde çalışmaktaydı.
Deniz aleyhinde, gece karanlığı aleyhindeydi.
Kendi bedeni bile uykusuzluğa karşı direncini kaybetme haliyle saniye saniye aleyhine dönmekte idi.
Bedenine bağladığı bombaları o kendi lehine sanmakta idi, oysa o da nihai planda tamamen canına kastetmiş bir malzeme idi. O, hiçbir şey elde edemese, ölümünün işe yarayacağını planlamış olmalıydı. Ama işte, ölümü de pisipisine bir gidiş oldu.
Bugün kalkıp kim yasını tutacak annesinden gayrı? Kim ağlayacak?
Ne garip, normalde hiçbir insanın ölümüne sevinemeyecek kalp hassasiyetine sahip olanlar bile o ölünce bir "oh" çektiler. Bu iş böyle oluyor ne yazık ki...
Çıkmaz yolu görmek
KCK mı, PKK mı, HPG mi, TAK mı, adı her ne ise...
Belli ki, şeytanın kuyrukları bir yerlerde dolaşıyor. Ve o araya 25-30 yaşlarında gençlerin bilinci ve canı sıkışıyor.
Daha önce yazdım:
"Murat Karayılan neden canlı bomba olmaz" diye...
Olmaz, çünkü bu tür örgütlenmelerde en canı tatlı olanlar lider ve çevresindekilerdir. Onlar kolay kolay can feda etmezler, onlar canını feda edecek olanları seçerler...
Başka ana kuzuları kurban seçilir...
Kurban seçilenlere, davalarının büyüklüğü, düşmanlarının bir pireden farksız oldukları telkin edilir. Bilinçleri kurgulanır, duyguları kurgulanır, canları kurgulanır.
Sonra gelsin eylem ve ölümler... Öldürmeler ve ölmeler... Evet, bugüne kadar asker sivil birçok insanı öldürdüler ama bakın kıyasa, o cephede ölenler, öldürdüklerinin bilmem kaç katı...
Yapılan araştırmaya göre dağdaki teröristin ömür süresi 7.2 yıl. Sonra... Sonrası ölüm... Ölüm yaş ortalaması 26.3.
Bu açıdan bakıldığında, Öcalan'ın hapiste geçen (12 yıl) ömrü bile ona bir lütuf niteliğinde.
Yani, bu işin sonu yok.
Belli ki devlet, KCK yapılanmasını insan unsuru ile mühimmatı ile biliyor. Operasyon yapılmıyorsa mühlet veriliyor demektir. Örgüt bu süreyi, kendi başarısı olarak görüyorsa yanılıyor.
İşte, korsanın çevresi güvenlik güçleri tarafından elleriyle konmuş gibi toplandı.
Diyorum ki, ölümleri sona erdirmek için terörden vazgeçmek lazım. Terörist, maalesef devleti öldürmeye sürükleyen bir işlev görüyor.
Bu fasit daireden çıkmak ve analara daha fazla gözyaşı döktürmemek lazım.

bugün

Bu yazı 678 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,184 µs