En Sıcak Konular

Aslı Aydıntaşbaş


Aslı Aydıntaşbaş
0 0 0000

Hamas’lıları neden aldık?



İsrailli esir asker Gilat Şalid’e karşı serbest bırakılan Hamas tutuklularından bir bölümünün Türkiye’ye gönderileceğini duyunca, Ankara’da yetkili isimlere sordum: ‘Terörden bu kadar çeken bir ülke olarak intihar eylemi planlayan en azılı Hamas’lıları neden kabul ediyoruz?’
Şalid karşılığı serbest bırakılan ancak İsrail’in asla Gazze’ye gitmesine izin vermediği 40 kişi, doğrudan terör eylemleriyle bağlantılı isimler ve bunlardan  11 tanesi yakın zaman içinde Türkiye’ye varacak. Hamas’lılar sessiz sedasız gelecek ve büyük titizlikle korunacak.
Fakat iki gündür kamuoyunda tartışılan şu: Terörden yaka silken Türkiye, neden azılı intihar bombacılarını kabul etti?
Dün bu soruyu başından beri Hamas’la pazarlıkların içinde olan üst düzey bir yetkiliye sorduğumda, 4 neden sıraladı. Ben ikna oldum. Bakalım siz ne diyeceksiniz...
“Hamas’lıları bu takası mümkün kılmak için kabul ettik. Bu takas Ortadoğu’da yeni bir iklim yaratacak, atmosfer yumuşayacak. Filistin ve İsrail cephesinde bundan sonra daha serinkanlı değerlendirmeler yapılacağı ve barış için yeni bir dinamik oluşacağını düşünüyoruz. Bunu desteklemek için devreye girdik.”
11 Hamas’lının Türkiye’ye gelmesi talebi, Mısır’da gerçekleşen pazarlıkların son saatlerinde Ankara’ya gizlice gelen bir Hamas temsilcisi tarafından iletilmiş. Mısır’dan gelen temsilci “11 kişiyi siz alırsanız bu iş oluyor” demiş. 2006’dan beri Gilat Şalid’in serbest bırakılması yönündeki çabalara destek olan Başbakan Erdoğan da, takasın önünü açmak için Hamas’ın teklifini kabul etmiş.
Türkiye’nin ikinci nedeni, ‘insani.’ Üst düzey yetkili, Başbakan Erdoğan’ın Gilat Şalid konusunu Türk-İsrail ilişkilerinin dışında ‘insani’ bir mesele olarak gördüğünü belirtiyor. Türkiye, 2006’dan bu yana Şalid’in serbest kalması için kâh aktif, kâh dolaylı rol oynadı; son bir ay içinde istihbarat ve hükümet birimleri de Hamas ve Mısır’la görüşmelerde katkı sağladı.
Aynı yetkili, Ankara’nın takası kolaylaştırmak için devreye girmesinin bir başka nedenini de ‘Filistin ulusal birliğine katkıda bulunmak’ olarak anlatıyor. Görüşmemiz sabahın erken saatlerinde olmasına karşın yetkiliden ‘Bugün Gazze’de yapılacak kutlama törenine Mahmut Abbas da katılacak’ haberini alıyorum. Ankara, bu barışmanın Mahmut Abbas’ı rahatlatacağını, Gazze ve Batı Şeria’yı yakınlaştıracağını düşünüyor.
Dördüncü neden ise, Hamas’ın elini rahatlatarak dönüşüm ve demokratikleşme sürecine hız vermek. Görüştüğüm yetkililer, Hamas (ve Müslüman Kardeşler hareketi içinde) zaten böyle bir süreç başladığını, Ankara’nın her vesileyle Hamas’ı merkeze ve meşru zemine çekerek bu dönüşümü desteklediğini söyledi. ‘Hamas artık kendi içinde değişim işareti veriyor. Totaliter bir rejim hayalinin bölgedeki ruha uygun olmadığını fark etmeye başladılar. Demokrasiden söz etmeye başladılar. Bunu teşvik ediyoruz.’
Henüz tabii Hamas’ın böyle bir dönüşümü başlattığına, silahlı mücadeleden vazgeçtiğine dair kesin kanıt yok. Ancak konuştuğum diplomatlar hareketin uluslararası meşruiyet kazanmasının bu süreci hızlandıracağını belirtiyor.
Daha da önemlisi, Suriye faktörü. Türkiye almasaydı, İsrail’in istemediği esirler Suriye’ye gidecekti. Türkiye takas pazarlıklarına dahil olarak Suriye’nin sürecin dışında tutulmasını sağladı. Ne Batı ne de Arap dünyası bu noktada Suriye’ye İsrail-Filistin barışında anlamlı bir rol vermek istemiyor.
Ankara, Hamas’ı Suriye ve İran gibi aktörlerden ziyade Mısır ve Batı Şeria’yla işbirliğine itiyor. Hamas’ın silahlı kanadını temsil eden Halid Meşal, halen Şam’da yaşıyor ve Hamas’ın Suriye yönetimiyle yakın ilişkileri var. Hamas tabanı şimdiden örgütün Suriye’den çıkmasını tartışıyor. Takas pazarlığında Suriye yerine Türkiye ve Katar’ın öne çıkması, bu yüzden önemli.

milliyet





Bu yazı 691 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Ağustos 2012 ‘Esad sonrası’ için adımlar
    • 19 Ekim 2011 Hamas’lıları neden aldık?
    • 3 Ekim 2011 Alman vakıfları Türkiye’yi bölecek mi?
    • 1 Kasım 2010 Öcalan Kandil’den ne istiyor?
    • 28 Ekim 2010 Önder Bey, apartman yöneticiliği mi bu?
    • 16 Ağustos 2010 PKK’da neler oluyor?
    • 17 Mayıs 2010 CHP, CHP’ye karşı
    • 26 Ağustos 2007 Bilmeyenler ülkesi
    • 28 Haziran 2007 Büyükanıt ne demedi?
    • 24 Haziran 2007 Amerika'yı bile böldük
    • 30 Mayıs 2007 F16 olayı ve komplolar
    • 17 Mayıs 2007 AK Parti'ye yapılan teklif
    • 15 Mayıs 2007 Washington "AK Parti kazanır" diyor
    • 17 Aralık 2006 Baykal neden Lübnan'da?
    • 12 Aralık 2006 Bir siyasi krizin anatomisi
    • 28 Kasım 2006 Washington gerçekten darbe mi istiyor?
    • 14 Kasım 2006 Kongreden, gelecek için ipuçları
    • 1 Ekim 2006 Herkesin sorusu: Neler oluyor?
    • 19 Temmuz 2006 Washington'la PKK dansı
    • 24 Mayıs 2006 Washington'dan görünen manzara

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,950 µs