En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

'Kandil savaş gücünü test ediyor'



Türkiye derin sorunlar kavşağından geçiyor. İlk kez sivil bir anayasa yapmaya ve yüzyıldır çözülemeyen çok yönlü Kürt sorununu çözmeye hazırlanıyor.
Küresel ekonomik krizi yönetmeye, burnunun dibindeki Suriye sorunuyla baş etmeye çalışıyor.
İşte tam bu noktada PKK, şiddeti inanılmaz biçimde yükseltiyor.
Genç insanların ölümü derin acılar yaşatırken, şiddetin yeniden tırmanması da kaygılandırıyor. Çünkü şiddet demek yeni ölümler demek.
Peki, bu nereye kadar sürecek? Konuyu eski AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt'a sordum. AK Parti'yi, bölgeyi ve PKK çevresini iyi tanıyan, Kürt sorunu konusunda duyarlılığıyla bilinen Kurt, hiç şaşırmadığını söyleyerek şöyle diyordu: "Bu sonuç benim için sürpriz değil. Seçimlerden önce 'bu yaz çatışmayla geçecek' diye söyledim. Çünkü örgütün yoğun katılımlar nedeniyle yeni bir 'çatışma' deneyeceği bekleniyordu. Açık söylemek gerekiyorsa askeri operasyonlar da bölgede çok düşük orandaydı. Katılım yüksek, malzeme çok ve kullanmak için alan gerekiyordu. Kandil ulaştığı savaş gücünü test etmek istiyordu. Öyle tahmin ediyorum ki hükümet de bunu gördü. Seçim öncesi gördüğümüz o milliyetçi söylemin nedeni bu... Habur sendromuna bir daha yakalanmak istemedi."
Kurt'a, bölgede PKK'nın ne yapmak istediğini sorunca da şunları söyledi: "Şiddetin yükseltilmesi kesinlikle hükümet ve devletin geliştirdiği bir şey değil. Örgüt savaşı tetikledi ve istedi. Bunun iç ve dış nedenleri de var ama asıl neden bölgede hegemonik güç olmak istemesi. Şunu da söylemek gerekiyor ki, şu anda kavgası verilen Kürt meselesi değil, örgütün hegemon güç olma kavgasıdır. Örgüt elinde silah olmadan Kürtleri yönetemeyeceğini biliyor."
PKK Silvan saldırısıyla hem kendi içinde hem de Türkiye'yle ilişkisinde yeni bir dönem başlattı. Bu dönem çok kanlı olabileceği gibi, barış öncesi şiddet severlerin son çırpınışı da olabilir. Değişen ve sivil iradenin öne geçtiği bir Türkiye'de çatışma sürecinin çok kanlı yaşanmaması için sivil toplum devreye giremez mi?
Kurt şöyle diyor: "Şiddete destek vermeyen Kürt sivil toplumundan bir şeyler beklemek çok zor. Çünkü bunun olması için o toplumda 'Edi Bese' (Yeter artık) diyecek bir irade olması gerekiyor. Ama örgütün şiddetine 'Edi Bese' diyecek bir irade yok."
Peki, nereye gidecek bu? "Bu sonbahara kadar bu çatışmaların önüne geçilebileceğini sanmıyorum. Çünkü bu insanlar şarj olacaklar. Niyetlerini hayata geçirecekler. Özellikle Kandil çok dayattı. Neden dayattı? Hani Öcalan'ın bir sözü var; 'Halk savaşı yapabiliyorsan yap kardeşim kim seni tutuyor?' Kandil hem bunu yapıyor hem de 'Öcalansız ayaktayız' diyor. Şiddet çözüm değil ama bugün şiddeti dayatan PKK."

PKK şiddetine karşı tek çözüm devlet şiddeti mi
? Güvenlik açısından devletin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyleyen Kurt, sözü asıl yapılması gerekenlere getiriyor ve şöyle diyor: "Şunu açık söylemek gerekiyor, devletin zaafları var. Devlet Kürt sorunu ve PKK'yı gerçek anlamda ayıramıyor. Çünkü devletin kodlarında geçmişten gelen, Kürt sorununu, PKK sorunu olarak görme eğilimi var. PKK'yı güçlendiren şeylerden biri de budur. Şiddet olmasa adım atılacağına ilişkin güveni yeterince veremiyor. Bunu aşamadı. PKK ile savaşırken bile bazen kendini kaybediyor. Kürtlerle savaştığını düşünen bir dil kullanıyor."
Olması gerekenleri AB standartlarıyla kıyaslayan Kurt, şu tespiti yapıyor: "Türkiye Kürt sorununu çözmek için yapacaklarını PKK için yapmıyor ki... Sorun burada. Devlet, PKK olsun olmasın adil bir devletin yapması gerekenleri yapmalıdır. Biz demokratikleşme standartlarını AB olmasa da yaparız demiyor muyuz? Bunu yaparsan mesele güvenlik sorunlarına dönüşür."
Ve geliyoruz yapılacaklara... Abdurrahman Kurt, şiddete karşı güvenlik önlemleri sürerken yapılması gerekenleri de üç maddeyle özetliyor:
"Anayasal vatandaşlık, ana dille eğitim hakkı ve yerel yönetimleri güçlendirmek... Tüm Türkiye'yi kucaklayacak bu adımla Kürt sorunu çözülür ve şiddet minimize olur."

sabah



Bu yazı 1,104 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,628 µs