En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Ekonomik kriz veremle vurabilir



Tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz kendine özgü hastalıkları da beraberinde getiriyor. İnsanları depresyon, panik atak, tükenmişlik sendromu, intihar eğilimi gibi ruhsal hastalıklar, astım, kalp ve hipertansiyon krizleri gibi hastalıklar yanında bekleyen bir önemli tehlike de verem.

Verem, zaten düşük sosyo-ekonomik tabakanın hastalığı olarak bilinir. Dünya nüfusunun üçte biri, yani 2 milyar insan verem mikrobu taşımakta ve bunların içinden her yıl 8 milyon insan verem hastalığına yakalanmaktadır. Bu hastaların yüzde 95’ i geri kalmış ülkelerde, sadece yüzde 5’ i ise gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlardır. Her yıl 3 milyon kişi verem yüzünden hayatını kaybetmektedir.

Dengesiz ve bilinçsiz beslenme, ağır ve stresli hayat şartları, fazla alkol ve sigara kullanımı, madde bağımlılığı, aşırı ruhsal ve bedensel yorgunluklar veremin ortaya çıkmasında başta gelen etkenlerdir.

Verem Savaşı Daire Başkanlığı’ nın resmi kayıtları Türkiye’ de her yıl ortalama 20 bin kişide verem hastalığı ortaya çıktığını bildirilmektedir. Ancak, özel doktor, poliklinik, hastaneler, üniversiteler gibi kurumlarda tedavi gören hastaların birçoğu bu değerlendirme içinde yer almadığından gerçek veremli hasta sayısının çok daha fazla olduğu da bir gerçektir. Ekonomik krizin yaratacağı olumsuzluklar önümüzdeki yıllarda veremli hasta sayısının katlanarak artmasına yol açacaktır.

Verem solunum yoluyla bulaşır

Verem, hasta kişinin öksürmesi, hapşırması ve hatta konuşması sırasında havaya karışan bu damlacık çekirdekleri içinde bulunan mikropların solunmasıyla bulaşır Bu sebeple, hasta kişilerin ağızlarını bir mendille kapatmaları bulaşmanın önlenebilmesi için çok yararlıdır.

En çok bulaştırma özelliği olanlar, akciğerlerinde yara bulunanlar ile gırtlak tüberkülozu olanlardır. Balgamlarında mikrop olmayan hastaların bulaştırıcılıkları daha azdır.

Sanıldığının aksine, tüberküloz mikrobu, çatal, kaşık, tabak, bardak gibi aynı yemek takımlarının ya da havlu, kalem, gözlük, çakmak gibi eşyaların kullanılmasıyla bulaşmaz.

Tedavi görmeyen veremli bir hasta yılda 10-15 kişiye mikrop bulaştırırken tedaviye başlandıktan 2-3 hafta sonra hastalık bulaştırıcılığını kaybeder. Bu sebeple, tüberkülozun erken teşhisi ve tedavide gecikilmemesi çok önemlidir.

Yakın temas çok önemli

Verem mikrobunun bulaşması için, hasta ile yakın ve uzun süreli temasın olması gerekir. Hasta kişi ile aynı evi ya da iş yerini paylaşanlarda bulaşma riski de yüksektir. Verem saptanan bir kişi ile aynı evi ya da iş yerini paylaşan kişiler, hem erken dönemde ve hem de 2 ve 6 ay sonra verem bakımından kontrol edilmelidir.

Veremli hasta ile bir kez el sıkışmak, yanak yanağa öpüşmek pratik olarak bulaşmaya neden olmaz. Aynı şekilde, hastaların açık havada bulaştırıcı olmaları da kolay değildir. Ancak, veremin seyrek de kapalı ortamlarda da bulaşabileceği bildirilmiştir.

Verem mikrobu, güneş ışığına duyarlıdır. Eskilerin söyledikleri ’Güneş giren eve doktor girmez’ sözü buna dayanmaktadır.

Verem kesin tedavisi olan bir hastalık

İki haftayı geçen öksürük, kanlı balgam, akşamları çıkan ateş, gece terlemesi, iştahsızlık, hâlsizlik ve kilo kaybı şikâyetleri olan kişilerde verem hastalığı düşünülmelidir. Bu tür şikâyetleri olan hastalara mutlaka bir akciğer röntgeni çekilmeli ve balgamlarında verem mikrobu araştırılmalıdır.

Verem kesin tedavisi olan bir hastalıktır. Önemli olan teşhiste gecikilmemesi, ilaçların düzenli olarak, yeterli doz ve sürelerde alınmasıdır.

Bunlara dikkat!

1. Beslenmenize itina edin.

2. Sigara ve alkolden uzak durun.

3. Uykunuz düzenli olsun

4. Spor yapın ama aşırı yorucu eforlardan kaçının.

5. Sizi sinirlendiren, üzen ortam ve kişilerden kaçının.

6. Uzun süren öksürük, ateş, halsizlik, kilo kaybı varsa zaman geçirmeden doktora başvurun.



Bu yazı 880 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,803 µs