En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Asıl soru-sorun



Şöyle bir iş yapsak:

Hükümet bir komisyon oluştursa. Bu komisyon, şu ana kadar "Kürt sorunu" kapsamında ifade edilmiş bütün talepleri tespit etse. Devletin yaptığı tüm yanlışları belirlese. Sonra da hükümet hem yanlışları ortadan kaldırmak hem yapılan yanlışlar için özür dilemek hem de tüm beklentileri karşılamak adına yapılabilecek her şeyi yapsa... Hatta re'sen, Öcalan'ı serbest bıraksa, silahtan arınmak şartıyla dağdakilerin tamamını affetse...
Şimdi asıl soruya geçebiliriz:
Bu durumda Kürt sorunu çözülmüş olur mu?
Bu sorunun cevabını ben de tahmin ediyordum ama cevabı daha içeriden birisi, uzunca bir süredir "Balıkçı" diye bilinen ve Öcalan'ın, PKK'nın ruhunu okuduğu farz edilen, bu arada Devlet-Öcalan görüşmeleri hakkında basına açıklamalar yapan İlhami Işık versin:
İlhami Işık, iki gün üst üste, üstelik "Balıkçı" mahlasıyla değil öz ismi ile açıklamalar yaptı. Onun, Neşe Düzel'in "Aslında PKK 'Kürt sorunu çözülecek ama sorun bensiz, benim dışımda çözülecek' diye mi endişeleniyor" şeklinde formüle ettiği soruya verdiği cevap şöyle:
"Asıl sorun odur. Onsuz çözülecek bir Kürt sorunu, çözülmemiş bir sorundur. Çünkü çözümün içinde kendisinin olmadığı bir durumdur o. Kendisi açısından çözüm, gelip siyaset yapmak ve o siyaset sonucunda Kürtler'i yönetmektir."
İlhami Işık, bunu "Klasik solun ruh hali" dediği şey ile izah ediyor. Diyor ki:
"Klasik solda ve daha çok Stalinist ağırlıklı solda, değişim ve dönüşümden ziyade, 'Ben yaptım, ben ettim. Ben aldım, ben alırım' diyen bir ruh hali ve duruşu egemendir. Kandil, 'Ben öldürdüm. Ben 40 bine yakın ölü verdim. Ben savaştım. Bunun fedakârlığını ben yaptım, ceremesini ben çektim. Bunun siyasetini de ben yapmalıyım. Ben yönetmeliyim" ruh hali içinde."
Demek ki, asıl sorun "Kürtler'i yönetme" imkânını ele geçirmek.
AK Parti, önemli bir Kürt nüfusla kurduğu iletişimle, onların "Kürt coğrafyası" diye nitelediği alanda, onların tekel oluşturmasına imkân vermiyor.
Balıkçı, devletin 2002'de, AK Parti'nin iktidara gelmesinden bu yana Kürt sorunu alanında geçirdiği değişimi anlattıktan sonra diyor ki:
"Bunları AK Parti düşmanlığı kör ediyor."
Kör ediyor çünkü bölgede tekel oluşturmalarının önünü kesiyor.
İşte asıl soru-sorun budur.
Öcalan, PKK, KCK, BDP'nin bütün çabası, işin içinden etkili bir "siyasi temsil" çıkarmakta toplanıyor.
Kandil kaynaklı "Şehirlerde halk savaşı çıkarırız" tehditlerinin amacı da o, Öcalan'ın "Bu işi ancak ben durdururum, yoksa Silvan'ın on katı olur" demesinin amacı da bu.
Cengiz Çandar, TESEV adına hazırladığı "Dağdan İniş-PKK nasıl silah bırakır" başlıklı raporunda, Hakkârili genç bir akademisyene atfen, "Biz hep karnımızdan konuşacağız" sözünü naklediyor ve sebep olarak da "Asıl söylemek istediğimizi söyleyemediğimiz için sözü dolandırıyoruz" gerekçesini gösteriyor. Genç akademisyen şunu söylüyor:
"Bana inanın, şayet Türkiye devleti Kürtler'e yarın demokratik özerklik ilan etse, Kürtçe eğitimin ilkokul düzeyinden itibaren başlatılacağını açıklasa, hatta Türkiye bayrağının yanına kendi bayrağınızı asın dese; buradaki halkı (?) bunlar tatmin etmeyecektir."
Genç akademisyen, halkın iki sorunun cevabını aradığını söylüyor: "Dağdakilere ne olacak, Başkan'a ne olacak?" (s. 39)
Ben, "Kürt sorunu" ile ilgili talepleri sıralasak" derken, bu kadarını, yani özerk bölge ve özel bayrak çekilmesini öngörmemiştim ama görülüyor ki, o bile bölgede birilerinin beklentisini kesmeyecek.
Dağ ve Başkan asıl sorun.
Peki onların affı talebi dindirecek mi?
Bence değil.
Onun peşinden, "Başkan ve Dağ"ın, "Kürt bölgesi"ndeki egemenliği gelir.
"Dağa boşuna mı çıktık" sözlerini boşuna söylemiyorlar?
Dağa çık, çatış, öl, öldür, sonra da bir "af"a fit ol.
Bu kesmez.
Ama taleplerini yerine getirmek için barutlarının son sınırına gelindi.
Kürt halkının ancak yüzde 30'unu etkiliyorlar ve gerçek Kürt sorununu çözme noktasında AK Parti, bölge insanından yüzde 52 destek görüyor.

bugün

Bu yazı 1,085 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,700 µs