En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Kuzgun tıka basa doydu



Ya devlet başa, ya kuzgun leşe kafasında olanlar, kuzgunları mide fesadına uğrattılar...
Belki hatırlarsınız, İlker Başbuğ bir basın toplantısı yapmış, "savcı şu şu şu konuları soruştursun, bu bu bu konuları araştırmasın" demişti de, toplantıya katılan ve havalarından geçilmeyen hiçbir gazeteci arkadaş ağzını açıp da "paşam, bu sözünüz sivil yargıya müdahale sayılmaz mı" diyememişti...
Bendeniz "paşam, bir an önce emekliliğinizi isteyin" yazmıştım.
Paşa kendisi gitmedi, gönderilmeyi tercih etti. Bu bir yoldur. Emekli "olmak" değil "edilmek" suretiyle...
Şimdi başkaları kendileri gittiler. Bu da bir yoldur, Aynı yere çıkar. Kimse de arkalarından ağlamaz, bir iki postal yalayıcı dışında.
Söylenebilecek olan en doğru şeyler söylendi, bir şey eklemeyeceğim, basının "kriz çıktı" yazarak olmayan krize ellerini oğuşturan muhalif ama zavallı kesimine gülmekle yetineceğim.
Kriz mriz çıkmadı, hükümet istifa etmedi. Memurlar emekli oldular. Bu tür krizler hep sizin gibilerin elinde patlıyor, "cumhuriyet mitinglerinin", sahte anket sonuçlarının, amigo çığlıklarının, yemin boykotu saçmalıklarının patladığı gibi.
Erdoğan'ın şapkası olmadığı için, onun da Demirel gibi şapkasını alıp kaçmasını bekleyen zavallılar üzüldüler. Bir an önce de kendilerine birer şapka edinsinler, çünkü onların da gitme vakti geliyor... Hatta geçti bile.
Daha çok kişi "gidecek"...
Yeni bir anayasa yapılmasına direnen muhalefet partileri, eh, kalsalar da olur gitseler de olur. Kalsalar daha iyi olur, yemin edip mecliste oturunca "bir işe yarar" görünüyorlar hiç olmazsa.
Medyadan kopmalar oldu. İsterseniz çözülme de diyebilirsiniz.
Bir zamanlar "muhtar bile olamaz" dedikleri adama şimdi "büyük ustaya inanıyorum" diye yağlama yıkama çekenler, yerlerinde durur gibi görünüyorlar ama gittiler. Kellelerinin düşüp yuvarlanması için sallamaları gerekiyor, ünlü Çin meselinde celladın söylediği gibi...
"Köşesi" iptal edilip ırgat kadrosunda etinden, sütünden ve yününden yararlanılmaya devam edilenler var, onlar da maaş alınca gitmediklerini sanıyorlar.
Asıl işinden ya istifa ya düpedüz kovulma yöntemiyle gönderilip, sığındıkları varakparelerde "varolmayı sürdürdüklerini" sananlar var, "ölmüş de ağlayanı yok" dedikleri cinsten... Hiçbir kapıya sığınamayıp ortadan hepten kaybolanlar var, İnternet'te sitecilik bile edemediler.
Bir de "doktorun ne yerse yesin dediği" kişiler var, önemsiz adamlar oldukları için onlara kimse ilişmeyince ayakta kaldıklarını sanabilirler, bunun da kimseye bir zararı yok.
"Doğal yoldan ölümü beklenen" ve ilişilmeyen dinozorlar da var, yaşlarına hürmeten ses edilmiyor ama taş da atamıyorlar, kurbağa da ürkütemiyorlar uzun süredir...
Saldırganlığın dozunu kaçırıp kendini kodeste bulan düz faşistler de var...
Her türlü pisliğe bulaşıp "ben masumum" numarası çeken ama birkaç saftırıktan başka kimseye yutturamayanlar da var...
Herkes şunu iyi bilsin: Yeni Türkiye'de, eski çapsızlıklara, eski ayak oyunlarına yer yok. Yeni bir Türkiye'nin kurulma sürecinde, "uyuzluk eden" herkes gidecek.
Ama paşa, ama politikacı, ama medya patronu, ama kulüp başkanı, ama futbolcu, ama köşe yazarı. Ama şu yoldan, ama bu yoldan.
Efendi gibi (ya da hanım gibi) çekilirsin, çay demlersin, çiçek sularsın, tavuk yetiştirirsin.
İstersen bazıları gibi kötü resimler de yapabilirsin, keyif senin.
Götüremezsen gidersin. Kaldıramazsan kaldırırlar, gitmezsen de gönderirler gülüüüüm...

sabah



Bu yazı 1,810 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,317 µs