En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Stalinist milliyetçilik!



BDP  Eş Başkanı Selahattin Demirtaş Milliyet ’e yaptığı açıklamada yüreklere su serpti; Türkiye’den ayrılmak istemiyorlarmış, “demokratik özerlik”  Türkiye’nin bütünlüğünün teminatı olacakmış.
Meğer eskiden sık sık söyledikleri “üniter devlet içinde”  söylemini bırakmaları, ekonomiyi bile ayıracakları, ayrı “öz savunma gücü”  kuracakları, ayrı iç sınır çizecekleri “demokratik özerklik”  hep Türkiye’nin bütünlüğünü garantilemek içinmiş!
BDP’li Bengi Yılmaz da Taraf ’ta sevgili Neşe Düzel’e “devlete vergi vermeyeceğiz, devletten alacağız”  anlamında laflar etmişti de pek üzülmüştük... Sonra açıklama yaptı, o da yüreklerimize su serpti; meğer tam öyle dememiş imiş!
19 Temmuz tarihli ‘Demokratik Özerklik Bildirgesi’ de yüreğimize böyle su serpmişti; orada da aynen “tekelci devlet sistemine vergi vermemek, kendi özerk ekonomik sistemini esas almak”  ilkesini ilan etmişlerdi.
Demek ki vergi vermeyecekleri, Türkiye devleti değilmiş, “tekelci devlet sistemi”  imiş!

Ekonomiyi bile ayırmak
 Latife bir kenara, nasıl bir ideoloji ve proje ile karşı karşıya olduğumuzun minik bir numunesi bu “tekelci devlet sistemi”  lafı.
Piyasa ekonomisiyle yönetilen ve dünya demokrasilerince de piyasa ekonomisi olarak kabul edilen bir ekonomiye “tekelci devlet sistemi”  denilmesi, çok şeyin şifresidir: Hem Stalinist bir ekonomi anlayışını ifade ediyor, hem ekonomiyi bile ‘ayırmak’ isteyen bir etnik milliyetçiliği...
Kültüre, sanata kadar uzanan bu totalitarizm bakın nasıl bir jargonla sunuluyor:
“Büyük sermayenin toplumu uyuşturma aracı olarak kullandığı spor ve sanat gibi alanlarda, daha doğru temellerde toplumun ihtiyaçlarına cevap olacak, sağlıklı ve dinç bir toplumu geliştirmeyi önüne koyan bir anlayışı etkili kılmak...”
 Yeryüzünde bir siyaset bilimci çıksın, Demokratik Özerklik Bildirgesi’ndeki bu satırların dünyaca bilinen anlamda demokratik olduğunu söylesin! Stalinist jargondan farklı olduğunu izah etsin!
Kürşat Bumin’in teşhisine katılıyorum: “Ultra milliyetçi ve hiper goşist”  bir ideolojinin yansımasıdır bu... Yani hem aşırı milliyetçi, hem hiper aşırı sol bir ideoloji.

Demokratik olsaydı...
 Galip Ensarioğlu, “komünlere, kooperatiflere, sermaye düşmanlığına”  dayalı bu modelin bölge için nasıl bir ekonomik felaket olacağını anlatmıştır.
Siyasi alanda ise, “komün, mahalle, semt, şehir komiteleri” ne dayalı bir ‘cemahiriye’ totalitarizmi... ÇEKA işlevini de “öz savunma güçleri”  yapacak!
Amaç böyle bir model olduğu için “Avrupa Özerklik Belgesi” ni reddediyorlar.
Evet, Kürt hareketi bir yönüyle sosyolojik bir uluslaşma hareketidir. Sorun, siyasi yönüyle demokratik değil, totaliter olmasıdır.
Hatta sorun, özünde ayrılıkçı olması da değildir. Evrensel hukuku ve evrensel demokrasiyi benimseyen bir hareket olsa, konuşarak, kan dökmeden, makul çözümler geliştirilir.
Sorun totaliter ve silahlı olmasıdır.
Daha büyük sorun, piyasa ekonomisi, özgürlükçü demokrasi ve açık toplum içinde yaşamak isteyen milyonlarca Kürt vatandaşımıza “hain”  gözüyle bakmasıdır. Totalitarizmin tarihindeki felaketlerden biri kitlevi göçler değil midir?
Bu tehlikeyi Kürt siyasetçiler de görmelidir.
Hiçbirimizin ılımlı ve makul olmaktan başka çaresi yok.

 
milliyet


Bu yazı 565 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,904 µs