En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Nedir bu kadınlardaki 'erkek düşmanlığı'



Kendimi son günlerde, bıçaklayarak öldürdüğü sevgilisinin üzerine kapanıp “Onu çok seviyordum” diye hıçkırarak ağlayan “çizgili tişörtlü adam” gibi hissediyorum.
Bendeki bu bir yazımla birdenbire ortaya çıkan sinsi-gizli kadın düşmanlığının sebeplerini düşünmeye başlıyorum.

Aklıma ilk önce okulum geliyor.
Ben 1973 “İstanbul Erkek Lisesi” mezunuyum. Birçok kişi okuluyla iftihar eder; ben de öyleyim. İstanbul Erkek Liseli olduğumu gururla söylerim.
Erkek lisesinde türlü-çeşitli “kazma”larla birlikte okumuş, gezmiş tozmuş, yatıp kalkmış olmak acaba beni etkilemiş olabilir mi?
Bir “erkek lisesi” olmasına rağmen okulumuza 1964 senesinden itibaren kızlar da alınmaya başlamıştı. Bizim dönemimizde kız öğrenciler de vardı ama bizim sınıfta yoktu. Kızlar sayıları az olduğu için C şubesinde toplanmışlardı. C’ lerde bizim o senelerde “Allahın çok şanslı kulları” olarak gördüğümüz az sayıda erkek öğrenci de bulunurdu.
Hâlbuki kızlar her üç sınıfa eşit şekilde dağıtılmış olsa idi bence çok daha doğru bir iş yapılmış olurdu.
Bendeki bu “kadın düşmanlığı” bu yüzden ortaya çıkmış olabilir mi?
Liseden sonraki eğitim ve çalışma hayatlarında da çok başarılı olan “erkek liseli kızların” bu “erkek lisesi” isminden o dönemlerde hiç rahatsız olduklarını hatırlamıyorum.
Bunlardan en iyi tanıdığım ise benden bir yaş küçük olan ve İstanbul Erkek Lisesi mezunlarından olan kız kardeşim Pembegül.
Bugün, bu kız arkadaşlarımıza lisenin adının değiştirilmesine ne dediklerini sorsak çoğunun bunu doğru bulmayacağını tahmin ediyorum. Bilmem yanılıyor muyum?
Okulun adı değiştirildi
Okulumuzun adı bizden sonra 1982’ de “İstanbul Lisesi” olarak değiştirildi.
Ben bu ismi sevmedim ve de hiç mi hiç alışamadım. Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın bu okul benim için ilelebet İstanbul Erkek Lisesi olarak kalacaktır.
Çok sevdiğim okulumun adından erkek kelimesinin atılması beni gizliden kinlendirmiş olabilir mi?
Lisenin adından erkek isminin atılmış olmasının kime ne faydası olmuştur ayrıca?
Okul marşımız da vardı
İçinde okulumuzun adının da İstanbul Erkek Lisesi olarak geçtiği bir marşımız “Sakarya Marşı” da vardı:
Uğrunda oymağı her zinde ferdi
Şanlı Sakarya’ ya candan söz verdi
Kar, fırtına, bora sükûn bulacak
Sana yıldırımlar selam duracak
Her yerde inlesin gürleyen sesi
İstanbul yıldızı Erkek Lisesi
Kar, fırtına, bora sükûn bulacak
Sana yıldırımlar selam duracak
Okulun marşındaki erkek kelimesinden de huylananlar var mıdır? Marştan erkek kelimesi çıkarılabilir mi? Yoksa marş hepten iptal mi edilmeli?
Lisenin vakfı ve derneği ne olacak?
Bizim bir de İELEV yani İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı ve İstanbul Erkek Liseliler Derneği’ miz var.
Bu vakıf ve derneklerdeki erkek kelimesinden rahatsız olanlar var mı, bunlardan erkek kelimesinin atılması için faaliyetler yürütülüyor mu?

Gelelim neticeye
BİR: Nedir bu kadınlardaki “erkek düşmanlığı” Allah aşkına?
İKİ: Biz kadınları çok sevmekten başka onlara ne kötülük ettik?
ÜÇ: Kadınlar cinsiyet ayrımcığı yaparak bizi üzmesinler lütfen.




Bu yazı 1,378 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,197 µs