En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Bakış açısı



Medyadaki seçimlerle ilgili tartışmaları izlerken büyük bir hayal kırıklığına uğruyorum. Bu kadar insan yanlış yapmayacağına göre hatanın bende olması gerek diyorum ama kendi görüşümü de yazmak istiyorum.

Tartışmalar haklılık haksızlık, hukuka uygunluk üzerine yoğunlaşırken ben operasyonun içeriğini ve hedefini anlamaya çalışıyorum. Türkiye yönlendirilmek istendiğinde üzerinde yoğunlaştığımız konular araç olarak kullanılıyor. Geçmişte darbedeler tezgahlanırken kimse demokrasi ve adaletten söz etmez, tartışma güvenlik üzerinde yoğunlaşırdı. Ülkeyi ele geçirmek ya da düzeni değiştirmek isteyenler olduğu kabul edilir bunlarla mücadele edilirdi. SSCB’nin ülkeyi komünistleştireceği ve Türkleri geldikleri yere, Orta Asya’ya sürecekleri ya da Cumhuriyetin getirdiği devrimlerin ortadan kaldırılıp ilkel bir yaşam tarzına mahkum edileceğimiz söylenir ve ordumuz bunu engellerdi. Demokrasi ve hukuk arka plandaydı ve işlemeye devam ettiği kabul edilirdi. Başbakanı idama mahkum eden yargıçlar sokaktan toplanmamıştı ve arkalarında “Adalet mülkün temelidir” yazıyordu.

Bugünlerde demokrasi ve hukuk dilimizden düşmüyor. Hedefimizin demokratik bir düzen kurmak olduğunu söylüyor ve yargının bu amacımızı gerçekleştireceğini düşünüyoruz. Demokrasiyi ortadan kaldırmak için plan yapanlar yargılanıyor, bir hukuk devleti olduğumuzu ve yargıya müdahale etmeyeceğimizi söylüyoruz. Bunlar yanlış değildir ve her zaman savunulabilir. Ancak eskiden güvenliğimizin ve düzenin tehlikede olduğu söyleniyordu ve buna karşı tedbir alınıyordu. Güvenliğimizin önemi yok, bırakın iş olacağına varır diyebilir miydik?

Bizi yönlendirmek isteyenler analiz yapmayı sevmediğimizi ve belli önyargılarla olaylara baktığımızı biliyor ve bıyık altından gülerek “Biz sizi bu önyargılarınızı kullanarak da yönlendiririz” diyorlar. Bugünlerde güvenlikten ya da devrimlerin tehlikede olduğundan söz eden güçlü bir akım yok. Aksine ülkeyi bölmekle itham ettiklerimiz demokrasi istiyor, darbe hazırlamakla suçladıklarımız adalet istiyor.

Kürt sorununa da hukuk ya da demokrasi açısından bakalım ama hangi hedefe ulaşılmak istendiğini de araştıralım. Kürt politikacılar sorunları ortaya koyup birlikte çözelim demiyor. İsteklerini sıralıyor ve bunlar gerçekleşmezse ülkede kaos olur diyorlar. Her istediklerini kabul edersek her Kürte bir kahramanlık madalyası istemeyeceklerinden emin misiniz? Proje uzlaşma değil çatışma ve bunun sonuçları üzerine kurulu. Geçmişte birbirine düşman olan Kürtler bir araya geldiler daha doğrusu bizim ultra vatanseverler herkese PKK’lı deyip aralarındaki uzlaşmazlığı çözdüler. Yani terör karşıtı olanlar, bilmeden de olsa, kendilerine yakın olanları bile, karşı tarafa sürdüler.

Ne bölgemizdeki ne de ülkemizdeki olaylar demokrasi arayışı değildir. Dünya yeniden şekillenirken bölgemiz ve ülkemiz operasyonlara maruz kalıyor. Projeyi anlayıp uygun tedbirler alınmazsa, yıllarca sonra, bugünlerde darbeleri çözmeye çalıştığımız gibi, hukukun rolünü araştırabiliriz. Bu gidişle o zaman da başka bir önyargımız üzerine operasyonlar gerçekleşiyor olabilir. Şu anda tarihimizin önemli bir dönüm noktasındayız ve şartlar çok uygun. Sorunları doğru analiz etmez ve akılcı politikalar üretmez, sloganlara mahkum olursak kaybımız büyük olur.



Bu yazı 1,167 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,432 µs