En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

‘Demokratik terör’ olmaz



Türkiye seçimlere yine terör baskısı altında gidiyor. Özellikle Güneydoğu için bu böyle...
PKK’dan ve siyasi temsilcilerinden gelen tehdit, terörü Türkiye’nin her yerine yayabilecekleri yolunda. Kastamonu’da yapılan saldırı gibi diğer bazı batı illeri için de tehditler yansıyor.
PKK ve aynı çizgideki BDP sözcülerinin tehdit söylemi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a kadar ulaştı. Erdoğan’a, “Elini Kürt halkından çek sonra o ele bir şeyler olur” tehdidi savruldu.
Keza Türkiye’yi Mısır’a, Suriye’ye çevirmekten söz edenler de oldu. Nihayet İmralı’dan gelen tehdit, 15 Haziran’a kadar talepleri karşılanmazsa, Türkiye’nin savaş alanına çevrileceği şeklindeydi.

İki başbakan
BDP’liler Türkiye’nin tek başbakanla yönetilemeyeceğini de ilan ederek, “çift başbakanlı Türkiye” talebini de gündeme getirdiler. “İki millet, iki dil, iki bölge, iki demokrasi, iki yönetim”den sonra “iki başbakan” da telaffuz edilmiş oldu.
Bu talepleri gündemde tuttuktan ve terörle beslemeye çalıştıktan sonra, çıkıp “Biz üniter yapıya karşı değiliz” demek, “Biz söyleyelim de siz ister inanın ister inanmayın”dan öte bir anlam taşımıyor.

Bölünmüş Türkiye
PKK ve siyasi alandaki temsilcilerinin ayrılıkçı oldukları ve nihai hedeflerinin de bağımsızlığa kadar uzandığı gizlenemeyecek bir gerçektir. Konjonktürel olarak taktik hedefleri değiştirmiş olmalı, nihai hedefin ortadan kalktığını göstermez. “Ayrılmak isteyen yok ki” diye her gün ortada gezenler ya gerçeğe gözlerini kapıyorlar ya da kendileri de inanmadığı halde böyle bir taktik izliyorlar.
Güneydoğu’dan yansıyan görüntüler, bölünmüşlüğü mü gösteriyor, bütünleşmeyi mi? Herhalde bu görüntülerin bütünleşmeyi yansıttığını kimse söyleyemez.
Güneydoğu’da “ikili otorite” gerçeğini kim inkâr edebilir? Terör örgütlerinin öncelikli hedefi devlet otoritesini sarsmak, giderek ikili otorite yaratmak ve halkı iki otorite arasında baskılamaktır. Güneydoğu’dan gelen görüntüler bunu göstermiyor mu? Valilerle belediye başkanları arasındaki fark neye işaret ediyor? Belediyeler acaba hangi otoriteye bağlı çalışıyorlar? Ülke sınırını tanıyanlar kimler, tanımayanlar kimler?
Kepenk kapatan esnaf hangi otoriteye bakarak tavır alıyor?
Yerel yönetimleri alternatif devlet haline getirme yolunda bu denli mesafe alındıktan sonra “iki başbakan talebi” ayrılma değil de bütünleşme isteğini mi gösteriyor?

Sorunun niteliği
Bugünkü ulaştığı boyutlarda sorunun sadece anadili kullanmak ve kültürü yaşamak talebiyle sınırlı  görmek büyük yanılgıdır. Bu yönde atılan adımlar, yapılan düzenlemeler PKK-DTK-BDP cephesini tatmin etmemiştir, etmeyecektir. Her aşamada yeni bir talep gündeme gelecektir. Bu taleplerin niteliği de siyasidir. Ayrılıkçı taleplerdir.

“Demokratik terör” olmaz
Biz hem demokratik yollarla mücadele edelim hem bu mücadeleyi terörle destekleyelim, yaklaşımı kabul edilemez. “Demokratik terör” olmaz. Özerklik, federasyon, ayrılık ne olursa olsun bir fikri demokratik yollarla savunmak başkadır, terörle yürütmeye, dayatmaya çalışmak başkadır.
Terör örgütünü, terör eylemlerini, teröristi “demokrasinin doğal parçaları, demokratik mücadelenin aracı” gibi görüp göstermeye çalışmak demokrasi aşkıyla izah edilemez.
 
milliyet



Bu yazı 969 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,560 µs